Dünya

Almanya ile ilgili İsrail ifşası! Gizlice finanse ettiler

İsrail’in nükleer programının finansmanı yıllardır tartışma konusuydu. Haaretz’e göre yeni bulgular, Dimona projesinin arkasında yalnızca Fransız teknolojisinin değil, Batı Almanya’nın milyarlarca dolarlık gizli desteğinin bulunduğunu ortaya koyuyor.

Haaretz tarafından yayımlanan dikkat çekici bir araştırma, İsrail’in nükleer programına ilişkin yıllardır tartışılan finansman meselesini yeniden gündeme taşıdı. Haberde, Negev Çölü’nde bulunan Dimona nükleer reaktörünün finansmanında Almanya’nın rolüne dair çarpıcı iddialar yer aldı.

NÜKLEER PROJEDE ALMAN FİNANSMANI İDDİASI

Araştırmaya göre, İsrail’in nükleer programının önemli bir bölümü yerel kaynaklar yerine Batı Almanya’dan sağlanan kamu fonlarıyla desteklenmiş olabilir. Bu iddia, projenin gerçek maliyeti ve finansman kaynaklarının kimler olduğu sorularını yeniden gündeme getirdi.

MİLYARLARCA EUROLUK DESTEK

Haberde, 1961-1973 yılları arasında Batı Almanya’nın İsrail’e her yıl 140 ila 160 milyon Alman markı arasında ödeme yaptığı belirtildi. Toplamda yaklaşık 2 milyar marka ulaşan bu desteğin günümüz değerleriyle 5 milyar euroyu aştığı ifade edildi.

Dikkat çeken bir diğer unsur ise 1989 yılında imzalanan geri ödeme anlaşmasıyla bu kredilerin fiilen hibeye dönüşmüş olması.

FRANSA VE ALMANYA’NIN ORTAK ETKİSİ

Dimona projesinin temellerinin 1957 yılında atıldığı ve bu süreçte Fransa’nın İsrail’e nükleer teknoloji sağladığı aktarıldı. Ancak dönemin İsrail Başbakanı David Ben-Gurion, projenin sürdürülebilirliği için ek finansman arayışına yöneldi.

Ben-Gurion’un, dönemin siyasi koşulları ve özellikle Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Arap milliyetçiliği karşısında Batı Almanya’yı stratejik bir destekçi olarak gördüğü ifade edildi.

GİZLİ GÖRÜŞMELERLE BAŞLAYAN SÜREÇ

Habere göre kritik dönüm noktalarından biri, 3 Temmuz 1957’de Bonn’da gerçekleştirilen gizli toplantı oldu. Görüşmede İsrail adına Şimon Peres, Almanya adına ise Franz Josef Strauss yer aldı.

Tarafların bu iş birliğini gizli tutma zorunluluğu, hem İsrail’deki iç politik dengeler hem de Almanya’nın Arap dünyasıyla ilişkileri nedeniyle kritik öneme sahipti.

GİZLİ FİNANSMAN MODELİ ORTAYA ÇIKTI

Araştırmada en dikkat çekici gelişmelerden biri ise 14 Mart 1960’ta New York’taki Waldorf Astoria Oteli’nde gerçekleşen görüşme olarak öne çıktı. Bu toplantıda Ben-Gurion ile dönemin Almanya Şansölyesi Konrad Adenauer bir araya geldi.

Habere göre bu görüşmede İsrail’in güvenliği, Holokost ile ilişkilendirilerek Almanya’dan alınan desteğin tarihi bir sorumluluk çerçevesinde ele alındığı vurgulandı.

Finansmanın “Negev’in kalkınması” başlığı altında gizli bir mekanizma ile sağlandığı, “Aktion Geschäftsfreund” adı verilen plan kapsamında İsrail’e 10 yıl boyunca yıllık 50 milyon dolar aktarıldığı belirtildi. Bu ödemelerin resmi anlaşmalar yerine ticari kredi gibi gösterildiği ifade edildi.

EICHMANN DAVASI SÜRECİ ETKİLEDİ

1960 yılında Nazi yetkilisi Adolf Eichmann’ın yakalanarak yargılanması, süreci daha hassas hale getirdi. Batı Almanya yönetiminin, davanın kendi içindeki eski Nazi bağlantılarını gündeme taşımasından çekindiği ve bu nedenle İsrail ile yürütülen iş birliğinin daha gizli şekilde sürdürüldüğü aktarıldı.

TARİHİ BİR GERÇEK ORTAYA ÇIKABİLİR

Haberde yer alan bulguların doğrulanması halinde, Dimona nükleer projesinin yalnızca Fransız teknolojisine değil, aynı zamanda Batı Almanya’nın gizli finansmanına dayandığı sonucuna ulaşılabileceği ifade edildi.

Bu durumun, İsrail’in nükleer tarihine dair bugüne kadar yeterince bilinmeyen en kritik unsurlardan biri olabileceği değerlendirmesi yapıldı.