ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yapmak suretiyle başka yere para harcamadan kendi işini yapması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En büyük amacımız şu: Kimsenin evini su basmadan, sokaklarda yağmur, sel deryası olmadan görevimizi tamamlamak" ifadelerini kullandı.
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında hem ASKİ Genel Müdürlüğü'nün projelerinin hem de yapımı tamamlananan projelerin açılışını gerçekleştirdi.
ABB Konferans salonunda gerçekleştirilen programa ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, CHP Ankara Milletvekilleri Gamze Şengel Taşcıer ve Ayliye Timisi Ersever, İl Başkanı Ümit Erkol, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, ilçe belediye başkanları, ABB ve ASKİ bürokratları ile yurttaşlar katıldı.
Yavaş burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"İlk geldiğimizde daha önceki yıllarda yaşanan su sıkıntısını görünce ve Ankara'nın da hızlı bir şekilde yapılaşmaya başladığını görünce yapmamız gereken şeyleri bir bir ele aldık ve ilk yaptığımız şey bir master planı. Çünkü bu kadar hızlı büyüyen bir Ankara'da ayrıca çarpık kentleşme olunca önümüzdeki 50 yılda neler olacak bunları görmek istedik ve master planını ihale ettik ve sonuç raporunu da Devlet Su İşleriyle de paylaştık. ASKİ de bu doğrultuda çalışmalara başladı. Örneğin hiç kuraklık olmasa bile 2029 yılında Ankara'da su sıkıntısı olabileceğini Devlet Su İşleri'ne yazdırdık. Bize su kaynakları ve tahsis yapılmasını da o tarihte bildirdik. Ancak hala Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün önünde Ankara'nın 2050 yılına kadar su sıkıntısı çözüldü tabelası hala dönüyor. Gerede projesinden dolayı. Ancak Gerede projesiyle ülkede yaşanan kuraklık nedeniyle ki bütün dünyada yaşanıyor, yaz aylarında sıfır su geliyor. Dolayısıyla bununla ilgili de Gerede Barajı'ndan su aldığımız yerin üst kısmında Tekke Barajı imal ediyor Devlet Su İşleri. Oradan en azından yaz aylarında şimdi su tutmaya başladılar, Ankara'ya su verilmesi için kendilerine bu yazıları yazdık.
"ANKARA'NIN KIRSALIN HİÇBİR YERİNDE SU VE KANALİZASYON SORUNU KALMAYACAK"
Bu arada kuraklık başlamadan önce de gerekli tedbirler yeterince alındı. Tabii Ankara'da şöyle bir durum var, altyapı çalışmaları biraz önce Sayın Genel Müdürün anlattığı gibi ihmal etmiş, bunu kabul etmek zorundayız. 2015 yılı bütçesine baktığınız zaman şimdiki elde ettiğimiz gelirin iki misli. Bunun da sebebi o günlerde suyun 1,7 dolardan satılmasına rağmen Ankara'nın bu yapılması gereken altyapıların yapılmaması. Hatırlarsanız bu çok tartışma yapıldı. ASKİ'nin parasından fen işleri çalışmalarına para aktarıldı. Bunu itiraz ettiğimiz zaman, ne fark eder, bir cepten bir cebe geliyor. İkisi de Ankara için harcanıyor' denmişti. Ama aslında ASKİ bu paraların birçoğunu işte kanalizasyon yapımı, atık suyu ve yağmur suyunun ayrılması gibi veya sel basan yerlerdeki yerleri engellemesi gerekirdi. Devlet Su İşleri bununla ilgili olarak ya 2013 ya 2016 yılında belediye yazı yazmış. 'Şu kadar yerde sel basma ve insan hayatı tehlikededir. Buralarda çalışma yapın' diye. Bir kısmının projesi yapılmış ama bu Devlet Su İşleri’nde bildirilen hiçbir yerde hiçbir çalışma yapılmamış. Bunları da daha önce yapmış bulunuyoruz. Ayrıca ilk defa Türkiye'de baraj üzerinde güneş enerjisi tesisi yapıldı. Türkiye'de bir ilktir. Şu anda da Kesikköprü’de aynı şekilde yerinde güneş enerjisi yapıp ASKİ'nin çünkü en büyük giderlerinden birisi enerjidir. Oradan su basılıyor ve çok büyük miktarda enerjiye ihtiyacı var. Orada şimdi güneş enerjisi sistemi kuruluyor. Bakışımız şu: Ankara'ya ilk geldiğimizde biraz önce rakamları gördünüz. Kırsalların çoğunda ne kanalizasyon ne de su var. Başkent burası. Yani dolayısıyla siz Ankara'daki bu Ankara'nın tümünde görev sahamız olduğuna göre bu sorunları aşmadan başka hiçbir yatırıma girmemeniz lazımdı. Çok şükür bir söz verdik. Ankara'nın kırsalın hiçbir yerinde su ve kanalizasyon sorunu kalmayacak diye yüzde 80 oranında bu gerçekleştirildi inşallah önümüzdeki günlerde de bunu bitirmeye çalışacağız.
