2'si kadın 3 kişi silahla vurulmuş halde bulundu
2'si kadın 3 kişi silahla vurulmuş halde bulundu
İçeriği Görüntüle

Antalya'daki The BBQ Grill Cafe’de 1 köfte, 1 peynir tabağı, 2 çoban salata ve aromalı gazlı içecek sipariş eden Murat Ş., yaklaşık bir saat sonra masasına getirilen 22 bin 850 TL’lik hesabı görünce kamera şakası yapıldığını sandı. Şaka olmadığını anlayıp hesabı ödedi ve Kepez İlçe Tüketici Hakem Heyeti’ne şikâyette bulundu.

Hesabı ödedikten hemen sonra Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurduğunu anlatan Murat Ş., “Paramın iade edilmesini beklerken hiç ummadığım bir kararla karşı karşıya kaldım. Tüketici Hakem Heyeti, önce bana fiş almadığım gerekçesiyle 7 bin TL ceza kesti. Şimdi de serbest piyasa koşullarını gerekçe göstererek başvurumu reddetti. Allah aşkına böyle serbest piyasa mı olur?” diye konuştu.

Hürriyet'in haberine göre; The BBQ Grill Cafe’nin sahibi İsmail Karaalan, “Böyle bir haber çıktığı için de çok sevindim. Çünkü gerçeklerin günyüzüne çıkmasını istiyorum” diyerek açıklamalarda bulundu.

Antalya’da farklı markalar altında işletmecilik yaptığını anlatan Karaalan, şunları söyledi:

“Şu anki markayı 2017 yılında kurdum. 2023 yılında Y.Ş. ve M.Ş. ile tanıştım. Önceleri iyi bir ilişkimiz vardı ama daha sonra bu şahıslar kafeyi benim adıma işletip kârdan pay vermek istediler. Önce kabul etmedim ama işin içine tehditler girdi. Birkaç kez Bahçelievler Polis Merkezi ve KOM Şube Müdürlüğü’ne gittim. Ancak korktuğum için ifade veremedim. Ruhsat sahibi olduğum kafenin işletmesini bu kişilere teslim ettim.

Bir süre sonra adıma farklı kurumlardan 3 milyon TL’ye yakın ceza kesildi. Araştırınca Y.Ş. ve M.Ş. ile çalışan kadın ve erkeklerin kafeye gelen müşterileri tuzağa düşürdüğünü gördüm. Sistem şöyle işliyordu: Ekip içindeki bir kişi arkadaşlık uygulamalarından kadın profilleri oluşturuyordu. Bu profillerle Antalya’da yaşayan erkek kullanıcılar kafe çevresindeki lokasyonlara davet ediliyordu. Ekibin içindeki kadınlar, bu kişilerle buluşup yemek yemek için mekâna getiriyordu. Sözde garsonlar ve sözde mönüler devreye giriyordu. Köfte, nargile, alkollü, alkolsüz içecek tüketilen masalara 40 bin TL’ye ulaşan adisyonlar kesiliyordu. Tehdit, zorlama, her şey vardı. Erkekleri tuzağa çeken kadınlar, tahsil edilen hesabın yüzde 20’sini alıyordu.

Bu döngü günde 15-20 kez tekrarlanıyordu. Günlük ciro 800-900 bin TL’ye ulaşıyordu. Bu durum 6 ay kadar sürdü. Durumu öğrenince işyerime hırsız gibi girip içki ve işletme ruhsatlarını sakladım. Belki devlet görevlileri bir şeyden şüphelenir ve bu insanlardan kurtulurum diye. Ama her şeyi kılıfına uydurmuşlardı. Tüm denetimlerde beni çağırıyorlardı. İşletmeyi satmayı düşündüm ama parama el koyarlar diye bundan da vazgeçtim. Bu kişiler başka bir kente yine işletme yapmak için gitti. Her an geri gelirler diye de çok korkuyorum.”