AİHM’nin açıkladığı veriler, Türkiye’nin hem 2025’te incelemeye alınan başvurularda hem de Mahkeme önünde sonuçlandırılmayı bekleyen başvurularda ülkeler arasında açık ara ilk sırada yer aldığını ortaya koydu.
AİHM verilerine göre 2025’te Türkiye hakkında 6 bin 743 başvuru incelemeye alındı. Türkiye’yi 3 bin 303 başvuruyla Polonya, 2 bin 421 ile İtalya, 2 bin 299 ile Ukrayna ve bin 962 ile Romanya izledi. Listenin sonunda ise 4 başvuruyla Lihtenştayn, 8 ile Andorra, 11 ile Monako, 14 ile İzlanda ve 15 ile San Marino yer aldı.
Türkiye, 2020’den bu yana açıklanan verilerin tamamında ilk sırada yer aldı. AİHM genelinde de incelemeye alınan başvuru sayısı 2024’te 28 bin 800 iken 2025’te 31 bin 800’e yükseldi. Mahkeme, bu artışta özellikle Türkiye, Polonya ve İtalya hakkındaki başvuruların etkisine dikkat çekti.
Mahkeme, 2025 yılında Türkiye hakkında toplam 9 bin 865 başvuruyu sonuçlandırdı. Bunların 6 bin 302’si kabul edilemez bulundu veya dava listesinden düşürüldü; kalan 3 bin 563 başvuru ise hükme bağlandı. Birden fazla başvurunun aynı kararda ele alınabilmesi nedeniyle bu dosyalar 74 kararda incelenirken, AİHM bu kararların 66’sında en az bir hak ihlali tespit etti. İhlallerde ilk sırayı adil yargılanma hakkı aldı.
Türkiye hakkında 24 kararda adil yargılanma hakkının, 21 kararda kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmedildi. Yargılamaların uzunluğu ve etkili başvuru hakkı bakımından 8’er, ayrımcılık yasağı bakımından 5, ifade özgürlüğü bakımından ise 3 kararda ihlal tespiti yapıldı.
30 Haziran 2026 itibarıyla ise AİHM önünde sonuçlandırılmayı bekleyen 56 bin 500 başvurunun 22 bin 600’ünün Türkiye hakkında olduğu belirlendi. Türkiye, böylece bekleyen tüm dosyaların yüzde 40’ını tek başına oluşturdu ve ikinci sıradaki Rusya’nın yaklaşık 3,4 katına ulaştı.
AİHM’nin Cumhuriyet’ten Batuhan Serim'e verdiği bilgiye göre; Türkiye hakkında bekleyen dosyaların yaklaşık yüzde 85’i, 15 Temmuz 2016 sonrasında ilan edilen olağanüstü hal döneminden kaynaklanan tutuklamalar, kötü muamele iddiaları, kamu görevinden ihraçlar, tutukluluk koşulları, ceza yargılamalarının adilliği, "kanunsuz ceza olmaz" ilkesi ve mülkiyet hakkı gibi konuları kapsıyor.