"23 BİN SOKAKTA IZGARA YOK ÇÜNKÜ ALTYAPISI YOK"
Ankara'nın en büyük utancı Ankara Çayı’ndaki kokuydu. Bunu da yüzde 80-90 oranında azaltıp ama tümüyle gidereceğiz. Fakat Ankara'da şöyle bir sorun olduğunu bilinmesini isterim: Ankara'da su gelen derelerin temizlenmemesi, kanalların temizlenmemesi nedeniyle Sıhhiye’den birçok yerden su patlıyor, yüzeye çıkıyor ve iş yerlerinde su baskınları oluyordu. Buraların hepsini biz çok büyük oranda temizledik. Fakat şöyle bir şeyle karşılaştık, şimdi Ankara Çayı’na karışamayan su şehrin içinden çıkıyordu. Bunları temizleyince bu suların tamamı Ankara Çayı’na gelmeye başladı ve geçen yıl özellikle Keçiören'de yaşanan sel baskınlarından sonra ki o tarihte Çankaya ve Batıkent tarafına doğru düzgün yağmur da yağmamıştı. Buna rağmen sadece Keçiören'e yağan su nedeniyle Ankara Çayı ilk defa taştı, geçen yıl ilk defa taştı. Yani demek ki bundan sonra Ankara Çayı’na, kanalları temizlediğimiz için, daha çok su gelecek ve bu nedenle Ankara Çayı’na alternatif bu suları başka yağmur sularını aşırı yağış olduğu zaman başka yerde toplayacak projeleri üniversitelerle yapmaya çalışıyoruz. Ankara'nın mevcut durumumuz şöyle: Keçiören'de ve Yenimahalle’de bu işin yapılmasının en büyük yatırımların yapılmasının sebebi daha sonra Çankaya'ya gelecek. Çünkü Çankaya'da da sık arıza oluyor. Geçen yıl sadece hava sıcaklığının artması nedeniyle su patlakları ile ilgili gelen şikâyet 100 bini geçti. Keçiören'de nüfus 300 binken bu altyapı yapılmış 40 yıl önce ve bir daha Sayın Genel Müdür’ün dediği gibi dokunulmamış. 40 yılda nüfus bir milyonu aşmış ve dolayısıyla alan da genişlemiş ve mutlaka bu çalışmaların yapılması gerekiyordu. Mazgal yoktu birçok yerde. Hâlâ Ankara'nın birçok caddesinde ızgara yok. Çünkü altyapısı yok. 23 bin sokakta ızgara yok. Çünkü altyapısı yok. Buralarda hızlı bir şekilde altyapısını yapıp sokaklarda da biriken suyun azaltılması için uğraşıyoruz. Bir diğer yaşadığımız sorun şu: şu anda yeni imara açılan yerlerde özellikle İncek- Gölbaşı tarafında çok yüksek gökdelenler yapılıyor. Ve bunların hepsi tek bir hat, aynı hat, aynı cadde, aynı sokak yoğunluğuna sonradan verilen imar nedeniyle bu büyük oranda gökdelenlerin ihtiyaçları var. Kanal ihtiyaçları var. Sadece Taşpınar tarafında yapacağımız kanalizasyon, atık su ihtiyacı 1 milyonun üzerinde.
