Güncel

Açlık grevindeki madencilerin yürüyüşüne polis müdahalesi!

Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda günlerden beri eylem yapan ve açlık grevindeki madenciler, polis ablukasına alındı. Emekçilerin, yürüyüşüne polis müdahale etti. Madenciler, protesto için üstlerini çıkardı. Polis madencilere biber gazı ile müdahalede bulundu. Bağımsız Maden İş Avukatı Abdurrahim Demiryürek alınan son kararı açıkladı.

Aylarca maaş alamadıklarını söyleyen Doruk Madencilik işçileri, Ankara’da açlık grevi ve oturma eylemini sürdürüyor. Açlık grevlerinin beşinci gününde maden emekçileri, eylemde oldukları Kurtuluş Parkı'ndan Enerji Bakanlığı'na yürümek istedi.

Polis, maden işçilerini ablukaya aldı, müdahale ederek yürüyüşe izin vermedi. Günlerden beri aç olan madenciler, protesto için de üstlerini çıkardı. İşçiler, "Direne direne kazanacağız" sloganı attı. Haklarını almadan ayrılmayacaklarını belirten madenciler, baretlerini yere vurarak ablukaya tepki gösterdi.

Polis, maden işçilerini ablukaya aldı. Çemberi aşan madencilere, biber gazı sıkıldı. Madenciler fenalaştı. Gazlı müdahaleye emekçiler, "100 madenciye 1000 polis; ekmek isteyene biber gazı!" sözleri ile tepki gösterdi.

5 emekçi fenalaştı. Alana gelen ambulanslar ile madenciler, hastaneye sevk edildi.

MADENCİLERDEN YENİ KARAR

Bağımsız Maden İş Avukatı Abdurrahim Demiryürek, alandan açıklama yaptı. Demiryürek, madencilerin yeni kararını açıkladı. Demiryürek, açlık grevine devam eden işçilerin Kurtuluş Parkı'ndan ayrılmama kararı aldıklarını ve artık hiç kimse ile konuşmayacaklarını açıkladı.

Demiryürek, emekçilerin tüm haklarını alana kadar alandan ayrılmayacağını ve hiç kimse ile konuşmayacaklarını vurguladı. Demiryürek şunları ifade etti:

"Doruk Madencilik maden işçileriyle Enerji Bakanlığı'nın önüne yürümek üzere hazırlığımızı yapıyorken bir kolluk ablukasıyla yine karşı karşıyayız. Kolluk ablukası aşılmadı ve bu noktada biber gazı müdahalesiyle karşılaşıldı. 5 maden işçisi arkadaşımız hastaneye kaldırıldı şu an. Hem bu ablukadan hem biber gazından etkilendiğinden hem de arkadaşlarımız 5 gündür açlık grevindeler. Bedenleri çok yorgun ama çok güçlüler aynı zamanda.
Şimdi biz tüm kamuoyuna çağrımız şu şekilde, tüm siyasi partilere vekillerimize de çağrımız şu şekilde: Madenciler ve sendikamız bu saat itibarıyla hiç kimseye tek bir kelime etmeyecek, bir cümle kullanmayacak, buldukları, kaldıkları yerden de kalkmayacaklar. Şayet madencilerle dayanışma göstermek isteyen, bu sorunun çözümüne katkım olsun isteyen tüm siyasi parti temsilcilerine, vekillerimize çağrımız da şu şekildedir: Burada bilfiil madencilerle beraber açlık grevinde olup bilfiil yanlarından ayrılmamalarını talep ediyoruz. Onun dışında tüm dayanışanlar ablukanın dışında kalacaklar. Sendikamızın aldığı karar bu yönde.
Bizler kamuoyunun da, Türkiye kamuoyunun da yanıltılmasını istemiyoruz. Doruk maden işçileri hukuka aykırı bir şekilde ücretsiz izne çıkartılıyorlar. Sadece 3 aylık alacaklarından ibaret değil bu alacaklar. 3 ay, 5 ay, 6 ay; biz bunların her birini birer birer işçi arkadaşlarla görüşerek tespit ettik. Sadece bunlarla sınırlı değil. TMSF devrinden sonra işçi arkadaşların içerideki çalışmış ve birikmiş yılları var, kıdem alacakları var. Yani tüm özlük hakları diye bahsettiğimiz alacaklar var.
Bu işletme TMSF'den devrediliyorken 800 işçi burada bulunmaktaydı. Burada işçiler Kod 4'ten, yani SGK'ya 4. koddan çıkışlar bildirildi. Bu, işverenin hiçbir haklı neden göstermeksizin işten çıkardığı anlamına gelir. Açılmış davalar kazanılmasına rağmen hiçbir tahsil yapılamadı. Dolayısıyla buradaki sorumluluk sadece 3 aylık işçilik alacağından ibaret değildir. İçeride yani devir öncesi Adularya işletmesinden çalışan, Adularya'dan sonra TMSF döneminde 6 yıl çalışmış olan, en son Doruk Maden İşletmesi'nde de devirden sonra 3 yıl çalışmış olan arkadaşlarımız var. Dolayısıyla bu arkadaşların talebi tüm özlük haklarının kendilerine ödenmesidir. Tüm özlük hakları kendilerine ödenmeden buradan ayrılmayacaklarını ilan ediyor arkadaşlarımız. Bizler de sendikamız adına bu açıklamayı yapmak zorundayız.
Bu saat itibarıyla hiçbir açıklama yapılmayacak, hiçbir görüşme yapılmayacak ama tüm Türkiye kamuoyuna çağrımız şudur: Herkes bulunduğu her yerde, her ilde madencinin sesini yükseltecek. Büyük parklarda, büyük meydanlarda madencinin sesini yükseltmesini talep ediyoruz Türkiye kamuoyundan. Tüm milletvekillerine de çağrımız: Madencinin yanında olmak evet, pekâlâ çok değerli bizim için, çok onur duyuyoruz, çok mutlu oluyoruz ancak bu sorunun çözülmesini istiyoruz artık. Bu sorunun çözümü için de tüm milletvekillerimizi bizlerle aynı abluka altında açlık grevine, madencilerle yan yana oturmaya davet ediyoruz ve bu sorun ta ki çözülene kadar burada olmalarını kendilerinden talep ediyoruz."

