Tutuklu Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listesinden Ataşehir Belediye Meclisi’ne seçilen altı üyenin AKP’ye geçmesine ilişkin açıklama yaptı. Adıgüzel, seçmen iradesinin siyasi pazarlıkların konusu haline getirilmesini eleştirerek, yaşananların kamuoyu önünde tartışılması gerektiğini belirtti.

Adıgüzel, açıklamasında 2024 yerel seçimlerinde Ataşehir Belediye Başkanı seçilirken 139 bin oy aldığını ve bunun yüzde 56,39’a karşılık geldiğini hatırlattı. CHP’nin belediye meclisi seçimlerinde ise yüzde 53,92 oy aldığını belirten Adıgüzel, bu sonuçların Ataşehir halkının demokratik iradesini ortaya koyduğunu ifade etti.

“HESABI ATAŞEHİR HALKINA VERİLMELİ”

Yaklaşık 160 gündür Silivri’de bulunduğunu belirten Adıgüzel, yaşanan sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Asılsız iddialarla 160 gündür Silivri’deyim. Bu yaşananlara baktığımızda neden burada olduğum da çok net anlaşılmakta. Ancak bulunduğum yer neresi olursa olsun, Ataşehir halkının sandıkta ortaya koyduğu iradeye sahip çıkmayı görevimin ayrılmaz bir parçası olarak görüyorum. Öyle görmeye de devam edeceğim.

Kırmızı bültenle aranan IŞİD şüphelisi Eskişehir’de yakalandı!
Kırmızı bültenle aranan IŞİD şüphelisi Eskişehir’de yakalandı!
İçeriği Görüntüle

Ben her zaman siyasi mücadelenin sandıkta verileceği inancıyla siyaset yaptım. Milletin verdiği yetkinin, yalnızca milletin özgür iradesiyle değişeceğine olan inancımı hep korudum. Sandıkta ortaya çıkan tabloyu, seçimden sonra yapılan parti değişiklikleri üzerinden başka bir siyasi dengeye dönüştürmeye yönelik her girişim, kamuoyu önünde açıkça tartışılmalı ve hesabı yine Ataşehir halkına verilmelidir.”

“ATAŞEHİR’İN İRADESİ ATAŞEHİRLİNİNDİR”

Adıgüzel, açıklamasında seçmen iradesinin makam ve siyasi hesaplarla değiştirilemeyeceğini savunarak şöyle devam etti:

“31 Mart’ta Ataşehir halkının ortaya koyduğu irade son derece açıktır. Hiçbir makam, hiçbir siyasi hesap ve hiçbir parti değişikliği bu gerçeği ortadan kaldırmayacaktır. Benim için mesele bir koltuk ya da makam meselesi değildir. Mesele, Ataşehirli komşularımızın demokratik tercihinin korunmasıdır.

Milletimizin teveccühünü kendi ikballeri için masa başı pazarlıkların konusu edenler, Ataşehir halkına ihanet etmişlerdir. Bu ihanetin vebali de büyüktür. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin yanında durmaya devam edeceğiz. Ataşehir’in geleceğine ilişkin son sözü dün olduğu gibi yarın da Ataşehir halkı söyleyecektir. Ataşehir’in iradesi Ataşehirlinindir.”