Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin 2. kuruluş yıl dönümü programında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "40 yıl 'Apo asılsın, Apo asılsın' diye siyaset yaptınız, şimdi 'Apo nasılsın?' diyorsanız hesabını vereceksiniz. Millete umut olacaktınız, Öcalan'a umut hakkından bahsediyorsanız verin millete hesabını. Millete ev yapacaktınız, Öcalan'a villa yapıyorsanız verin millete hesabını" dedi. Ağıralioğlu, "Fon krizi"ne yönelik de "Sigara alırken kimlik soruyorsunuz. Milyarlarca doları soyulmuş milletin, hiç kimsenin kimliğini açıklamıyorsunuz" dedi.
Anahtar Parti'nin 2. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir otelde program düzenlendi. Programa, Genel Başkanı Ağıralioğlu, parti yöneticileri, il ve ilçe başkanları ile teşkilat üyeleri katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan program, partinin iki yıllık siyasi hayatı boyunca hayatını kaybeden partili isimlerin anıldığı video gösterimiyle devam etti. Programda, Anahtar Parti Genel Sekreteri Nihal Ağca açılış konuşmasını gerçekleştirdi.
Ağca, "Biliyoruz ki Sayın Genel Başkanımızın liderliğinde Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu, milletimizin giderilemeyecek hiçbir derdi yoktur. Kilit onlarsa anahtar buradadır. Kilit onlardaysa çözüm bu salondaki liyakatli kadrolardadır. 2. yılımız kutlu olsun" dedi.
Programda, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu'nun şehir ziyaretlerinden kesitlerin yer aldığı video gösterimi yapıldı. Daha sonra konuşmasını yapan Ağıralioğlu, partilileri selamladı ve partisinin ikinci kuruluş yıl dönümünü kutladı. Partisinin kuruluşunu "soylu bir itiraz" olarak nitelendiren Ağıralioğlu, Türkiye'de yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunlara dikkati çekti. İktidarın politikalarına yönelik eleştirilerini dile getiren Ağıralioğlu, çalışanlardan emeklilere, esnaftan çiftçilere kadar toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sorunlara çözüm üretmek amacıyla yola çıktıklarını ifade etti. Ağıralioğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı'na ve hükümetin kurmaylarına, Allah'tan başka kimseden korkmadığıyla övündüğünüz milletinizi kendinizden korkuttuğunuzu hatırlattık. Bu korku ikliminde kurulduk" dedi.
"Memleketin önüne prompter cihazı konulmuş ve cihaza Türkiye Yüzyılı hayali giydirilmiş" diyen Ağıralioğlu, "Prompter cihazının önünde Türkiye Yüzyılı var Sayın Cumhurbaşkanım. Prompter cihazı bir konuşma cihazı. Camdan konuşuyorsunuz, cama yazıyorlar. Herkesin mutlu mesut olduğundan bahsederek size memlekette her şeyin yolunda olduğunu söyletiyorlar. Camın arkasında sorunlarıyla yaşamak zorunda kalan, intihar etmek zorunda kalan, 'Yaşayamıyorum' diye bağıran koca bir millet var. Önünde Türkiye Yüzyılı diye övündüğünüz camın arkasında feryat figan eden bir millet var. Siz camdan konuşuyorsunuz, biz candan konuşuyoruz" diye konuştu.
