Güncel

Afşin-Elbistan A Termik Santrali bilirkişi raporu: Emisyonlar çevre mevzuatına aykırı

Çelikler Afşin-Elbistan A Termik Santrali'ne verilen Çevre İzin ve Lisans Belgesi'nin iptali istemiyle açılan davada hazırlanan bilirkişi raporunda, santralin hava emisyonlarının çevre mevzuatına aykırı olduğu, izin sürecinde tüm ünitelerin birlikte değerlendirilmediği ve insan sağlığı ile çevre açısından ciddi ve süregelen risk bulunduğu belirtildi.

Çelikler Afşin-Elbistan A Termik Santrali'ne verilen Çevre İzin ve Lisans Belgesi'nin iptali istemiyle Greenpeace Akdeniz Derneği ve bölge sakinlerinin açtığı davada hazırlanan bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Dördü profesör olmak üzere yedi kişilik bilirkişi heyeti, santralin çevre izin sürecini teknik açıdan değerlendirdi.

EMİSYONLAR SINIR DEĞERLERİ AŞTI

Raporda, 13 Mart 2026'da santralin 4. ünitesinde yapılan resmi ölçümlerde kükürtdioksit ve azotdioksit emisyonlarının, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nde belirlenen sınır değerleri üç ardışık ölçümde de aştığı belirtildi.

Toz ve karbonmonoksit değerlerinin sınırlar içinde kaldığı, ancak kükürtdioksit ve azotdioksit emisyonlarının mevzuata aykırı seviyelerde olduğu ifade edildi.

Bilirkişi heyeti, bu durumun tek seferlik olmadığını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın dosyaya sunduğu 2024 yılı Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi verilerinin de aynı tabloyu ortaya koyduğunu kaydetti.

ÇEVRE İZNİ SADECE BİR ÜNİTE ÜZERİNDEN VERİLMİŞ

Raporda, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği'nde aynı adresteki tüm tesislerin birlikte değerlendirilmesi zorunlu olmasına rağmen çevre izninin yalnızca santralin 4. ünitesi esas alınarak verildiği belirtildi.

Aynı sahadaki diğer ünitelerin izin kapsamı dışında bırakılmasının yönetmeliğe aykırı olduğu vurgulanırken, 2024 yılı emisyon verilerinin izin kapsamına alınmayan 3. ünitenin de faaliyet gösterdiğini ortaya koyduğu ifade edildi.

BELGE VE İZLEME EKSİKLİKLERİ TESPİT EDİLDİ

Bilirkişi raporunda, en yakın yerleşim yerinde yapılan gündüz gürültü ölçümünün sınır değerlerin altında kaldığı ancak ölçümün yalnızca 4. ünitenin çalıştığı sırada gerçekleştirildiği belirtildi. Diğer ünitelerin de aynı anda çalışması halinde farklı sonuçlar ortaya çıkabileceği, gece dönemine ilişkin ise sağlıklı bir değerlendirme yapılamadığı kaydedildi.

Atık su deşarjında sınır değerlerin aşılmadığı ancak periyodik iç izleme kayıtlarının dosyada bulunmadığı ifade edildi. Düzenli depolama sahasına ilişkin raporlarda ise doluluk oranları arasında çelişkiler bulunduğu, bazı lisanslı atık kodlarının kullanılmadığı ve sızıntı suyuna ilişkin değerlendirmelerin tek seferlik incelemeye dayandığı belirtildi.

"İNSAN SAĞLIĞI VE ÇEVRE İÇİN CİDDİ RİSK VAR"

Raporda yer alan biyoloji, ziraat mühendisliği ve halk sağlığı uzmanlarının ortak değerlendirmesinde, hava emisyonlarındaki uygunsuzlukların insan sağlığı, tarımsal üretim, su kaynakları ve ekosistem üzerinde ciddi ve sürekli risk oluşturduğu ifade edildi.

Resmi verilere göre bölgede şu ana kadar istatistiksel olarak anlamlı bir hastalık veya kanser artışı tespit edilmediği belirtilirken, kronik çevresel etkilerin uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuldu.

BİLİRKİŞİDEN MAHKEMEYE DEĞERLENDİRME

Bilirkişi heyeti sonuç bölümünde, dava konusu Çevre İzin ve Lisans Belgesi'nin hava emisyonları açısından gerekli teknik koşulları karşılamadığı, çevre izin sürecinde tüm tesislerin birlikte değerlendirilmesi zorunluluğunun yerine getirilmediği ve tespit edilen eksikliklerin yapısal nitelik taşıdığı kanaatine vardı.

Raporda, hava emisyonlarındaki uygunsuzlukların insan sağlığı, tarım, su kaynakları ve ekosistem üzerinde ciddi ve süregelen risk oluşturduğu belirtilirken, idari işlemin hukuka uygunluğuna ilişkin nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu ifade edildi.