Mazot fiyatlarının litre başına 100 lirayı aşmasının ardından akaryakıt fiyatlarının seyri yeniden gündemin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, küresel petrol arzındaki sorunların fiyatlar üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bayraktar, petrol fiyatlarındaki hareketliliğin temel nedenleri arasında savaş ve krizlerin yol açtığı arz sıkıntısının bulunduğunu belirterek, özellikle Hürmüz Boğazı ve Babülmendep’te yaşanan gelişmelere işaret etti.
“ARZDAKİ SIKINTI AŞILIRSA FİYATLAR AŞAĞI GELİR”
Petrol fiyatlarının küresel arz ve talep dengesine göre şekillendiğini belirten Bayraktar, günümüzde temel sorunun arz tarafında yaşandığını söyledi.
Bayraktar, dünyanın günlük petrol ihtiyacının 104 milyon varil olduğunu, bunun yaklaşık 20 milyon varillik bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden geçtiğini belirtti. Arzda yaşanan azalmanın, talebin ise artmaya devam etmesinin fiyatları yukarı taşıdığını ifade etti.
Akaryakıt fiyatlarının ne zaman düşebileceği sorusuna da yanıt veren Bayraktar, “Hürmüz ve Babülmendep sorununun çözümüne bağlı. Arzdaki sıkıntı aşılırsa fiyatlar aşağı gelir. Petrolün 80 dolara, hatta 65 dolara indiğini görmüştük. İnşallah benzer durumu yakında görürüz” dedi.
DİZELDEKİ ARTIŞIN NEDENİNİ AÇIKLADI
Türkiye’nin dizel fiyatlarında Cenova piyasasını referans aldığını belirten Bayraktar, dizel tarafında ham petrol piyasasından daha büyük bir sıkıntı bulunduğunu söyledi.
Bayraktar, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Rusya’nın petrol işleme altyapısına yönelik saldırıların da dizel piyasasındaki sorunlarda etkili olduğunu ifade etti.
“AKARYAKIT FİYATLARI SADECE TÜRKİYE’NİN SORUNU DEĞİL”
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını belirten Bayraktar, benzer sorunların Almanya ve ABD dahil farklı ülkelerde de yaşandığını söyledi.
Vatandaş üzerindeki yükün azaltılması için devletlerin bazı mekanizmalara başvurabileceğini ifade eden Bayraktar, vergi yoluyla müdahalenin bunlardan biri olduğunu kaydetti.
Bayraktar, bugüne kadar vergiden vazgeçilen tutarın 250 milyar liraya ulaştığını ve fiyat artışlarının bir bölümünün bu yolla tüketiciye yansıtılmadığını belirtti.
“MODERN ZAMANLARIN EN BÜYÜK ENERJİ KRİZİ”
Gabar’da petrol, Karadeniz’de ise doğalgaz üretimi yapılmasına rağmen enerji fiyatlarının neden düşmediği sorusunu da yanıtlayan Bayraktar, küresel ölçekte yaşanan enerji krizine dikkat çekti.
Bayraktar, mevcut süreci “modern zamanlarda” yaşanan en büyük enerji krizi olarak nitelendirerek Hürmüz’deki gelişmelerin yanı sıra Venezuela, Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer küresel gelişmelerin enerji piyasalarını etkilediğini söyledi.
Türkiye’nin bu koşullara rağmen enerji arz güvenliğinde sorun yaşamadığını belirten Bayraktar, enerji arzının sürdürülebilmesi için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti.
GABAR VE KARADENİZ ÜRETİMİNİN EKONOMİYE KATKISI
Gabar’daki petrol üretiminin yıllık yaklaşık 3,2 milyar dolarlık ekonomik katkı sağladığını belirten Bayraktar, bölgede günlük 83 bin 500 varil üretim yapıldığını söyledi.
Karadeniz’deki doğalgaz üretiminin de 2026 yılı sonunda iki katına çıkarılmasının hedeflendiğini ifade eden Bayraktar, bunun yıllık yaklaşık 7,2 milyar dolarlık katkı sağlayacağını belirtti.
Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’nda üretimin 2028 yılında dört katına çıkmasının planlandığını, bugünkü fiyatlarla bunun 14-15 milyar dolarlık katkı anlamına geleceğini söyledi.
Bu kaynaklardan elde edilen gelirin önemli bölümünün Türkiye’de kalacağını belirten Bayraktar, yerli petrol ve doğalgaz üretiminin enerji ithalatına ödenen kaynakların azaltılmasına katkı sağladığını ifade etti.




