Siyaset

AKP'de Abdullah Öcalan tartışması!

AKP'de, seçim hesapları ile İmralı merkezli sürecin siyasi sonuçları arasında hassas bir denge arayışı öne çıktı. Hazırlıkları süren düzenlemelerde PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın hukuki ve siyasi konumunun nasıl tanımlanacağı ise parti içinde en çok tartışılan başlıklardan biri haline geldi. İşte detaylar...

İmralı sürecinde tartışmalara neden olan "umut hakkı" için iktidar kulislerinden aktarılan çerçeveye göre metinde “umut hakkı” ifadesi yer almayacağı ve terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan için ayrı bir düzenleme yapılmayacağı işaret edilmişti.

Düzenlemenin af niteliği taşımayacağı, şartlı salıverme kapsamında uygulanacağı ve belirlenen şartları taşıyan herkesin bundan yararlanabileceği belirtilirken sürecin hukuki düzenleme çalışmalarına katılanların ise Öcalan’ın İmralı dışına çıkmadan daha özgür bir yaşam sürmesinin altyapısının oluşturulacağını savunduğu ifade edilmişti.

İKTİDAR SEÇİM İLE İMRALI SÜRECİ ARASINDA SIKIŞTI

TBMM'de kurulan İmralı komisyonunun süreç çalışmalarını tamamlayıp raporlamasının ardından Devlet Bahçeli'nin gündeme getirdiği "Öcalan'a umut hakkı" için "asıl sıkıntılı" konulara gelindi. AKP'nin "Öcalan ve PKK’lılarla ilgili düzenlemeler" nedeniyle yaşadığı oy kaybı kaygısı, "kapalı kapılar ardında yapılan çalışmalarla örtüşmedi; Abdullah Öcalan’ı nereye oturtacakları tartışma yarattı."

Nefes yazarı Nuray Babacan, iktidarın ağırlaştırılmış müebbet cezasını da kapsayan bir şartlı salıverme taslağı üzerinde çalıştığını, düzenlemenin “kişiye özel” olmayacağını ancak Abdullah Öcalan’ın bu çerçevede nasıl konumlandırılacağı konusunda tartışma yaşandığını aktardı. PKK’lılar başta olmak üzere terör örgütü mensuplarını kapsayacak taslağı kamuoyuna anlatımının zor olduğu kulislerde konuşulmaya başlandı.

Kulislerde “suça karışmamış örgüt mensuplarının” dönüşü, örgüt yöneticilerinin üçüncü ülkelere gönderilmesi ve düzenlemelerin eş zamanlı yürütülmesi gibi başlıkların da masada olduğu ifade edilirken sürecin siyasi ve seçim açısından sancılı sonuçlar doğurabileceği vurgulanmaya başlandı.

İktidarın komisyon raporundaki önerilerin ne kadarını uygulamaya koyacağı ve sınırı kendi siyasi çıkarlarına göre çizip çizmeyeceği süreç içinde netleşecek. Daha demokratik adımlar bekleyen kesimlerin ise ortaya yalnızca “PKK’nın feshi” ve “PKK’lılara yönelik düzenlemeler” çıkmasıyla karşı karşıya kalma ihtimali bulunuyor.

Babacan'a göre, seçmen davranışı ve seçim dengeleri üzerinde ciddi etkiler yaratabilecek bu süreçte, asıl tartışmalı ve zorlu dönemin şimdi başladı.

ÖCALAN'I NEREYE KONUMLANDIRACAĞINI TARTIŞMAYA BAŞLADI

Babacan’ın aktardığına göre, TBMM komisyonunun açılım süreci çalışmalarını tamamlamasının ardından iktidar partisinde ağırlaştırılmış müebbet cezasını da kapsayan bir “şartlı salıverme” taslağı üzerinde çalışma yürütülüyor.

Babacan, hazırlıkları süren düzenlemelerin “kişiye özel” olmadığını ancak PKK’lıları da kapsayabilecek nitelikte olması nedeniyle kamuoyuna anlatımının zor olduğunu belirtti. Özellikle Abdullah Öcalan’ın bu çerçevede nasıl konumlandırılacağı konusunda parti içinde tartışmalar yaşanıyor.

Taslakta, belirli şartları taşıyan tüm mahkumları kapsayacak bir formül üzerinde durulduğu, ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin de kapsam dahilinde olmasının planlandığı ifade ediliyor. Ancak bu durumun siyasi tabanda rahatsızlık yaratabileceği kaydediliyor.

Babacan’ın yazısında ayrıca, “suça karışmamış terör örgütü mensupları” için planlanan geri dönüş şartlarının belirleneceği, örgüt yöneticilerinin ise Türkiye dışında üçüncü ülkelere gönderilmesinin ayrı bir başlık olarak ele alındığı aktarılıyor. Bazı AKP kurmaylarının, özel yasalar, örgütün tasfiyesi ve silahların teslimi süreçlerinin eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini savunduğu belirtiliyor.

MİT, Genelkurmay ve Milli Savunma Bakanlığı’nın ortak çalışmalarıyla örgütün tasfiyesinde hızlı ilerleme sağlanmasının hedeflendiği iddiasına da yer veriliyor.