"ALTYAPIYI TÜMÜYLE TAMAMLAMAK İSTİYORUZ"
Ayrıca Ankara'da 15 milyona, 18 milyona yakın imar verildiği için Ankara'nın uzak noktalarında bazen görüyorsunuz çok yüksek binalar yapılıyor. Ve bu binalar yapıldıktan sonra müteahhitler geliyor bizim kanalımızı bağlayın, bizim asfaltımızı atın, bizim suyumuzu getirin diye. Öyle ki yapılaşma tamamlanmadığı için tek tek sağda ve uzak noktalarda böyle yapılaşmalar olduğu için oraya ASKİ’nin Fen İşlerine harcayacağı para o binaların maliyetini de geçiyor. Onlar diyorlar ki asfalt katılım payımızı verdik, asfaltımızı yapın. Ama o asfaltı yaptığınız zaman oraya tabii ileride yapılaşma devam ettikçe o asfaltın kırıntısı kalmıyor, ilave ilave masraflar çıkıyor. Buna rağmen biz Ankara halkını mağdur etmeden bu çalışmaları yapmaya devam ediyoruz. Çünkü önceliğimiz bu, su olmazsa hayat olmaz ve geleceği düşünerek bu projelere biz yatırımlarımızı yaptık. İnşallah bu burada bahsi geçmenin çok daha önceden yapılan yatırımlar da var. Mesela bir Polatlı suyu sadece Polatlı'nın değil, Sincan, Yenikent ve Etimesgut'ta yaklaşık 1 milyon nüfusa hitap ediyor. Ayrıca oradaki organize sanayiler de bizden su alıyorlar. Dolayısıyla biz ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yapmak suretiyle başka yere para harcamadan kendi işini yapması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En büyük amacımız şu, kimsenin evini su basmadan, sokaklarda yağmur, sel deryası olmadan görevimizi tamamlamak. Yani altyapıyı tümüyle tamamlamak istiyoruz.
"ANKARA'NIN ÖNÜMÜZDEKİ 15-20 YILINDA SU SORUNU ÇEKMEMESİNİ SAĞLAMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ"
Ancak şu gerçeği kabul etmemiz gerekiyor. Bütün dünyada iklim değişikliği nedeniyle şehir sellerinin önüne geçilemiyor. Çünkü artık her yer asfalt, her yer kaldırım olunca su toprakla buluşmuyor. Doğal dengeyi de bozuyoruz ve buralarda sel olup akıyor. Şehir selleri bütün dünyada büyük problem ya yağmur olmuyor ya arsada belli bir miktara gelip olağanüstü yağışlar bırakma suretiyle bütün dünyada gördüğümüz şehir sellerini yaşıyoruz. İnşallah iklim krizinde bu yapılan çalışmalar nedeniyle bütün dünyada bu konuda ülkemizde de çalışmalar var. İnşallah alınacak tedbirlerle bu da ortadan kalkar. Normal yağış rejimine geçeriz. Şu anda hiçbir şeyimiz normal değil. Yazın çok sıcak oluyor. Zaten iklim değişikliğinin sonucu bu. Ayrıca aşırı sıcaklıklar nedeniyle de barajlarımızdaki buharlaşma oranı da artıyor. Biraz önce gördüğümüz Çamlıdere'den gelen su, Çamlıdere Barajı'nın 1989 yılında tamamlanmış, hizmete gelmiş. Ancak Çamlıdere Barajı yüzde yüz dolsa ve başka hiçbir kaynağa ihtiyaç hissetmesek dahi oradan şehre verebileceğimiz su miktarı 8 bin metreküp civarında. Oysa Ankara'nın şu andaki ihtiyacı 1,5 milyon metreküp civarında. İşte biz hem o boruları yenileyip oradan tam kapasite su gelmesini sağlarken bir yandan da Kesikköprü Hattı’yla beraber inşallah Ankara'nın önümüzdeki 15-20 yılında su sorunu çekmemesini sağlamak için çalışıyoruz. Bir diğer bahsedeceğim konu, onun da talimatını tam 2021 yılında vermiştim. Sarıyer Barajı'mız var, Nallıhan Beypazarı arasında. Bu Sarıyer Barajı 1954 yılında yapılmış. Burası artık şu anda miladını doldurmuş durumda. Oradan da su getirilmesi için de alternatif olarak projesi şu anda hazırlanıyor. İki aya kadar projesi bitmiş olacak. Devlet Su İşleri’yle görüşerek eğer Kesikköprü Hattı da yetmezse bize oradan da ayrıca su alarak ki orada da 200 milyon metreküpün üstünde su var. Bu yağışlar nedeniyle biraz orada da su arttı. O da bir Ankara'nın 5-10 yılını kurtarır diye düşünüyoruz.
