AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin, "Adli ve idari soruşturmanın neticesinde bu açgözlü, bu tamahkarlar, bu dolandırıcıların bütün isimlerinin de yayınlanması, bu milletin bilmesi ve hakkı olduğuna inanıyoruz. Bunlar netleştikçe de bu soruşturmada milletin parasına çöken her kim varsa, haksız kazanç elde eden her kim varsa bunların isimlerinin de kamuoyu tarafından bilinmesi hakkı vardır. Soruşturmalar neticesinde bu isimler de açıklanmalıdır" dedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul gündemine geçilmeden önce grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Grup başkanvekillerinin konuşmaları sırasında sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler ile tasfiyesine karar veriken fonlara ilişkin kanun teklifi gündeme geldi.
AKP’Lİ GÜL: "FON SORUŞTURMASINDA TÜM GERÇEKLER ORTAYA ÇIKACAK"
AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, Mekke savunma ittifakına yönelik uluslararası anlaşmanın Meclis gündemine geldiğini kaydederek, "Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ve Meclis Başkanımızın ilgili komisyonlara havale etmesiyle hem komisyonda hem Genel Kurulda yasal süreç tamamlanacaktır, Genel Kurulumuzun ve Gazi Meclisimizin, milletvekillerimizin onayına ve rızasına sunulacaktır. Ülkemizi ve tüm coğrafyamızı ilgilendiren bir tarihî gelişmedir; tarihî bir eşikteyiz bu yönüyle. Türkiye'nin, Suudi Arabistan'ın ve Pakistan'ın, ortak bir şekilde devlet başkanlarının imzaladığı bir ortak savunma anlaşmasını Gazi Meclis gündemine almaktadır" ifadelerini kullandı.
Sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin AK Parti’nin tutumunun net olduğunu söyleyen Gül, adaletin sağlanması ve yolsuzlukla mücadele konusundaki kararlı olduklarını söyledi. Abdülhamit Gül, şöyle konuştu:
"Bu fon meselesiyle ilgili de ilk günden itibaren duruşumuz çok nettir. Sayın Cumhurbaşkanımız çok kararlı bir şekilde bu hususta hem idari hem siyasi her türlü adımları atmış, bu konudaki tüm gelişmeleri de yakından takip etmektedir. Burada 3 temel yaklaşım vardır: Yatırımcıların haklarının iadesi, manipülatörlerle hesaplaşma, fahiş kazanç sağlayanlara asla tolerans gösterilmemesi, sermaye piyasalarının ve reel sektörün korunması. Bizim bu konudaki tavrımız çok nettir. Bizim pusulamıza göre hiçbir unvan, hiçbir makam asla dokunulmazlık vesilesi değildir. Bizim tek pusulamız vardır, o da sadece ve sadece adaletin tesis edilmesidir.
"SORUŞTURMANIN ÜZERİNİN ÖRTÜLMESİ MÜMKÜN DEĞİL"
Nerede, hangi kasıt, ihmal, taksir ne varsa ve bunların failleri de hem Cumhurbaşkanımızın talimatıyla oluşturulan DDK ve idari soruşturmalar, nitekim gelişmeler oldukça savcılık buralardan izinleri talep etmekte, ilgili kurumlar da bu izinleri vermekte, yargılama devam etmektedir. Bitmiş bir süreç yoktur, devam eden bir süreç vardır. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları, verileri mevcuttur ve bunlar yine muhafaza altındadır, hiçbir şekilde tağyir edilmesi, değiştirilmesi, bu soruşturmanın üzerinin örtülmesi mümkün değildir, buna kimse izin vermez, biz de izin vermeyiz. Bu süreçte hiçbir ayrımcılık ya da kayırmacılığa asla izin verilmeyecektir. Adli ve idari soruşturmanın neticesinde bu açgözlü, bu tamahkarlar, bu dolandırıcıların bütün isimlerinin de yayınlanması, bu milletin bilmesi ve hakkı olduğuna inanıyoruz. Bunlar netleştikçe de bu isimler, bu soruşturmada milletin parasına çöken her kim varsa, haksız kazanç elde eden her kim varsa bunların isimlerinin de kamuoyu tarafından bilinmesi hakkı vardır. Elbette bu soruşturmalar neticesinde bu isimler de açıklanmalıdır, bunu da milletimiz beklemektedir. Her kim yapmışsa bu ortaya çıkarılacaktır, kamuoyunun beklentisi de budur, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı duruş budur. Hem siyasi hem idari hem adli olarak bütün gerçekler ortaya çıkacak."





