2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi iktisatçı Daron Acemoğlu, yapay zekânın geleceğine ilişkin değerlendirmelerini Nature dergisinde yayımlanan makalesinde kaleme aldı.
Teknoloji şirketlerinin insan yetenekleriyle yarışabilecek “yapay genel zekâ” geliştirmeye odaklandığını belirten Acemoğlu, bu yaklaşımın iş gücü üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Acemoğlu, yapay zekânın insan emeğini bütünüyle ikame eden bir teknoloji yerine çalışanların becerilerini ve üretkenliğini artıran bir araç olarak geliştirilmesi gerektiğini savundu.
Acemoğlu, binlerce ekonomist ve yapay zekâ araştırmacısıyla birlikte “Şimdi Harekete Geçmeliyiz” başlıklı bir metni imzaladığını da belirterek yapay zekânın gelişiminin toplumsal faydayı gözeten bir doğrultuya yönlendirilmesi çağrısında bulundu.
“OTOMASYON İSTİHDAMI VE ÜCRETLERİ GERİLETTİ”
Geçmiş araştırmalara dikkat çeken Acemoğlu, ABD iş gücü piyasasında 1980’den bu yana otomasyonun rutin görevleri yerine getiren çalışanlara yönelik talebi azalttığını ve gelir eşitsizliğinin artmasında önemli rol oynadığını belirtti.
Endüstriyel robotların kullanımının verimliliği artırmasına rağmen otomasyondan en fazla etkilenen bölgelerde istihdam ve ücretlerin gerilediğini aktaran Acemoğlu, yapay zekânın yaygınlaşmasıyla bu eğilimin daha da güçlenebileceği uyarısında bulundu.
“BU SONUÇ KAÇINILMAZ DEĞİL”
Yapay zekânın insan emeğinin yerini almasının kaçınılmaz olmadığını savunan Acemoğlu, teknolojinin çalışanları destekleyecek biçimde tasarlanabileceğini söyledi.
Acemoğlu, çalışanların becerilerini geliştiren yapay zekâ sistemlerinin kazanımların daha geniş kesimlere yayılmasını sağlayabileceğini ve verimlilik artışını güçlendirebileceğini ifade etti.
Yapay zekâ sektöründeki mevcut eğilimin yalnızca ekonomik nedenlerle değil, makinelerin zamanla insanlığı aşacağına yönelik düşüncelerden de etkilendiğini belirten Acemoğlu, bu yaklaşımın teknoloji politikalarının yönünü etkilediğini söyledi.
1. ÖNERİ: VERGİ SİSTEMİ DEĞİŞMELİ
Acemoğlu’nun ilk önerisi, sermaye ve emek üzerindeki vergilendirme arasındaki dengenin yeniden kurulması oldu.
Mevcut vergi sistemlerinin bazı ülkelerde otomasyonu teşvik ettiğini belirten Acemoğlu, insan emeğinin yerine geçen teknolojilerin maliyet açısından avantajlı hale gelmesinin çalışanları destekleyen teknolojilerin önüne geçtiğini söyledi.
ABD’de benzer maliyetlere sahip bir makine ve çalışan arasında seçim yapılırken vergi sisteminin otomasyonu teşvik ederek şirketlere yüzde 20 ila 25 oranında maliyet avantajı sağlayabildiğini belirten Acemoğlu, daha tarafsız bir vergilendirme sisteminin bu eğilimi azaltabileceğini savundu.
2. ÖNERİ: ÖZEL BİR YAPAY ZEKÂ KURUMU KURULMALI
Acemoğlu’nun ikinci önerisi, yapay zekânın toplumsal etkileri üzerine uzmanlık geliştirecek ve iyi uygulama kılavuzları oluşturacak özel bir kamu kurumu kurulması oldu.
ABD’de federal düzeyde, İngiltere ve Avrupa Birliği’nde de benzer kurumların oluşturulmasını öneren Acemoğlu, bu yapıların çalışanları destekleyen ve toplumsal fayda sağlayabilecek yeterince araştırılmamış yapay zekâ uygulamalarına kaynak sağlaması gerektiğini belirtti.
3. ÖNERİ: VERİ PİYASALARINA HUKUKİ ÇERÇEVE
Acemoğlu’nun üçüncü önerisi ise verilerin mülkiyeti ve kullanımına ilişkin daha güçlü bir hukuki çerçeve oluşturulması.
Verilerin yapay zekâ ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Acemoğlu, mevcut kuralların güçlü teknoloji şirketlerinin verilerden elde edilen değerin büyük bölümünü kontrol etmesine olanak sağlayabildiğini söyledi.
Daha açık ve adil kuralların, insan uzmanlığını tamamlayan yapay zekâ sistemleri için kaliteli verilerin üretilmesini ve paylaşılmasını teşvik edebileceğini ifade etti.
“YAPAY ZEKÂNIN GELECEĞİNİ DEMOKRATİK TERCİHLER BELİRLEMELİ”
Acemoğlu, yapay zekânın geleceği konusunda gerçekçi bir toplumsal tartışma yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Yapay zekânın geleceğinin yalnızca teknoloji sektöründeki küçük bir grubun beklentileriyle şekillenmemesi gerektiğini belirten Acemoğlu, nasıl bir toplum inşa edilmek istendiğine ilişkin demokratik tercihlerin teknolojinin gelişim yönünde belirleyici olması gerektiğini savundu.