Küresel piyasalar Orta Doğu’daki çatışmaların ekonomik yansımalarına kilitlenirken, Türk kuyumculuk sektörü için dünya liderliğini getirecek kritik bir kapı aralanmaya başladı. Savaşın enerji ve değerli maden fiyatlarındaki dengeleri değiştirmesi, ticaretin kalbi olan Dubai’yi sarsarken; İstanbul, zengin tarihi birikimi ve tarafsız jeopolitik konumuyla dünya devlerinin yeni adresi olmaya aday gösterildi.
İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, uluslararası yatırımcı ve alıcıların kısa süre içinde İstanbul’a akın edebileceğini belirterek, sektörün bu büyük dönüşüme nasıl hazırlandığını ve aşılması gereken engelleri anlattı.
ALTINDAKİ YENİ FIRSATI KUYUMCULAR AÇIKLADI
İKO Başkanı Mustafa Atayık, Türk kuyumculuk sektörü için Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin yeni fırsatlar sunabileceğini belirterek, "Türkiye, özellikle İstanbul, sektördeki yüksek potansiyeli ve zengin tarihi birikimiyle kısa süre içerisinde Dubai’ye alternatif olabilir. Savaş nedeniyle güvenli liman arayışına giren alıcılar için cazibe merkezi olabiliriz." dedi.
Atayık, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş için en kısa zamanda ateşkesin sağlanması ve bölgede özlenen barış ikliminin oluşmasını temenni ederek, her şeye rağmen ticaretin de sürdüğüne dikkati çekti.
Her krizin kendi bünyesinde yeni fırsat pencerelerini araladığını dile getiren Atayık, devam eden çatışmaların piyasalarda temel taşları yerinden oynattığını söyledi. Atayık, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışın yanında değerli maden fiyatlarında da oynaklığın arttığını ve savaşın sadece üç ülkeyle sınırlı kalmadığını, tüm Körfez ülkelerinin etkilendiğini belirtti.
Türkiye'nin ateş çemberi içerisinde yer alan bölge coğrafyasında izlediği tarafsız politika ve jeopolitik konumuyla güvenilir bir konuma yükseldiğini anlatan Atayık, "Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden savaş nedeniyle ürün tedarik edemeyen ülkeler, rotayı ülkemize çevirebilir. Son günlerde bunun işaretlerini de almaya başladık. Mevcut olgu, tüm sektörler gibi altın takı ve mücevherde de yeni fırsatları oluşturabilir." diye konuştu.
İSTANBUL'A AKIN EDECEKLER
Atayık, Dubai'nin mücevherde hem Türkiye'nin önemli partneri olduğunu hem de dünya mücevher ticaretinin yüzde 20’sinden fazlasını tek başına karşıladığından bahsetti.
Yaşanan olaylar sonrası Dubai'de mücevher pazarındaki işlemlerin sınırlı olarak yapılabildiğini vurgulayan Atayık, şunları kaydetti:
"Uçuşların azaltılmasının yanında ticaret için Dubai’ye ulaşımda ayrıca sorunlar var. Kısa süre içerisinde savaş bitse de Dubai’de yatırımcı için güven ortamının oluşması uzun zaman alabilir. Sektöre yönelik düzenlemelerin, sektörü rahatlatacak şekilde gözden geçirilmesi halinde Türk kuyumculuk sektörü için Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler, yeni fırsatlar sunabilir. Türkiye, özellikle İstanbul, sektördeki yüksek potansiyeli ve zengin tarihi birikimiyle kısa süre içerisinde Dubai’ye alternatif olabilir. Savaş nedeniyle güvenli liman arayışına giren alıcılar için cazibe merkezi olabiliriz."
"TÜRK KUYUMCULUĞU HAKKIYLA YERİNE GETİREBİLİR"
Atayık, böyle bir fırsatın doğması halinde hazırlıklı olunması gerektiğini vurgulayarak, sektörün bu tür kriz dönemlerinde çok hızla hareket edebilecek kaliteli insan birikimi ve know how’a sahip olduğunu söyledi.