"MİLLETE EV YAPACAKTINIZ, ÖCALAN'A VİLLA YAPIYORSANIZ VERİN MİLLETE HESABINI"
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de konuşan Ağıralioğlu, şunları söyledi:
"İktidar, geçen seçimi Öcalan'a söverek, 'Öcalan asılsın' diyerek kazanmıştı. Ricam şuydu: 'Apo asılsın' diye siyaset yapanların, 'Apo nasılsın?' demek zorunda kaldıklarını izah etmek zorunda bırakalım onları. Madem 40 yıl 'Apo asılsın, Apo asılsın' diye siyaset yaptınız, şimdi 'Apo nasılsın' diyorsanız hesabını vereceksiniz. Muhalefet partilerinin genel başkanlarına arz etmeye çalıştım. Dedim ki eğer biz anayasa hattında durursak, Cumhuriyet'i korursak, kurduğumuz gibi muhafaza edeceğimize uygun davranırsak, Türk milleti; Cumhuriyet'i koruyacağımızı, üniter yapıyı koruyacağımızı, vatanı koruyacağımızı, bayrağı tartıştırmayacağımızı, Türk milletinin adının Türk milleti olduğu hassasiyetimizi haykıracağımızı bilirse bizimle yürüyecek dedim. Bu Terörsüz Türkiye Komisyonu'na dahil olmayın dedim. Hükümet, millete umut olmak için geldikleri iktidarda Öcalan'a umut olmaktan bahsettikleri için millete hesap versinler. Millete umut olacaktınız, Öcalan'a umut hakkından bahsediyorsanız verin millete hesabını. Millete ev yapacaktınız, Öcalan'a villa yapıyorsanız verin millete hesabını."
"ACABA CUMHURBAŞKANIMIZIN ŞU ANDA HABERİ OLMAYAN NE TÜRLÜ BELAYLA KARŞILAŞACAĞIZ YARINLARDA?"
Fon krizine ilişkin de konuşan Ağıralioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Fon meselesi diye konuşmaya bayılıyorlar. Önce adını doğru koyacaksınız. Bunun adı fon meselesi değil, 'fon rezaleti'. Önce bu, sizden daha önceki iktidarların sebep olduğu, sizin de yeni iktidara gelmiş gibi çözeceğiniz, öyle davranarak kendinizi kurtarabileceğiniz bir rezalet değil. Bu, bizzat sizin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye her derde deva olacak diye 'Bana yetkiyi verirseniz bu yetkiyle her sorunu anında çözeceğim, her şeyi bilecek, her şeyi görecek, her gördüğümde de anında müdahale edecek kudreti istiyorum sizden' diye meydan meydan gezip aldığınız yetkinin finalidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bitmiştir. Ben, memleketin gördüğü en büyük dolandırıcılığı, 18,5 milyar dolar fonda, 4-5 katı borsada, tarihî dolandırıcılık serimiz içerisinde bu türlüsünü ilk defa gördüğümüz bu büyük rezaleti Cumhurbaşkanımızın bilgisi dahilinde yaşadık sözünü bana Allah'ın kulu söyletemez. Onlar da söylemiyorlar zaten. Diyorlar ki 'Cumhurbaşkanımızın bilgisi yok'. Ben de buna inanıyorum. Biz 2017 referandumunda, 2018'de uygulamaya girmiş bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kurgusunda, 'Haberi yok Cumhurbaşkanımızın' diyeceğimiz bir cumhurbaşkanı mı seçtik? Şimdi 'haberi yok, cumhurbaşkanı' yönetim yapıyor. 467 bin kişi fonda, 4 milyon 500 bin kişi borsada. Bunlara bağlı olarak aileleriyle sayarsanız 15 milyon insanımızın, yani hemen hemen nüfusumuzun beşte birinin dolandırıldığı bu organizasyondan haberi yok. Memleketin her derdine deva olurum diye kendisini partililerine böyle takdim etmelerini tembihleyen Cumhurbaşkanımızın, 15-16 milyonun dolandırıldığı bu organizasyondan 'haberi yok' diyerek çıkmayı planlıyorsunuz. Bunu nasıl başaracaksınız? Cumhurbaşkanımızın haberi olmaması bizi şöyle kaygılandırıyor: Bundan şimdi haberi oldu. Acaba Cumhurbaşkanımızın şu anda haberi olmayan ne türlü bir belayla karşılaşacağız yarınlarda?