Bağımsız Maden İş, emekçilerin ambulansa biniş anını paylaşıp şu notu düştü:

"Açlık grevindeki 3 madenci fenalaştı!

3 madenci arkadaşımız fenalaştı, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

İşçiye reva muameleyi herkes görsün, duysun!"

Baretlerini havaya kaldıran emekçiler, ayağa kalkıp polis barikatını aşmak istedi. Polis madencilerin geçişine izin vermiyor.

Alandan konuşan Bağımsız Maden İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu'nun şu konuşması da paylaşıldı:

“Bu sorun çözülmeden Ankara’dan ayrılmayacağız dedik. Muhataplarımız Enerji Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve TMSF’dir. Birazdan muhtemelen gözaltı olacak.

Şimdi biz diyoruz bakanlar "kölebaşı" olsun! Bizi sürsünler; madenlere, tarlalara, sokakları süpürmeye, marketlere... Bizi sürsünler! Polislere kırbaç verin, onlar da kırbaçlasınlar bizi! Ya da onları da köle yapın!”

Bütün Türkiye'yi madencinin isyanına ortak olmaya çağırıyoruz!

NELER YAŞANDI?

Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin başkentteki eylemi devam ediyor. Aylardır ödenmeyen maaşlarını, fazla mesai ücretlerini, tazminatlarını ve diğer haklarını isteyen işçiler, bakanlık önünde açlık grevine başlamıştı.

Bağımsız Maden İş Sendikası, 21 Nisan Salı günü sabaha karşı gözaltına alınan 110 işçinin serbest bırakıldığını açıkladı. Sendika, işçilerin 14 saat sonra bırakıldığını duyurdu.

EMEKÇİLER HAKLARINI İSTİYOR

Doruk Madencilik işçileri, 13 Nisan’da maden sahası önünden yürüyüşe başladı. İşçiler 20 Nisan’da Ankara’ya ulaştı. Maden işçileri, aylardır maaş alamadıklarını, fazla mesailerinin ve geçmiş tazminatlarının ödenmediğini, sık sık ücretsiz izne çıkarıldıklarını belirtiyor.

Bağımsız Maden İş Sendikası’na göre maden 2016’da TMSF’ye geçti, 2022’de ise Yıldızlar SSS Holding’e devredildi. Sendika, bu süreçten sonra hak kayıplarının arttığını savunuyor. Ödemelerde yaşanan sorunlar nedeniyle çalışan sayısının 1200’den 250-300 seviyesine düştüğü ifade ediliyor.

TALEPLER AÇIKLANDI

İşçiler, ödenmeyen maaşlarının ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla birlikte ödenmesini istiyor. TMSF öncesi ve sonrasında işten çıkarılan tüm işçilere tazminat verilmesi de talepler arasında yer alıyor.

Madenciler ayrıca rızaları dışında uygulanan ücretsiz izinlerin kaldırılmasını, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun çalışma ortamı sağlanmasını, sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iade edilmesini ve madenin kamulaştırılarak iş güvencesinin sağlanmasını talep ediyor.

Serbest bırakıldıktan sonra açıklama yapan Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, bakanlık yakınına ulaştıkları andan itibaren fiilen gözaltına alındıklarını söyledi.

Çakır, işçilerin çok zor koşullarda bekletildiğini belirterek: “Bizi orada adeta ölüme terk ettiler. Çünkü ne bir battaniye verdiler ne altımıza karton ne de başka bir şey sağladılar” dedi.

İşçilerin yalnızca seslerini duyurmak istediğini belirten Çakır, eylemin süreceğini vurgulayarak: “Bütün kamuoyu, bütün siyasi partiler şunu bilsin: Bu iş çözülmeden madenciler buradan gitmeyecek” ifadelerini kullandı.