Abdülkadir Selvi, fon skandalına ilişkin kaleme aldığı yazıda, borsadaki işlemlerin denetimi ve kamu kurumlarının sorumluluğu üzerinde durdu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Fon Koordinasyon Kurulu Başkanı sıfatıyla yaptığı açıklamaları takip ettiğini belirten Selvi, soruşturmanın yalnızca fon işlemleriyle sınırlı kalmaması, gözetim ve denetim sistemlerinin de incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Yılmaz’ın, hukuk dışı bir işlem yapılmış olması durumunda sorumlulukların ortadan kalkmayacağı yönündeki açıklamasına değinen Selvi, fon skandalında denetim mekanizmalarının nasıl işlediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

“BUNUN ADI FON KRİZİ DEĞİL, ORGANİZE BİR SOYGUN”

Selvi, Tera ve Pusula fonlarında 1-16 Eylül tarihleri arasında 440 kişinin toplam 401 milyar lirayı aşan işlem gerçekleştirdiğine ilişkin verileri hatırlattı. Borsada çok sayıda fon bulunmasına rağmen belirli fonların organize biçimde yükseltildiğini öne süren Selvi, yaşananların yalnızca bir fon krizi olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.

Emekliler geçim sıkıntısını anlattı: Sağlıklı beslenemiyorum, ayağıma çorap alamıyorum!
Emekliler geçim sıkıntısını anlattı: Sağlıklı beslenemiyorum, ayağıma çorap alamıyorum!
İçeriği Görüntüle

Selvi, borsa yetkililerinin, denetim kuruluşlarının ve Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) süreçteki rolünü sorgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Peki bu soygun yapılırken borsa yetkilileri ne yapmış? Yerli ve yabancı denetim kuruluşları uyuyor muymuş? SPK hangi önlemleri almış?

Borsada her şey kayıtlıdır. Anlık izlenir. Bu işlemleri görüp engel olması gereken kurumlar engel olmamış, denetlemesi gerekenler denetlememiş, önlem alması gerekenler almamış. Bunun adını doğru koymak lazım. Bunun adı fon krizi değil, organize bir soygun. Önemli olan bu organize yapının ortaya çıkarılmasıdır. Sistemin gözetim ve denetim sistemlerinde sorun var. Borsada ünlü bir söz vardır, ‘Köpek havlamadıysa hırsız tanıdıktır’ diye.”

GÖZLER DEVLET DENETLEME KURULUNDA

Fon skandalına ilişkin incelemelerde Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) hazırlayacağı rapora da dikkat çeken Selvi, raporun süreçte yaşanan aksaklıkları ve sorumlulukları ortaya koymasını beklediğini belirtti.

Selvi, hangi birimlerin veya kişilerin kusurlu olduğunun ve işlemlerin planlı biçimde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin araştırılması gerektiğini savundu. Denetim mekanizmalarının işleyişine ilişkin soruların yanıtlanmasının ve sorumluların belirlenmesinin önemini vurguladı.