Güncel

Ankara Üniversitesi’nde kritik kongre! Konu 'Devletin Dönüşü'

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 26-27 Mart tarihlerinde “Devletin Dönüşü” temalı kongreye ev sahipliği yapacak. Akademisyenler, küreselleşme sonrası devletin rolü, egemenlik alanları ve yeniden kurumsallaşma süreçlerini çok yönlü olarak ele alacak.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde 26-27 Mart tarihlerinde "Devletin Dönüşü" konulu bir kongre düzenlenecek.

"GÜNÜMÜZÜN YAKIN GEÇMİŞİ KÜRESELLEŞME SÜRECİDİR"

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye), 26-27 Mart tarihlerinde "Devletin Dönüşü" temalı bir kongreye ev sahipliği yapacak. "2026 Mülkiye Kongresi - Devletin Dönüşü" çağrı metninde şu ifadelere yer verildi:

"Geçip gideni ve geçmiş olanla beraber gelmekte ve gelecek olanı da araştırmalı ve bilmeliyiz. Geleni ve gelecek olanı araştırmak, kavramsallaştırmak ve kuramsallaştırmak özellikle bugünlerde akademinin önünde bir görev olarak duruyor.

Günümüzün yakın geçmişi küreselleşme sürecidir. Bu süreç, devletlere dayalı dünya düzenini ortadan kaldırmak ve bunun yerine tek dünya yönetimi yaratmak hedefine varamadı. Günümüzde dünya, iktisadi sistem bakımından kapitalizm ortak paydasında buluşmuşsa da yönetim sistemi ülkeler ve ulus-devletlerin doğrudan yönetiminde olmayı sürdürüyor. Devlet kurumu, küreselci ideolojinin beklentisinin aksine, tüm dünya genelinde her türden krizi yönetme görevini, devletlerin uluslararası kuruluşlara dönük kapsamlı eleştirileri eşliğinde doğrudan üstlenmiş bulunuyor. Dünyada artık her şeyi kolayca belirleyen tek bir emperyalist bloktan söz edilemiyor. Emperyalist devletler arasındaki uzlaşma ortadan kalkmış ve bunlar da birbiriyle kendi devlet kendi kimlikleri temelinde rekabete girmiş bulunuyorlar.

"YENİDEN KURUMSALLAŞMA"

Dünyanın diğer ülkeleri ise bir yandan kendi kaynaklarını seferber ederek varlıklarını güçlendirmeye çaba gösterirken bir yandan da kendi aralarında yeni bloklar kurmaya girişmiş durumdalar. Genel olarak tüm devletler, ulusal ekonomik çıkarlarına ters düştüğü gerekçesiyle çok-taraflı ticaret anlaşmalarıyla bölgesel anlaşmaların dışına çıkmaya başladılar. Bu anlaşmaları yürüten belli başlı örgütler askıya alındı ya da hatırı sayılır ölçüde güçten düştüler. Devletleri, egemenlik alanlarındaki toprak, su, enerji, madenler, fabrikalar, fiziksel altyapı, patent, nüfus, emek gücü gibi temel üretici güçlere ilişkin düzenlemeleri tümüyle piyasaya bırakmaya zorlayan yekpare küresel yaptırım sistemi zayıfladı.

Sonuçta tüm ülkelerde küreselci 'kurumsuzlaşma' kavramı yerini 'yeniden kurumsallaşma' kavramına bıraktı. 'Kuralsızlaşma' adı verilen reformlar sürecinin yerini 'yeniden kurallaşma' adı verilen düzenleyici önlemler aldı. Çalışmanın, barınmanın, eğitimin bir özgürlükten çok hak olduğu ve bunları karşılamanın devletin görevi olduğu; siyasete ayak bağı görülen hukukun ve demokrasiyi etkisizleştirdiği düşünülen yargının önemi yeniden anlaşıldı. Devletlerin hareket alanı gözle görülür biçimde genişledi. Küreselleşme, amaçladığı 'dünya vatandaşlığı' statüsünü yaratamayınca 'ulusal vatandaşlık' yeniden öne çıktı ve önem kazandı. Ne var ki, küreselciliğin sistemli bir biçimde desteklediği çeşitlilik, çokhukukluluk, çokkimliklilik siyaseti, şimdi yeniden öne çıkan devletleri bünyelerindeki iç çatışmaları gidermek ve birliklerini yeniden inşa etmek gibi güç bir işle karşı karşıya bıraktı.

Bu süreç, küreselci 'devletin sonu' ilanının iflasını vurgulamak üzere, yaygın bir biçimde 'devletin dönüşü' olarak adlandırılmaktadır.

Toplumsal tarihin son beş bin yılına damga vurmuş olan devlet olgusuna ve son beş yüz yılın tüm dünyayı sarmış olan modern devlet kurumuna ne oluyor? Devletin uluslararası sistemde ve tek tek egemenlik alanlarındaki yeri ve rolü nasıl bir dönüşümden geçiyor? Geri gelen devlet ne tür bir devlettir? Üstünlüğü özlenen hukuk nedir? Serbest ticaret ve sözleşme özgürlüğü tüm yaşamı düzenlemekte yeterli midir? Bireysel, toplumsal, kamusal ve ortak olanın yeni dengesi ne olmalı? Mülkiyet ve sözleşme özgürlüğünün yeni kamusal sınırları nedir? Devletlerin karar sürecinde Batı literatürünün küreselci döneminde yükseltilen 'government' yerine 'governance' (yönetim yerine yönetişim) formülü, bu yeni dönemde ne işe yarar? Hukuk devletinin ve kamunun yeni içeriği ne olabilir? Devletlerin anayasal biçimlenişindeki değişikliklerin niteliği ve yönü nedir? Demokrasi kavram ve pratikleri nerededir? Geri gelen devletin toplumların emekçi sınıflarıyla ekonomik ve siyasi ilişkileri nasıl tanımlanabilir?

Mülkiye Devlet Hukuk ve Siyaset Kongresi bu konuyu, 26-27 Mart 2026 günlerinde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin salonlarında, kuramsal ve uygulamalı boyutlarda hem dünya geneli hem Türkiye için tartışmaya açmayı amaçlamaktadır."

Kongrenin açılış konuşmalarını Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alper Özer, Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Birgül Ayman Güler yapacak.