Son olarak söyleyeceğim şu: Orta Anadolu'nun büyük oranda çölleşeceği ortada. Bütün raporlar Orta Anadolu'nun çölleşeceği üzerine veriliyor ileriki yıllarda. Dolayısıyla nihayet çözüm Karadeniz'den su getirmek, Çamlıdere Barajı'na 80 km civarında bu suyu getirmek zorundayız. Bunun da projesini, hazırlığını şimdiden biz yapıyoruz. Ama ileriki dönemlerde de ihtiyaç hasıl olduğu zaman oradan deniz suyu arıtılarak Ankara'ya takviye su getirilmesinden başka çare görünmüyor bizim master raporumuza göre. Ben yeni açılacak tesislerin hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah Ankara’mız için bu Kesikköprü Hattı’nda bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz. İnşallah bir daha Ankara'da hiçbir su sıkıntısı ve sel baskını olmadan yaşayacağımız günleri görmek istiyoruz ve bunun için çalışıyoruz."
"EN ÖNEMLİ YATIRIMIMIZ KESİKKÖPRÜ-İVEDİK SUYU ARITMA TESİSİ ARASINDAKİ DÖRDÜNCÜ HAT YATIRIMIDIR"
Memduh Aslan Akçay, ASKİ'nin çalışmalarına ilişkin sunum yaparak, özetle şöyle konuştu:
"En önemli yatırımımız özellikle su arz güvenliğini sağlamak amacıyla Kesikköprü - İvedik suyu arıtma tesisi arasındaki dördüncü hat yatırımıdır. Bu hat ile Ankara'ya verilen su miktarı yüzde 20 oranında artacaktır. Projeyle birlikte yaklaşık yıllık 100 milyon metreküp ek su sağlanacak. Projenin sözleşme bedeli 10.8 milyar liradır. Koyunbaba - Çubuk iki baraj arasındaki isale hattı. Eğer Çubuk iki barajına ocak ayında sadece ayın toplamında 50 bin metre küp su geliyorsa burada ciddi bir sorun olduğu anlamına gelir ve bu sorunu ek bir kaynakla çözmek gerektiği net bir şekilde görülmektedir. Bu çerçevede yaptığımız araştırmalarda buraya ek kaynak sağlayabilecek yerin Koyunbaba Barajı'nda olduğunu gördük ve Başkanımızın da özellikle çabalarıyla Devlet Su İşleri'nden buradaki tahsisatı aldık ve günde 100 bin metreküp ki o bölgenin ihtiyacı olan su miktarı kadar ek su kaynağı sağlamayı buradan garantiledik.
"ARITMA KAPASİTESİNİN GETİRDİĞİMİZ SUYA UYGUN OLMASI GEREKİYOR"
Üçüncü projemiz Çamlıdere'yle İvedik arıtma tesisi arasındaki iletim hattının yenilenmesi projesi, önemli bir proje. Kısa süre içerisinde inşallah bitirilecektir. Çayırhan Beypazarı arasında ana isabet burada da Beypazarı son dönemlerde özellikle ciddi anlamda su sıkıntısı yaşamaktadır. Bu sorunu çözebilmek amacıyla da yine Çayıralı'dan yeraltı su kaynaklarını devreye almak suretiyle etkin kullanmak suretiyle yeni bir hat yapıyoruz. Ve bu hatla inşallah Beypazarı'nda su sıkıntısını uzun vadeli ve sürdürülebilir bir şekilde çözümlemiş olacağız. Yaklaşık sözleşme bedeli 310 milyon liradır. Dördüncü projemiz Ankara Merkezi İçme Su Arıtma Tesisi dördüncü ünite kapasite artışı yapılışı. Bu suyu getirmek tabii tek başına yeterli değil. Çünkü Ankara'nın su kaynakları sizin de bir kısmı yüzey suyu ve bunların arıtılması gerekiyor. Bu nedenle de arıtma kapasitesinin de getirdiğimiz suya uygun olması gerekiyor. Ne yazık ki şu anda İvedik arıtma tesisinin arıtma kapasitesi sınırına ulaşmış durumda. Bu nedenle önümüzdeki dönemi yani 2054 vizyonuyla hareket ettiğimizde yeni bir kapasite artırımı yapmak kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu çerçevede Dünya Bankası ve İller Bankası işbirliğiyle yapmış olduğumuz, başlattığımız bu projede de Ankara'nın günlük su ihtiyacı kapasitesini 560 bin metreküp arıtma tesisi anlamında artıracak bu proje devam etmektedir, başlatılacaktır ve 3 milyar lira da finansman maliyeti söz konusudur. Beypazarı içme suyu arıtma tesisinin kapasitesi de artık ihtiyacı karşılamaya yetmemektedir. Artı eski bir teknolojiydi, hem teknolojisi yenilendi, hem de kapasitesi artırıyordu. 135 milyon lira da bir yatırım maliyeti söz konusu.