"SİGARA ALIRKEN KİMLİK SORUYORSUNUZ. MİLYARLARCA DOLARI SOYULMUŞ MİLLETİN, HİÇ KİMSENİN KİMLİĞİNİ AÇIKLAMIYORSUNUZ"
Memlekette AK Parti'nin siyasi iradesine güven istiyorsanız bu mevzuda kim bulaşmışsa bulaşanların isimlerini teker teker açıklayacaksınız. Memlekette zaten içine daha önce dahil olduğunuz, güya memleketin ufkunu teklif ettiğiniz Terörsüz Türkiye sürecinde de bir şeye sebep oldunuz. O zaman bağırıyordum: Bir kilo baklava çalınca hırsız oluyorsunuz, milyar dolar çalınca beyefendi oluyorsunuz. Bir kişiyi öldürünce katilsiniz, 40 bin kişiyi öldürünce 'Sayın' diyorlar size. Bu mekanizmayı böyle yaparsanız memleketinizi yıkarsınız dedim. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çökmüştür. Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu işin detaylarına sonuna kadar, kim olursa, kime yaslanırsa yaslansın sonuna kadar gideceğine ilişkin hassasiyetinin örneklerini istiyoruz. Tedbir kararı koyuyorsunuz, geri kaldırıyorsunuz. İsimler geçiyor. Sigara alırken insanlara kimlik numarası sorulsun diye düzenleme getirdiniz. Sigara alırken kimlik soruyorsunuz. Milyarlarca doları soyulmuş milletin, hiç kimsenin kimliğini açıklamıyorsunuz. Siz kimsesizlerin kimi olmakla övünüyorsunuz? Kimsesizleri dolandırdılar adamlarınızı efendim."
"YAPANIN YANINA KAR KALDIĞI İÇİN, ÇALAN ÇALDIĞI PARAYI YURT DIŞINA KAÇIRABİLDİĞİ İÇİN MEMLEKET BU HALDE"
"Açlık sınırı açıklıyorsunuz. Uzunca zamandır böyle bir utanç var" diyen Ağıralioğlu, şöyle devam etti:
Ben İYİ Parti zamanında ve bütçe görüşmelerinde de söylüyordum: 'Türk yurdunda siz utanmıyor musunuz açlık sınırı açıklamaya? Milletiniz, açıkladığınız açlık sınırının, fakirlik sınırının altında yaşamaya alıştı. Şimdi benden duyun lafı. Hükümetimiz, 21. yüzyıla, Türk yüzyılına bu kadar laf ediyorsunuz. Kendiniz için tokluk sınırını açıklar mısınız? Tokluk sınırınızı açıklayacaksınız. Çünkü bugün fon rezaletiyle karşı karşıya olduğumuz şey sadece dolandırılmak değildir. Siz ve çocuklarınız tam olarak ne yaşadınız ki doymuyorsunuz? Biz sizden tokluk sınırı bekliyoruz. Meşhur bir söz: Bekçi köpeği havlamıyorsa hırsız içeridendir. Dedektif filmlerinde de vardır; alarmlar, sensörler çalışmamış, mekanizma denetime kavuşmamış. Denetim mekanizmaları hırsıza engel olamamış. Buna sebep olan mekanizmanın niçin çalışmadığını biz biliyoruz. Liyakat, şeffaflık iptal; yürütmenin yaptığı her şeyin hesabını soracak yargı bağımsızlığı iptal olduğu için memleket bu hâlde. Yapanın yanına kâr kaldığı için, yapan elini kolunu sallayıp gezebildiği için, çalan çaldığı parayı yurt dışına kaçırabildiği için, elini kolunu sallayarak çaldığı parayla saygın milletin içinde gezebildiği için memleket bu halde."
