Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e, geçmişte yaşanan Alevi katliamlarının aydınlatılması çağrısında bulunarak, "Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi katliamlarının asıl suçluları yargılanmalı ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında değerlendirilmelidir" dedi.
63. Ulusal, 37. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerinin ikinci günü, Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde sürdü. Törenin ikinci gününe, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim ve Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz katıldı. Törende ilk olarak saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından semah gösterisi yapıldı.
"HACI BEKTAŞ VELİ'NİN DÜŞÜNCESİ, TOPLUMSAL BARIŞI GÜÇLENDİREN EVRENSEL BİR MİRASTIR"
Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim, konuşmasında Hacı Bektaş Veli'nin sevgi, kardeşlik, hoşgörü, bilim ve kadın-erkek eşitliğine ilişkin öğretilerinin bugün de yol gösterici olduğunu söyledi. Belediye Başkanı Ali Kaim, şunları söyledi:
"16 Ağustos 1964 yılından bu tarafa gerçekleştirdiğimiz Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri yalnızca geçmişi hatırlamak için değil, bu değerleri yaşatmak ve geleceğe taşımak için önemli, anlamlı bir buluşmadır. Çünkü Hacı Bektaş Veli'nin çağrısı yalnızca bir döneme değil, bütün zamanlara seslenmektedir. Onun düşüncesi; sevgiyi büyüten, bilgiyi yücelten ve toplumsal barışı güçlendiren evrensel bir mirastır. Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin insanlara ışık tutan öğretilerini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak, bizlere bırakılmış en büyük emanettir. Bu emanete sahip çıkmak demek; sevgiyi büyütmek, kardeşliği güçlendirmek, hoşgörüyü yaşatmak ve insanı merkezinde tutmak demektir. Bizlere düşen görev, Hünkar'ın uyandırdığı çerağı hiç söndürmeden gelecek kuşaklara ulaştırmaktır. Çünkü Anadolu'nun mayasında Hacı Bektaş Veli vardır. Çünkü birlikte yaşamanın, kardeşçe paylaşmanın, insanı insan olduğu için sevmenin yolunda Hacı Bektaş vardır."
"SORUNLARIMIZ O KADAR ÇOK Kİ BİZ BU YÜKÜN ALTINDAN KALKAMIYORUZ"
İlçenin sosyoekonomik koşullarına değinen Kaim, "İlçemiz ve Hacı Bektaş'ın adı çok büyük. Ama biz 5 bin nüfuslu küçük bir ilçeyiz. Özellikle yaz aylarında nüfusumuz 2-3 katına çıkmaktadır. Ayrıca ilçemize gelen yüz binlerce turist ve ziyaretçiye hizmet etmek zorundayız. Sorunlarımız o kadar çok ki biz bu yükün altından kalkamıyoruz. İlçemiz imar, şehirleşme, konaklama ve düzenleme gibi konularda olması gerektiğinin çok gerisindedir. Buradan devlet büyüklerine sesleniyorum: Sesimizi duyun. Bize gerekli desteği verin. Burası milyonlarca Alevinin ser çeşmesidir. Sıradan bir ilçe değildir" dedi.
AKD GENEL BAŞKANI YILMAZ: "ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI'NI REDDEDİYORUZ"
Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz da Hacı Bektaş Veli'nin yüzyıllar önce dile getirdiği "İncinsen de incitme" anlayışının bugün de insanlığın ihtiyaç duyduğu değerlerden biri olduğunu söyledi. Yılmaz, geçmişte dergahların kapatıldığını, vakıf mallarına el konulduğunu, kütüphanelerin dağıtıldığını ve inanç önderlerinin sürgüne gönderildiğini belirtti.
Devletin Alevi-Bektaşi inancına yönelik müdahalelerde bulunduğunu savunan Yılmaz, Alevi inancının devlet tarafından belirlenmesini eleştirdi. Yılmaz, "İnancın temsilcisini devlet belirlesin, ibadetin nasıl yapılacağını devlet tarif etsin, inanç önderini devlet atasın istiyorlar. Hünkar'ın ve Kadıncık Ana'nın yolu sussun, yerine bürokrasi konuşsun istiyorlar. İşte buna itiraz ediyoruz" diye konuştu.
Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nı da eleştirerek, "Çünkü Alevilik tarih boyunca hiçbir zaman devletin tarif ettiği gibi bir inanç olmadı. Rızalıkla yürüdü, ikrarla yürüdü, ocaklarıyla, pirleriyle, analarıyla yürüdü. Yolun sahibi devlet olmadı. Yolun sahibi, onu yüz yıldır yaşatan siz canlar oldu. Bu nedenle sarayın emriyle torba yasanın içine monte edilerek bir gecede kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nı reddediyoruz" dedi.
"ALEVİLİK HİÇBİR ZAMAN SARAYLARIN İNANCI OLMADI"
AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, cemevlerinin hala ibadethane statüsüne kavuşmadığını, zorunlu din derslerinin sürdüğünü ve çocukların Sünni inanç anlayışıyla karşı karşıya bırakıldığını, Madımak Oteli'nin de utanç müzesine dönüştürülmediğini söyledi.
Yılmaz, Suriye'de Alevilerin öldürüldüğünü, kadın ve çocukların kaçırıldığını ve işkenceye maruz bırakıldığını belirterek, uluslararası kamuoyunu yaşananlara sessiz kalmamaya çağırdı. Suriye yönetimine destek veren devletlerin siyasi sorumluluk taşıdığını savunan Yılmaz, "Sessizliğiniz bu suça ortak olmaktır" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'e geçmişte yaşanan Alevi katliamlarının aydınlatılması çağrısında bulunan Seher Şengünlü Yılmaz, "Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi katliamlarının asıl suçluları yargılanmalı ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında değerlendirilmelidir" dedi.
Yılmaz, "Cem ibadetimiz, cemevi ibadethanemizdir. Madımak Oteli utanç müzesidir. Zorunlu din dersleri ve çocuklarımıza yönelik her türlü baskı son bulmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kaldırılmalıdır. Bu ülkede yaşayan tüm canlıların eşit yurttaşlık hakkına sahip olmalıdır. Biz Alevi kurumları olarak taleplerimizden, laiklikten, demokrasi mücadelemizden asla vazgeçmedik, asla vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.