Türk kuyumculuğunun Dubai’nin üstlendiği kuyumculuktaki ticaret merkezi rolünü hakkıyla yerine getirebileceğine dikkati çeken Atayık, sektörün buna hazırlıklı olduğunu ancak beklenti ve taleplerinin de olduğunu dile getirdi.
Atayık, sektörün dünyanın ilk AVM’si kabul edilen kuyumculuğun ticaret merkezi Kapalıçarşı, Kuyumcukent, Vizyon Park, Elmas Kule, Atelier ve İkitelli’deki Model Kuyum Merkezi ile bölgenin kuyumculuk merkezi için en güçlü aday olduğundan bahsetti.
TÜRKİYE'NİN ONS FİYAT FARKI ZORLUYOR
Kuyumculuk ve mücevherat sektörünün ham madde olarak ihtiyacı olan kıymetli maden ve kıymetli taşlara uluslararası fiyattan kolayca ulaşılmasını sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesinin faydalı olacağını belirten Atayık, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ülkemizdeki altın kotasına yönelik düzenlemeler nedeniyle dünya ile oluşan, bazı dönemlerde kilogram fiyatında 10 bin doları bulan, ons fiyat farkı var. Bu düzenleme Türkiye’nin en katma değerli ihracatına imza atan mücevherde ihracatı zorlaştırıyor. Mevcut uygulamalar yüzünden daha birkaç yıl önce dünya mücevher ticaretinin yüzde 7-10’unu yapan ve ihracatta dünya liderliğine koşan sektörümüz, ne yazık ki ihracatçı kimliğinden hızla sıyrılarak ithalatçı bir ülke olma yolunda ilerliyor.
Altındaki kota kısıtlamasından hem üretici firmalarımızın sektördeki istihdamı olumsuz etkilendi hem de ülkeye önemli döviz kazandırdığımız ihracat kalemimiz bu süreçte yara aldı. İşlenmemiş altın ithalatı girişi azalmış gözükse de bitmiş takı ithalatının artması yerli ve milli üretimi negatif etkiledi, sektörümüzün geleceğiyle ilgili soru işaretlerini artırdı."
"MADE İN EU PROJESİ ÜZERİNDE DE ÇALIŞIYORUZ"
İKO Başkanı Atayık, Türk kuyumculuk sektörü ve diğer sektörlerin önünde tarihi fırsat olabileceğine dikkati çekerek, "Gazi Meclisimizin yüzde 20 ÖTV konusundaki kararı Torba Yasa'dan çıkarması, 40 bin işletmeden oluşan tüm kuyumculuk sektörümüz adına memnuniyetle karşılanmıştır. Bu önemli kararın sektörün önde gelen pazarlama platformlarından biri olan İstanbul Mücevher Fuarı sürecinde alınması ayrı bir motivasyon kaynağı olmuştur." ifadelerini kullandı.
Sektör için Ticaret Bakanlığı tarafından da desteklenen "Made in EU" projesi üzerinde de çalıştıklarını dile getiren Atayık, şunları kaydetti:
"Ülkemizin Avrupa, Orta Doğu ve Asya merkezinde kuyumculuk ve mücevherat sektörünün merkezi olmasının getireceği avantajların yanı sıra sektör firmalarımızın gelişimini, pazar genişlemesini, kalitesini tescillemesini sağlayacak bu projenin de değerli olduğuna inanıyoruz. Made in EU projesiyle Türk kuyumculuk sektörü, AB pazarı içinde 'AB Üretim Zinciri' içinde yer alma avantajı, Avrupa markaları için 'Yakın Üretim Merkezi' olma fırsatı avantajı, Türk mücevheratının 'AB’de Algı ve Pazarlama gücünü' artırma avantajı ve Avrupa markalarıyla ortak üretim avantajı yakalayacaktır."





