Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, küresel ekonomide yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından “Türkiye yeni dünya ekonomisinde nerede durmalı?” başlığıyla açıklama yapan Ağıralioğlu, Türkiye’nin küresel ekonomik değişimi uzaktan izleyemeyeceğini belirtti.
Dolar merkezli ekonomik düzenin yanında Çin’in yuan ve CIPS üzerinden kendi finansal alanını genişlettiğini ifade eden Ağıralioğlu, ülkelerin ticaret ve rezervlerini tek bir para birimine ya da finans sistemine bağlamak istemediğini söyledi.
“HEDEFİMİZ NE BATI NE DOĞU, TÜRKİYE”
Ağıralioğlu, Türkiye’nin önüne sürekli “Batı mı, Doğu mu?” sorusunun konulduğunu belirterek kendi yaklaşımlarının Türkiye merkezli olduğunu söyledi.
Avrupa ile ticaretin büyütülmesi, Çin ve Asya ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve Körfez ülkelerinin sermaye gücüyle daha güçlü bağlar kurulması gerektiğini savunan Ağıralioğlu, Türk dünyasıyla da ticaret, enerji, ulaşım ve finans alanlarında ekonomik bütünleşme yollarının açılması gerektiğini ifade etti.
Bu yaklaşımın doların yerine yuanı koymak anlamına gelmediğini belirten Ağıralioğlu, bir bağımlılıktan kurtulup başka bir bağımlılığın altına girmenin ekonomik bağımsızlık olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi.
“ÖNCE KENDİ EVİMİZİN İÇİNİ DÜZENE KOYACAĞIZ”
Türkiye’nin tek bir ülkeye, para birimine, pazara veya finans sistemine bağımlı olmadığı bir ekonomik yapı hedeflediklerini belirten Ağıralioğlu, Türk lirasının bölgesel ticarette daha fazla kullanılması gerektiğini savundu.
İstanbul’un Avrupa ile Asya arasındaki sermaye ve ticaret akışında gerçek bir finans merkezi haline gelmesi gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Körfez arasındaki üretim ve ticaret zincirlerinin merkezinde yer alması gerektiğini ifade etti.
Ancak bunun yalnızca dış politika tercihleriyle mümkün olmayacağını vurgulayan Ağıralioğlu, iç ekonomide de kapsamlı adımlar atılması gerektiğini söyledi.
ENFLASYON VE ÜRETİM VURGUSU
Ağıralioğlu, ekonomik hedeflerin başında enflasyonun düşürülmesi, üretimin güçlendirilmesi, teknoloji ve yüksek katma değerli ihracatın artırılması ile mali disiplinin sağlanmasının geldiğini belirtti.
Ekonomi yönetimine duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini savunan Ağıralioğlu, ekonomik bağımsızlığın dünyaya sırt çevirmek anlamına gelmediğini ifade etti.
Ağıralioğlu, güçlü ekonominin; dünyayla ticaret yapan ancak herhangi bir ülkeye bağımlı olmayan, üreten, ihracat gerçekleştiren, teknoloji geliştiren ve kendi kararlarını verebilen bir Türkiye anlamına geldiğini söyledi.
Anahtar Parti lideri, hedeflerinin borçla ayakta duran değil üreterek büyüyen, başkalarının kararlarını bekleyen değil kendi kararlarını verebilen ekonomik olarak güçlü ve bağımsız bir Türkiye olduğunu belirtti.