Altın fiyatları haftanın son işlem gününde yeniden gerilerken, piyasada kısa vadeli faiz baskısı ile orta vadeli toparlanma beklentisi aynı anda takip ediliyor. Ons altın 4 bin 63 dolar seviyesine çekilirken UniCredit, yüksek faiz ortamının değerli metal üzerinde baskı yaratabileceğini, buna karşın bazı yapısal desteklerin düşüşü sınırlayabileceğini değerlendirdi.
Banka, 2026 yıl sonu için ons altında 3 bin 900-4 bin 500 dolar aralığındaki beklentisini korudu. Değerlendirmede, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisi ve yüksek reel faizlerin altının yükseliş alanını sınırlayan başlıca unsurlar arasında olduğu belirtildi.
Altın faiz getirisi sunmayan bir varlık olduğu için reel faizlerin yükseldiği dönemlerde genellikle baskı altında kalıyor. Ancak UniCredit’e göre tahvil faizlerindeki artışın nedeni de fiyatlama açısından önem taşıyor. Ekonomik büyümenin güçlenmesiyle yükselen faizler altını zorlayabilirken, bütçe açıkları ve kamu borcuna ilişkin endişelerle artan faizler yatırımcıyı alternatif güvenli varlıklara yöneltebiliyor.
ETF GİRİŞLERİ VE MERKEZ BANKALARI DESTEK UNSURU
Altın fiyatlarındaki geri çekilmeye rağmen yatırımcı talebinde güçlü görünüm sürüyor. Dünya Altın Konseyi’nin ekim ayı raporuna göre, fiziki altın destekli borsa yatırım fonlarına ekim ayında 2,7 milyar dolarlık giriş oldu. Bu girişlerin ardından altın ETF’lerinin toplam varlığı ay sonunda 4 bin 275 tona çıkarak rekor seviyeye ulaştı.
Rapora göre Avrupa fonları girişlerde öne çıkarken Asya’daki yatırımcılar da net alıcı konumunu korudu. Kuzey Amerika fonlarında ise sınırlı çıkış izlendi. UniCredit, merkez bankalarının güçlü altın alımları, fonlardaki rekor varlık seviyesi ve portföy çeşitlendirme eğiliminin fiyatlardaki olası düşüşleri frenleyebileceği görüşünde.
Piyasalarda altının güvenli liman özelliği de yeniden gündemde. Perşembe günü hisse senedi piyasalarında yaşanan satış dalgası sırasında JPMorgan’ın işlem masası değerlendirmesinde, altının S&P 500 endeksine kıyasla yaklaşık yüzde 5 daha iyi performans gösterdiği aktarıldı. Bununla birlikte tek günlük performansın, her hisse senedi düşüşünde benzer bir koruma sağlanacağı anlamına gelmediği vurgulanıyor.
UniCredit’in ana senaryosu, yüksek faizlerin kısa vadede altının yükselişini sınırlayabileceği; ancak kamu borcuna ilişkin riskler, merkez bankası alımları ve ETF talebinin zaman içinde kademeli toparlanmayı destekleyebileceği yönünde.





