Millet Haber Ajansı (MHA) Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan’ın moderatörlüğünde, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen “Anadolu Soruyor” programında AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman konuk oldu. Yayman, programda siyaset, ekonomi, terörle mücadele ve basın özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

214214-13

Millet Haber Ajansı (MHA) Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan, Çay TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Yavuz Bakır ve Kon TV Ankara Haber Müdürü Çetin Altan'ın moderatörlüğünü üstlendiği programın konuğu olan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, iç politikadan ekonomiye kadar kritik başlıkları değerlendirirken özellikle terörle mücadele, Fatma Betül Sayan Kaya vurgusu ve basın özgürlüğü konularında mesajlar verdi.

ÖZEL'E ÇOK SERT ELEŞTİRİ

Özgür Özel’in "Bir AK Partiliye sorun, Özgür Özel'in parayla işi olmaz der" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine konuşan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, CHP’nin kurultay ve aday belirleme süreçlerini eleştirdi:

"Sayın Özgür Özel bir hayal kırıklığı yaratmıştır. CHP kurultayında pavyon kapılarında para dağıtmak suretiyle, para kuleleriyle CHP kurultayını satın almışlardır. Bu akçalı işler daha sonra adaylık süreçlerinde de devam etti. İki milyon euro iddiaları, para poşetleri, belediye başkanlarının ifadeleri ortada. Cemil Tugay 'Benden her türlü ahlaksız talepte bulunuyorlar' diyerek tepki göstermedi mi? Sayın Özgür Özel kendine çok güveniyorsa, Anadolu Soruyor programından hodri meydan diyorum! Çıksın karşıma, Cumhurbaşkanı adayı olsun da görelim."

Amerika'daki seçim sonuçlarının ardından iç siyaset ortamında yapılan "Trump kaybetti, AK Parti'nin işi zora girdi" biçimindeki yorumları değerlendiren ve Türkiye'nin artık küresel ligde bir güç olduğunu iddia eden Hüseyin Yayman şunları söyledi:

Bütçe görüşmelerinde dikkat çeken çıkış: Limonu sıktı, üreticinin kayıplarını anlattı!
Bütçe görüşmelerinde dikkat çeken çıkış: Limonu sıktı, üreticinin kayıplarını anlattı!
İçeriği Görüntüle

"Türkiye'de maalesef bilgi sahibi olmadan yorum sahibi olan bir kitle var. Cumhurbaşkanımızı Amerikalılar, Fransızlar ya da İngilizler seçmiyor; Kayseri seçiyor, Rize seçiyor, Trabzon, Hatay seçiyor. Yani Anadolu seçiyor. Biz bugüne kadar birçok lider gördük; zaman ve mekan değişti, herkes gitti ama kalan Cumhurbaşkanımız oldu."

"SİLAHLAR GÖNÜLDEN DE BIRAKILMALI"

"Terörsüz Türkiye" hedefinin bir şahıs veya kimlik meselesi değil, büyük bir devlet ve millet politikası olduğunu öne süren Hüseyin Yayman, sürecin kararlılıkla ilerlediğini iddia etti:

"Bu bir sonuç değil, zamana bağlı başarıyla ilerleyen bir süreçtir. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve Sayın Devlet Bahçeli'nin en üst düzeyde sorumluluk alması bu süreci tarihi bir noktaya taşımıştır. Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan komisyonlarda teyit ve tespit şartımız nettir: Silahlar bırakıldı mı, mağaralar boşaltıldı mı buna bakılır. Çok şükür iki buçuk yıldır şehit cenazesi gelmiyor. Ancak bizim için temel mesele, silahların sadece elden değil; gönülden de bırakılması ve zihinden tamamen çıkartılmasıdır. Bu tarihi süreci magazin haberleri ve şahıslar üzerinden konuşmak doğru değildir."

"HIRSIZIN PARTİSİ OLMAZ"

Fon soruşturmaları ve belediyelerle ilgili usulsüzlük iddialarına yönelik AKP'nin duruşunu anlatan Hüseyin Yayman, yolsuzluğa asla göz yumulmayacağını öne sürdü:

"Fon soruşturması konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın da bizim de tavrımız tamamen nettir. Altını çizerek söylüyorum: Haramla helali birbirine karıştıranlarla, mala dokunanlarla biz asla yol yürümeyiz! Şunu herkes bilsin ki hırsızın partisi olmaz; milletin parasına el uzatanın partisi olmaz. Bu usulsüzlüğü yapan ister CHP'li, ister başka partili, isterse AK Parti'li olsun fark etmez; AK Parti geçmişte de bugün de kendi içinde bile olsa gereğini anında yapmıştır, yine yapar. Elinde bilgi, belge, dosya olan varsa savcıya gitsin; hatta bize gelsin, o kişiyle beraber savcıya gitmeye hazırım."

"GERÇEK GAZETECİNİN YANINDAYIZ"

Gazetecilerin gözaltına alınması ve sosyal medya düzenlemeleri üzerinden gelen eleştirileri yanıtlayan Hüseyin Yayman, şunları ifade etti:

"Türkiye bir hukuk ve anayasa devletidir, hiç kimse hukukun üstünde değildir. Türkiye'de YouTube üzerinden ya da farklı mecralardan en sert muhalefeti yapan gazetecilere hiçbir şey olmuyor, olmaz da. Basın özgürlüğü bizim için esastır. Ancak gazeteciliğin '5N 1K' kuralını işleterek gerçek gazetecilik yapanlarla, meslek kalemini mafyanın, illegal yapıların ve çıkar gruplarının emrine verip dezenformasyon yapanları bir tutamayız. Sosyal medya bugün çocuk istismarı, uyuşturucu ve siber faşizm üreten küresel bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Toplumu ve aileyi korumak adına dezenformasyonla mücadele etmek yasakçılık değil, hukukun gereğidir."