Küresel piyasalarda altın fiyatlarının yönü, ABD enflasyon verileri ve tahvil faizlerindeki hareketlerin etkisiyle yatırımcıların yakın takibinde. Ons altın haftayı sınırlı kayıpla tamamlamaya hazırlanırken Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, fiyatların seyrinde belirleyici olabilecek kritik seviyelere dikkat çekti. Hansen’in değerlendirmesine göre altının 4.235 dolar üzerinde kalıcılık sağlaması yükseliş beklentilerini güçlendirebilirken, 4.066 doların altına inilmesi 4.000 dolara doğru düşüş riskini artırabilir.
ABD ENFLASYONU ALTINI BASKILIYOR
Geçen haftayı 4.194 dolardan tamamlayan ons altın, bu hafta 4.073 ile 4.217 dolar arasında hareket etti. 16 Ekim 2026 Cuma günü TSİ 06.15 itibarıyla 4.172 dolardan işlem gören ons altın, haftalık bazda sınırlı kayıp görünümü sergiledi.
Gram altın ise güne 6 bin 638 TL seviyesinden başladı.
ABD’de açıklanan enflasyon verileri, altın fiyatları üzerinde etkili olan başlıca gelişmeler arasında yer aldı. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre tüketici fiyat endeksi eylülde aylık yüzde 0,6, yıllık yüzde 3,7 arttı. Yıllık enflasyonun yüzde 3,4’ten yüzde 3,7’ye yükselmesi, fiyat baskılarının sürdüğüne işaret etti.
Enflasyonun yüksek seyretmesi ve tahvil getirilerindeki hareketler, faiz getirisi olmayan altının yükselişini sınırlayan unsurlar arasında bulunuyor.
OLE HANSEN’DEN ALTIN İÇİN KRİTİK SEVİYELER
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, altının önümüzdeki dönemdeki yönü açısından tahvil faizlerindeki düşüşün nedenine dikkat çekti.
Hansen’e göre faizlerdeki gerileme, enflasyon beklentilerindeki iyileşmeden ziyade ekonomik büyümeye ve şirket kazançlarına duyulan güvenin azalmasından kaynaklanıyorsa altının portföy çeşitlendirme ve korunma aracı olarak önemi artabilir.
Hisse senetlerinde satış baskısının sürmesiyle tahvil getirilerinin de düşmesi durumunda altının güvenli liman talebinden daha fazla yararlanabileceğini belirten Hansen, gümüşün ise endüstriyel talebe duyarlılığı nedeniyle aynı süreçte daha fazla zorlanabileceğini ifade etti.
ALTIN ETF’LERİNE TALEP ARTIYOR
Küresel ekonomik belirsizlikler, jeopolitik riskler ve finansal piyasalardaki dalgalanmalar, uzun vadeli yatırımcıların altına yönelmesini destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Hansen’in paylaştığı verilere göre, altının 25 Ağustos’taki son zirvesinden bu yana fiziki altın destekli borsa yatırım fonlarının (ETF) varlıkları 2,3 milyon ons arttı.
Bu gelişme, tahvil getirilerinin yüksek seyrettiği dönemde dahi uzun vadeli yatırımcıların altına yönelik talebini koruduğuna işaret ediyor.
4.175 DOLAR AŞILIRSA YÜKSELİŞ GÜÇLENEBİLİR
Ole Hansen, ons altının teknik görünümünde izlenmesi gereken üç önemli seviyeye dikkat çekti:
- 4.175 dolar: Bu seviyenin aşılması, altındaki yatay konsolidasyon sürecinin başlangıcına işaret edebilir.
- 4.235 dolar: Bu seviyenin üzerinde kalıcı hareket görülmesi, momentum yatırımcılarının yükseliş beklentisini güçlendirebilir.
- 4.066 dolar: Bu desteğin aşağı yönlü kırılması, fiyatın 4.000 dolara kadar gerileme riskini artırabilir.
Hansen, ons altının ağustos ayından bu yana aşağı eğimli bir kanal içinde hareket ettiğini ve 21, 50 ve 200 günlük hareketli ortalamalarının altında bulunduğunu belirtti. Bu görünüm, fiyatlarda güçlü bir toparlanmanın henüz teyit edilmediğine işaret ediyor.
Söz konusu seviyeler teknik analiz kapsamında öne çıkan eşikler olarak değerlendirilirken, fiyatların bu seviyelere mutlaka ulaşacağı anlamına gelmiyor.
ALTINDA YÜKSELİŞ Mİ, DÜŞÜŞ MÜ?
Altın fiyatları, bir tarafta yüksek faiz beklentilerinin yarattığı baskı, diğer tarafta ise ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerden kaynaklanan korunma talebi arasında yön arıyor.
Hisse senedi piyasalarında güvenin zayıflaması ve tahvil getirilerinin düşmesi, altın talebini destekleyebilir. Buna karşılık enflasyonun yüksek kalması ve para politikasında sıkılaşma beklentilerinin güçlenmesi, fiyatlar üzerinde baskı oluşturabilir.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların özellikle 4.175, 4.235 ve 4.066 dolar seviyelerini takip etmesi önem taşıyor. Altının yönü üzerinde ABD’den gelecek ekonomik veriler, tahvil faizleri ve küresel risk iştahı da etkili olmaya devam edecek.