"AÇ OKULA GİTMİŞ ÇOCUKLARIMIZ VAR. ONLAR VE ANNELERİYLE BEKLEYECEKLER SİZİ SANDIKTA"
Ağıralioğlu, seçim sürecinde sandık güvenliğine ilişkin sorulara değinerek, bu kez iktidarın 25 yıllık dönemine tanıklık eden vatandaşların sandıkta belirleyici olacağını ifade etti. Ağıralioğlu, "Sizin 25 yılınıza şahit olarak gelecekler sandıkların başına. Kim bekleyecek sizi sandıkların başında? Bilin. Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Devlet Bahçeli diyorsunuz ya, yürütmede Sayın Erdoğan, yasamada biz. Size bu imkanı milletiniz verecek mi, göreceğiz. Sizi sandıklarda da müşahit olarak kim bekliyor? 400 bin atanamayan öğretmen bekleyecek. 42 yıl devletle omuz omuza vuruşmuş, bugün PKK'ya bölgeyi teslim ettiğiniz o siyasal iklim içerisinde devletle vuruştukları için sahipsizlik hissine teslim ettiğiniz korucularınızı bekleyecek. Mücadele etmiş, ay yıldızlı bayraklara sarılı tabutlarda evlatlarını almış analar, babalar bekleyecek. Sandıkların başında 17 milyon emekliniz bekleyecek. Eskiden çok para kazandınız, 'Bir ara da harcayın.' dediğiniz sanayiciler bekleyecek. Sizi esnafınız bekleyecek, çiftçilerimiz, kamu mühendisleriniz bekleyecek. Aç okula gitmiş çocuklarımız var onlar ve anneleriyle bekleyecekler sizi sandıkta. Melek gibi evlatlarımız öldürülüyorlar, sokaklarda çetelere teslim ediliyorlar. Onlar ve anaları bekleyecek" şeklinde konuştu.
"BU MİLLETİ TWITTER ÜZERİNDEN NASIL BÖYLE BİR KRİZLE KARŞI KARŞIYA BIRAKABİLİYORSUNUZ?"
Mekke Ortak Savunma Antlaşması'na ilişkin konuşan Ağıralioğlu, "Mekke Antlaşması yapıyorsunuz. Bizi neden koruyorsunuz? Bu anlaşmayla hangi tehlikeyi savuşturuyorsunuz? Bu anlaşmayı yaparken hangi tehdidi savuşturduğunuzu bizimle niçin konuşmuyorsunuz" diye sordu.
Ağıralioğlu, Azerbaycan'da yaşanan başörtüsü krizi sonrasında Türkiye ile Azerbaycan arasında yaşanan gerilime ilişkin, "Azerbaycan'la yaşadığınız bu son dönemdeki tartışmada tweet atarak kardeşliğinizi nasıl yönetmeyi düşünüyorsunuz? Bu koca milleti, adı Türk milleti olan, iki devlet demenize de gerek yok, adı, sanı, şanı Türk milleti olan bu milleti Twitter üzerinden nasıl böyle bir krizle karşı karşıya bırakabiliyorsunuz?" dedi.
"DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATINI KURACAĞIZ"
Ağıralioğlu, konuşmasının sonunda partisinin iktidara gelmesi durumunda hayata geçirmeyi planladığı çalışmaları sıralayarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Adaleti sadece adalet dağıtacağı bir özel salahiyetle buluşturacağız, bağımsızlıkla buluşturacağız. Hukuk fakülteleri dâhil her şeyi yeniden planlayacağız. Üniversitelerimizi bilimi konuşabilir, bilimi konuşurken siyasete de yön verebilir, bilenlerin baş tacı olduğu en iyi, itibarlı merkezler hâline dönüştüreceğiz. Meslek odaları dâhil mesleğe katkısı olan odaları ayakta tutacağız. Devlet Planlama Teşkilatı'nı kuracağız. Anahtar Parti, sizin yapamadığınız empatiyi, sizin yapamadığınız muhasebeyi, sizin çözemediğiniz sorunları, sizin memleketin ayağa kalkması için oluşturamadığınız şartların, dolduramadığınız hazinenizin, dolduramadığınız ambarların partisidir. Size şöyle diyecekler: 'Liyakatli şöhretsizler olarak başladınız. Memleketin sorunlarının anahtarı oldunuz. Çözdünüz, artık şöhretli oldunuz. Var olun, iyi ki kuruldunuz' denilecek bir gelecek diliyorum size."