"YAPILAN PROJEYLE BU SORUNLAR ÇÖZÜLMÜŞ VE AYNI ZAMANDA ARITMA KAPASİTESİ DE ARTTIRILMIŞTIR"
Ankara metropol kent içme suyu ana isale hattı projesi özellikle Keçiören ile Yenimahalle arasındaki eskimiş olan ana isale hatlarının değiştirilmesi bu şekilde, bu iki ilçenin su arz güvence altına alınmasını hedeflemektedir. Yaklaşık maliyeti 346 milyon liradır. Şehir içerisinde kazı yapmak, şehir içerisinde at döşeme hiç de öyle göründüğü kadar kolay bir şey değil. Gerçekten çok zor. TC-2 içmesuyu deposu iletim hattı yapım işi. Burada önemli bir hususa özellikle dikkat çekmek istiyorum. Polatlı-İvedik hattının zamanında yapılmamış olması nedeniyle Kesikköprü hattının amacı dışında kullanılmak zorunda kalınması durumunu düzeltmektedir. Neden? Çünkü o bölgeye ne yazık ki mevcut hatlar arası verilemiyor ve deniliyor ki 'Bu hattı tersten çalıştıralım. İçme suyunu tersten buraya verelim ve Sincan'ın ve bölgesinin ihtiyacını buradan karşılayalım.' Bu aynı zamanda ne anlama geliyor? Kesikköprü'den gelen üç hattan bir tanesinin ne yazık ki artık İvedik'e su getirememesi anlamına geliyor. İşte bu hat optimizasyonu bu durumu düzeltecektir. Yaklaşık maliyeti de 320 milyon liradır. Şereflikoçhisat atıksu arıtma tesisi. Uzun yıllar boyunca Şereflikoçhisar'ın atıksuyu ne yazık ki yeterince arıtılamadan, ileri arıtma olmadan Tuzgölü'ne verilmiş ve Tuzgölü'nü ciddi anlamda kirlilik riskiyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu yapılan projeyle bu sorunlar çözülmüş ve aynı zamanda arıtma kapasitesi de arttırılmıştır. Projenin sözleşme bedeli 36 milyon liradır.
"ASKİ OLARAK HEDEFİMİZ ANKARA'DA KESİNTİSİZ GÜVENLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SU YÖNETİM SİSTEMİ OLUŞTURMAKTIR"
Planlanan büyük yatırımlara gelecek olursak. Tatlar atıksu arıtma tesisi kapasitesinin arttırılması prjesi 306 milyon dolar. Güdül, Beypazarı ve Ayaş ilçe merkezlerine Çamlıdere'den su getirilmesi projesi ve burada 105 milyon dolar, bunları dış finansmanla yapmak için çalışıyoruz. Ankara metropolkent merkezi su kayıplarının azaltılması projesi 84 milyon dolar. Güdül'de ileri biyolojik atıksu artıma tesisi yapım işi 180 milyon lira. Çayırhan ileri biyolojik atıksu arıtma tesisi 565 milyon lira. Temelli ileri biyolojik atıksu arıtma tesisi 2,1 milyar. Neden? Çünkü Temelli inanılmaz bir hızla dönüşen, yapılaşan ve ihtiyaçları korkunç bir hızla artan bir yer. Dörtdivan ileri biyolojik atıksu arıtma tesisi 250 milyon lira. Pursaklar Çubuk ilçeleri atıksu ve yağmur suyu hatları. Sincan ilçesindeki atıksu ve yağmur suyu hatları. Bunların tamamı Ankara'nın geleceğine yatırım. ASKİ olarak hedefimiz Ankara'da kesintisiz güvenli ve sürdürülebilir bir su yönetim sistemi oluşturmaktır. Bu projeler yalnızca yatırım değil Ankara'nın geleceğinin teminatıdır."