Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesinde bulunan Akerman Apartmanı, 6 Şubat depremlerinde yıkıldı ve enkaz altında kalan 18 kişi yaşamını yitirdi. Binanın yıkılmasına ilişkin beklenen bilirkişi raporu, Kastamonu Üniversitesi’nden yedi akademisyen tarafından hazırlandı ve dava dosyasına sunuldu.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasıyla ilgili ilk olarak yapı sahipleri Ali Dökme ve Salih Dökme, müteahhit Kazım Ceviz, statik proje müellifleri Şahin Avşaroğlu ve Ökkeş Alper Erşahan, mimari proje müellifi ve mimari fenni mesul Mehmet Kuşçuoğlu, statik fenni mesul Şenol Korkmaz, şantiye şefi Çağrı Bilir, yapı denetim firması yetkilisi Uğur Korkmaz ile statik proje ve uygulama denetçisi Hüseyin Gümüşer hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açtı.
Başsavcılık daha sonra binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş ve Dulkadiroğlu belediyelerinde görev yapan, gerekli kontrol, izin ve onay işlemlerini gerçekleştiren Melike Özdemir, Hacı Mehmet Güner, Arzu Özaydın, Turan Şen, Serap Binici, Serhat Aktemur ve Öner Gürbüzel hakkında da aynı suçtan dava açtı.
BİLİRKİŞİ RAPORU İÇİN İKİ ÜNİVERSİTEYE BAŞVURULDU
Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Şubat 2025’te görülen üçüncü duruşmada dosyadaki iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunması nedeniyle yeni bir rapor hazırlanmasına karar verdi. Dosya bu amaçla Dokuz Eylül Üniversitesi’ne gönderildi.
2 Temmuz 2026’da görülen yedinci duruşmada raporun hâlâ dosyaya sunulmaması üzerine mahkeme heyeti, dosyanın Kastamonu Üniversitesi’ne gönderilmesine karar verdi. Yedi akademisyenin hazırladığı bilirkişi raporu daha sonra dava dosyasına girdi.
ANKA Haber Ajansı muhabirinin ulaştığı raporda 8 sanık “asli kusurlu”, 2 sanık “tali kusurlu” olarak değerlendirilirken, 7 sanık için “kusuru yoktur” tespiti yapıldı.
BİNAYA 2016’DA ÜÇ KAT DAHA EKLENDİ
Bilirkişi raporuna göre Akerman Apartmanı, 2010 yılında bodrum, zemin ve bir normal kat olmak üzere üç katlı olarak inşa edildi. Binaya 2016 yılında üç kat daha eklendi ve yapı altı katlı hâle geldi.
Raporda, binaya daha sonra “İmar Barışı” kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verildiği de belirtildi. Ancak söz konusu belgenin, taşıyıcı sistem güvenliğini ortadan kaldıran proje ve imalat kaynaklı eksiklikleri gidermediği değerlendirmesi yapıldı.
TAŞIYICI SİSTEMDEKİ EKSİKLİKLER SIRALANDI
Bilirkişi heyeti, binada projeye aykırı imalatlar yapıldığını, perde olarak tasarlanan taşıyıcı elemanların kolona dönüştürüldüğünü ve bodrum katın kaçak şekilde genişletildiğini tespit etti.
Raporda ayrıca beton ve donatı kalitesindeki yetersizliklere, etriye kancalarının 135 derece yerine 90 derece yapılmasına ve etriye sıklaştırma bölgelerinin oluşturulmamasına dikkat çekildi.
Sanıkların bu aykırılıklara göz yumdukları, inşaatın projelere ve mevzuata uygun yürütülmesini sağlama ya da denetleme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri kaydedildi.
Raporda, 2010 tarihli ilk ruhsatta yapı sahibi olarak yer alan Ali Dökme, sonraki tadilat ve kat ilavesi ruhsatlarına göre yapı sahibi Salih Dökme, 2016 tarihli kat ilavesi ruhsatına göre müteahhit Kazım Ceviz, ilk ruhsata göre fenni mesul Şenol Korkmaz ve kat ilavesi ruhsatına göre şantiye şefi Çağrı Bilir “asli kusurlu” bulundu.
