Altın piyasasında son dönemde yaşanan gelişmeler, Deutsche Bank’ın dikkat çekici değerlendirmesiyle yeniden gündeme geldi. Deutsche Bank Metal Araştırmaları Başkanı Daniel Ghali, altının mevcut pozisyonlanmasının 2022 dönemine benzediğini ancak piyasa dinamiklerinin o dönemden önemli ölçüde farklılaştığını belirtti.

Ghali, değerli metalin ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5, petrol fiyatlarının ise varil başına 100 doların üzerinde olduğu bir ortamda gücünü korumasına dikkat çekti. Altının temmuz ayından bu yana yeni bir dip seviyeyi görmediğini belirten Ghali, bunu yükselen tahvil faizlerine rağmen fiyatlamanın dirençli olduğunun göstergesi olarak değerlendirdi.

ALTININ PİYASADAKİ AĞIRLIĞI DÜŞÜK

'Çerçeve Yasa' kapsamında adliyelerden 'acil kod'lu talep
'Çerçeve Yasa' kapsamında adliyelerden 'acil kod'lu talep
İçeriği Görüntüle

Deutsche Bank değerlendirmesinde altının aşırı satılmış durumda olduğu ve yatırımcı portföylerinde düşük ağırlık taşıdığı belirtildi. Ghali, jeopolitik gelişmelerin ihtiyari yatırımcıları geçici olarak altın piyasasının dışında tuttuğunu ifade etti.

Altındaki pozisyonlanmanın 2022'yi andırdığını belirten Ghali, mevcut piyasa koşullarının ise o dönemden ayrıştığını vurguladı.

MERKEZ BANKALARININ TALEBİ DİKKAT ÇEKİYOR

Ghali'nin değerlendirmesine göre altın piyasasındaki en önemli farklılıklardan biri merkez bankaları ve resmi alıcıların artan talebi oldu.

Merkez bankaları ve resmi alıcıların altın talebinin 2021-2022 dönemine kıyasla iki katından fazla hızla arttığı belirtildi.

Deutsche Bank analizinde kurumsal yatırımcıların altına katılımındaki değişim de öne çıktı. Buna göre kurumsal yatırımcıların altına ilgisi 2021 yılından bu yana yaklaşık yüzde 70 arttı.

Bu gelişmeler, altının geçmişteki benzer piyasa koşullarından farklı bir zeminde hareket ettiğine işaret eden unsurlar arasında değerlendirildi.

Deutsche Bank'ın değerlendirmesi yatırım tavsiyesi niteliği taşımıyor.