Özel gün ve haftalara -çeşitli gerekçelerle- "uyuz olan" ve bu günleri "pas geçen" bir kitlenin varlığı malum...
Dini bayramlardan milli kutlamalara, 8 Mart'tan Sevgililer Günü'ne; 1 Mayıs'tan anneler gününe...
Bu özel günlere mesafeli yaklaşanların en bilinen eleştirileri bu günlerin ticarileştirilmesine, alışveriş tuzaklarına, "Anneler Günü'ne özel fırsatları kaçırmayın!" türü her yerimizden fışkıran alışveriş çağrılarına karşı yoğunlaşıyor.
Yapılan araştırmalara göre, her gün 4 ila 10 bin arasında reklama maruz kalıyoruz. Uzmanlar, bu kadar fazla reklam içeriğini beynimizin "bilinçli olarak" algılayamayacağını dile getiriyor. Bu sebeple de reklamlar bilincimizden çok hislerimize yöneltilmeye çalışılıyor.
"KAÇIRMAYIN"
"X gününe özel fırsatları kaçırmayın!"
Reklamcılık dilinin en klişe sözleri bu "kaçırmayın" sözcüğünün hemen önüne yazılıyor:
"İndirim fırsatlarını kaçırmayın", "taksit fırsatlarını hele hiç kaçırmayın", "stoklarla sınırlı bu nadide ürünü kaçırmamak için gerekirse aklınızı kaçırın ama o paranızı bizden kaçırmayın" gibi...
Bu, "gel vatandaş gel" türü reklamcılık dünde kaldı denilebilir... Yapay zeka destekli içerik ve tasarım uygulamaları her satıcıyı artık birer "kreatif direktör" haline getiriyor. Daha süslü cümleler, daha karizma fotoğraflar ve daha estetik tasarımlarla "Aman kaçırmayın!" deniliyor.
Nöro-pazarlama, “insanlar düşünen değil ara sıra düşünen ama hisseden varlıklardır” diyor. Hangi bilim dalına ait bir kategori olduğu henüz bilinmeyen bu nöro-pazarlama uzmanları hizmet verdikleri şirketlere, "Kitlelerin 'hisli' anlarının yaratacağı fırsatları kaçırmayın" diyor.
FIRSATI KAÇIRMAK...
Bir beyaz eşya firmasının "Anneler Günü" için hazırladığı "Tam bi' anne hikayesi" başlıklı reklam filmi sosyal medyada rahatsızlıklara neden oldu ve reklam yayından kaldırıldı. “Aile değerlerine saldırı” içerdiği söylenilen reklamla ilgili olarak RTÜK inceleme başlatıldığını duyurdu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ise "anneliğin, iletişim stratejileri uğruna esnetilmesini” kabul etmediklerini söyledi.
Konuyla ilgili bolca yazıldı çizildi, konumuz reklam filminin içeriği değil. Her gün maruz kaldığımız 4 ila 10 bin reklamdan biri de buydu diyelim...
Özel günleri fırsata çevirmek için markaların ve reklam sektörünün seçtiği "hisli anların" aynı zamanda ne kadar "kırılgan anlar" olduğuna da dikkat çekelim.
"TÜCCARIN ZEVKİ"
İletişim stratejileri uğruna esnetemeyeceği şey olmayan çokça "tüccar" var.
Mevlânâ Celâleddîn Fîhi mâ F'îh'te, "Tüccarın zevki satmaktan ibarettir" diyor:
"Bir Hint kılıcı edinmişse, satmak içindir veya bir kahramanın yayı onun eline geçse, o da satmak içindir. Çünkü yayı gerip ok atacak bilek gücü ve pazı yoktur onda. Yayı sevse bile kirişi için sever. Ama kirişi geremez. Kirişin aşığıdır. Yayı sattığında allık, pudra gibi güzellik malzemesi alır. Yayı satınca daha iyi ne alabilir ki o?"
* * *
Bu türden "tüccarlar" için her gün zaten birer "al-sat" günü...
Anneler Günü ya da Kurban Bayramı olması pek bir şey değiştiremiyor.
Bu "tüccar" zihniyetiyle yoğrulmuş dünyada bazı "fırsatları" fena halde kaçırdığımız bir gerçek...
Karşılıksız sevginin en güzel ve en kamil örneği olan annelerimizi anlamayı, sevmeyi kaçırmayalım. Karşılıksız sevginin anlamını, "iyi ki varsın" demeyi ya da "Allah seni başımızdan eksik etmesin" temennisini... Ebediyete uğurlananlara canı gönülden "rahmet" dilemeyi...
Tüm annelerimizin ve müstakbel annelerin anneler günü kutlu olsun...
Sinan Acıoğlu
babaocagi.com.tr