İLK STATİK PROJE MÜELLİFİNE KUSUR ATFEDİLMEDİ
Bilirkişi raporunda, ilk statik proje müellifi Şahin Avşaroğlu’na kusur atfedilmedi. Değerlendirmede, 2016 yılında yeni bir statik proje hazırlanmasıyla ilk projenin yürürlükten kaldırılması gerekçe gösterildi.
Binaya kat ilavesi için hazırlanan statik projenin müellifi Ökkeş Alper Erşahan ise mevcut imalatları ve önceki projedeki perde elemanlarını yeterince dikkate almaması, mimari ve statik projeler arasında uyumsuzluk oluşturması ve deprem hesaplamalarındaki hatalar nedeniyle taşıyıcı sistemin yetersiz kalmasına yol açtığı gerekçesiyle “asli kusurlu” bulundu.
Mimari proje müellifi Mehmet Kuşçuoğlu da projeler arasındaki uyumsuzlukları gidermemesi nedeniyle “tali kusurlu” olarak değerlendirildi.
YAPI DENETİMİNDEN SORUMLU İKİ İSİM ASLİ KUSURLU BULUNDU
Raporda, kat ilavesi ruhsatı kapsamında görev yapan yapı denetim firması yetkilileri Uğur Korkmaz ve Hüseyin Gümüşer’in, 2010 ve 2016 yılı projeleri arasındaki uyumsuzluklara müdahale etmedikleri belirtildi.
İki ismin, malzeme kalitesindeki yetersizliklere, etriye kancalarının 135 derece yerine 90 derece yapılmasına ve etriye sıklaştırma bölgelerinin oluşturulmamasına müdahale etmedikleri kaydedildi.
Raporda ayrıca yapı malikinin “yumuşak kat” oluşumuna yol açacak imalatlarını önlemek için gerekli idari ve teknik tedbirlerin zamanında alınmadığı, yapı denetim sözleşmesinin fesih işleminin ise yıkımdan kısa süre önce gerçekleştirildiği ifade edildi. Bu gerekçelerle Uğur Korkmaz ve Hüseyin Gümüşer “asli kusurlu” bulundu.
BELEDİYE GÖREVLİLERİNİN SORUMLULUKLARI DEĞERLENDİRİLDİ
Raporda, 2010 yılı ruhsat eki statik projesinin kontrolünden sorumlu belediye görevlisi Melike Özdemir’in, projenin incelenmesi ve onaylanması sırasında perde olarak tasarlanan taşıyıcı elemanların daha sonra kolona dönüştürülmesine ve kaçak bodrum imalatına zemin hazırlayan eksiklikleri tespit edemediği belirtildi. Özdemir bu gerekçeyle “tali kusurlu” bulundu.
Belediye görevlileri Hacı Mehmet Güner ve Serap Binici’ye ise ruhsat ve ekleri üzerindeki imzalarının teknik denetimden ziyade idari onay niteliğinde olduğu ve binanın yıkımıyla doğrudan illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle kusur atfedilmedi.
Arzu Özaydın’ın 2016 yılı ilave kat ruhsat eki üzerindeki imzasının da idari onay niteliğinde olduğu belirtildi. Raporda, Özaydın’ın statik projelerin hesap ayrıntılarına müdahale etme veya imalatları sahada doğrudan denetleme yetkisinin bulunmadığı ifade edildi. “İmar Barışı” kapsamında verilen Yapı Kayıt Belgesi’nin taşıyıcı sistem güvenliğini ortadan kaldıran eksiklikleri gidermediğine de dikkat çekilerek Özaydın’a kusur atfedilmedi.
Elektrik ve mekanik proje kontrollerinden sorumlu Öner Gürbüzel ve Serhat Aktemur’un görevlerinin mekanik tesisat ile elektrik ve elektronik tesisat projelerinin kontrolüyle sınırlı olduğu kaydedildi. İki görevlinin binanın taşıyıcı sistemine ilişkin inceleme, denetim veya onay yetkilerinin bulunmadığı belirtilerek kusurlarının olmadığı değerlendirildi.
Turan Şen’in ruhsat ve ekleri üzerindeki imzasının ise projelerin teknik içeriğinin onaylanmasına değil, ilgili uzman birimlerce incelenip onaylanan evrakın usulüne uygun düzenlenmesine, harçlandırılmasına ve idari sürecin tamamlanmasına yönelik olduğu ifade edildi. Bu nedenle Şen’e de kusur atfedilmedi.





