Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Derya Uğur, aile hekimliği sisteminde çalışanların yaşadığı sorunları değerlendirdi. Uğur, aile hekimlerinin görev tanımlarının dışına çıkan iş ve işlemlerin yıllar içinde arttığını, bunun hem sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını hem de hizmet sunumunu etkilediğini savundu.

Aile hekimliği sisteminin temelinde koruyucu sağlık hizmetlerinin bulunduğunu belirten Uğur, kişilerin sağlık takibi, tanı ve tedavisi, aşılama ile gebelik izlemlerinin düzenli şekilde yürütülmesinin hedeflendiğini söyledi.

“İŞ YÜKÜ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”

Sistemin 2005 yılında hayata geçirilmesinden bu yana kapsamlı bir düzenleme yapılmadığını belirten Uğur, zaman içerisinde aile sağlığı merkezlerinde görev yapan personelin sorumluluklarının genişlediğini ifade etti.

Uğur, mevcut yapının hem çalışanların sorunlarını çözmekte hem de vatandaşlara yönelik hedeflenen sağlık hizmetini sunmakta yetersiz kaldığını ileri sürdü.

MEDULA sistemi üzerinden aile hekimlerine yüklenmek istenen işlemleri de eleştiren Uğur, SGK’nın idari ve mali süreçlerinin denetlenmesinin sağlık çalışanlarının temel görevleri arasında olmadığını söyledi. Bu uygulamanın hayata geçirilmesinin sağlık emekçilerinin sorumluluklarını daha da artıracağını savundu.

Turgutlu’daki okul saldırısının ardından çağrı: Güvenlik tedbirleri acilen alınmalı!
Turgutlu’daki okul saldırısının ardından çağrı: Güvenlik tedbirleri acilen alınmalı!
İçeriği Görüntüle

“AİLE HEKİMLERİNİN ÜZERİNDEN İŞ YÜRÜTÜLÜYOR”

Aile hekimliğinin performans kriterleri ve memnuniyet ölçümleri üzerinden değerlendirilmesine tepki gösteren Uğur, sağlık çalışanlarının yapamadıkları hizmetlerin sorumluluğunun da aile sağlığı merkezlerine bırakıldığını savundu.

Uğur, “Burada performans kriterleriyle, memnuniyet anketleriyle, onu yazardın, bunu yazmazdınla aile hekimlerinin, aile sağlığı çalışanlarının üzerinden iş görmeye çalışmak doğru değildir” dedi.

Sağlıkta dönüşüm uygulamalarıyla birlikte sağlık çalışanlarının özlük haklarında gerileme yaşandığını ve sağlık kurumlarının işletme mantığıyla yönetildiğini öne süren Uğur, bunun sağlık hizmetlerinin niteliğini de olumsuz etkilediğini ifade etti.

“KİRA GİDERLERİ HEKİMLERİN ÜZERİNDE”

Aile sağlığı merkezlerinde en önemli sorunlardan birinin de finansman olduğunu belirten Uğur, hekimlere ödenen cari giderlerin özellikle büyükşehirlerde merkezlerin masraflarını karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi.

Birçok aile sağlığı merkezinin kamuya ait binalarda hizmet vermediğini belirten Uğur, hekimlerin daire ya da dükkân kiralayarak bu merkezleri oluşturduğunu ve kira ile yıllık artışların da kendileri tarafından karşılandığını anlattı.

Kira bedellerindeki artışların hekimleri zorladığını ifade eden Uğur, bazı çalışanların masrafları karşılayamadıkları için aile hekimliği görevinden ayrılarak kadrolarının bulunduğu sağlık kurumlarına dönmek zorunda kaldığını söyledi.

Uğur, bu durumun devam etmesi halinde aile sağlığı merkezlerinde sağlık çalışanı açığının daha da büyüyebileceğini belirtti.

“SAHADA ÇALIŞANLARIN GÖRÜŞÜ ALINMALI”

Sorunun yalnızca belirli bir kentle sınırlı olmadığını savunan Uğur, aile sağlığı merkezlerindeki kira probleminin farklı illerde de yaşandığını söyledi.

Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunan Uğur, yeni düzenlemelerin hazırlanması sırasında sağlık meslek örgütleri ve sahada çalışan sağlık emekçileriyle doğrudan görüşülmesi gerektiğini belirtti.

Uğur, “Sağlık hizmetlerinin sunumunu eşit, ulaşılabilir, nitelikli hale getirmek istiyorsanız, sağlık meslek örgütleriyle, sahada uygulayıcılarıyla masaya oturup onların olması gerektiğini söyledikleri görüşleri yerine getirmeleri gerekiyor” dedi.

“İNSAN ONURUNA YARAŞIR ÇALIŞMA KOŞULLARI İSTİYORUZ”

Sağlık çalışanlarının personel eksikliği, düşük ücretler, malzeme yetersizlikleri ve sağlıkta şiddet gibi sorunlarla da karşı karşıya olduğunu belirten Uğur, çalışanların daha iyi koşullarda görev yapmasını istediklerini söyledi.

Uğur, sağlıkta şiddetin önlenmesi için de daha etkili düzenlemeler yapılması gerektiğini savunarak, sendikanın hazırladığı sağlıkta şiddet yasası teklifinin ilgili kurumlarla paylaşılabileceğini ifade etti.