Güncel

ABD'nin 250. Bağımsızlık Günü Ankara'da kutlandı

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, "Dünyada hüküm süren kaosun içinden, ki çevremizde olup bitenler nedeniyle hepinizin çok hassas bir durumda olduğunuzu biliyorum, size söz veriyorum ki, o kaostan bir berraklık doğacak. Türkiye, Amerika ve komşularımız arasındaki birleşim, bizi yeni bir başlangıca taşıyacak sihirli iksir olabilir" dedi.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, "Dünyada hüküm süren kaosun içinden, ki çevremizde olup bitenler nedeniyle hepinizin çok hassas bir durumda olduğunuzu biliyorum, size söz veriyorum ki, o kaostan bir berraklık doğacak. Türkiye, Amerika ve komşularımız arasındaki birleşim, bizi yeni bir başlangıca taşıyacak sihirli iksir olabilir" dedi.

ABD'nin 250. Bağımsızlık Günü bugün ABD'nin Ankara Büyükelçiliği konutunda düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Resepsiyona çok sayıda yabancı misyon temsilcisi ve diplomatın yanı sıra ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Darrell Issa ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de katıldı. Bayrak töreniyle başlayan resepsiyonda iki ülkenin milli marşları okundu. Resepsiyon açılış konuşmalarıyla devam etti.

ABD'nin 249. Bağımsızlık Günü dolayısıyla geçen sene düzenleneceği duyurulan resepsiyon İran'daki saldırılar nedeniyle iptal edilmişti.

"AMERİKAN ÖZGÜRLÜĞÜ, LÜBNANLI-TÜRK KÖKENLİ BİRİNİN ABD'NİN BÜYÜKELÇİSİ OLMA AYRICALIĞINA İMKAN TANIDI"

ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Lübnan kökenli bir aileden geldiğini ve büyükannesi ile büyükbabasının Amerika'ya gittiklerinde pasaportlarındaki uyruk bölümüne Türk yazdığını belirterek, büyükbabasının Türk lakabıyla anıldığını belirtti. Bu durumun 50 yıl daha devam ettiğini kaydeden Brrack, "Elbette bu kaynaşma süreci ilerledikçe herkes geldiği yere ait aidiyet unsurlarını geride bıraktı ve yeni bir ideoloji ortaya çıktı. Ancak Amerikan özgürlüğünün, dünyanın bu bölgesine ait bu inanılmaz soy ve bu inanılmaz kökenle birleşmesinin güzelliği, benim gibi çok mütevazı bir Amerikalı göçmen, Lübnanlı-Türk kökenli birinin bir gün böyle olağanüstü konukların arasında, büyükelçilik konutu olarak anılan böyle bir yerde, ABD'nin Ankara Büyükelçisi olma ayrıcalığına ve onuruna sahip olmasına imkan tanıdı. Bunun başka nerede gerçekleşmesi mümkün olabilir" ifadelerini kullandı.

Bugün dünyada kaosun görüldüğüne dikkati çeken Barrack, Türkiye'nin uzun zamandır zor bir coğrafyada bulunduğunu, Türkiye'nin bunu yönettiğini, uyum sağladığını ve yoluna devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Ailem Amerika'ya gerçekten entegre olmaya başladığı dönemi düşündüğünüzde, Mustafa Kemal Atatürk'ün 600 yıl boyunca dünyada güçlü olmuş bir kültür için yeni bir doku, yeni bir yapı, yeni bir istikamet oluşturmak üzere yola çıktığını görürsünüz. Gerçekten Türkiye Cumhuriyeti doğdu. Sekiz ülkenin, dört denizin, onlarca dini topluluğun, kültürün, odak noktasının ve bakış açısının kesiştiği ve bin yıl boyunca son derece karmaşık kıtalar silsilesinin merkezi olmuş bir coğrafyadan söz ediyoruz.

Dünyada hüküm süren kaosun içinden, ki çevremizde olup bitenler nedeniyle hepinizin çok hassas bir durumda olduğunuzu biliyorum, size söz veriyorum ki, o kaostan bir berraklık doğacak. Türkiye, Amerika ve komşularımız arasındaki birleşim, bizi yeni bir başlangıca taşıyacak sihirli iksir olabilir. Bu nedenle, ABD Başkanı adına ve lideriniz Türkiye Cumhurbaşkanı'na duyduğumuz büyük saygıyla, ortaklığımız için ne kadar müteşekkir olduğumuzu, sizleri burada ağırlamaktan ne kadar memnuniyet duyduğumuzu bilmenizi istiyorum ve ABD ile Türkiye'nin harika birlikteliğine ve geleceğine kadeh kaldırmak istiyorum."

"SON ON YIL İLİŞKİLERİMİZ AÇISINDAN KOLAY GEÇMEDİ"

Şimşek yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinin 1830 yılına kadar uzandığını anımsatarak, ilk Amerikan diplomatın 1831'de İstanbul'a geldiğini söyledi. Şimeşk, "Önce ticaret, ardından diplomasi geldi" dedi.

1950 yılında Türkiye'nin henüz NATO üyesi bile değilken, Türk ve Amerikan askerlerinin Kore'de omuz omuza savaştığını dile getiren Şimşek, "İki yıl sonra İttifak'a katıldık ve o tarihten bu yana güvenilir bir ortak ve müttefik olduk. Türkiye Somali'de, Afganistan'da, Balkanlar'da her zaman sizinle birlikte oldu" ifadelerini kullandı. Şimşek iki ay önce ABD Başkanı Donald Trump'ı Ankara'da ağırladıklarını kaydederek, şunları kaydetti:

"Liderlerimiz ilişkilerimizi genişletmek ve derinleştirmek üzere ortaya bir hedef koydu. Jeopolitik belirsizliğin, küresel ekonomide parçalanmanın ve derin yapısal sorunların yaşandığı bir dönemde Türkiye ve ABD birbirlerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Açık konuşmak gerekirse, son on yıl ilişkilerimiz açısından kolay geçmedi. Ancak bugün, iki liderin önderliğinde, geçmişteki bazı güçlükleri geride bırakmak ve ilişkilerimizi daha da güçlü bir şekilde yeniden tesis etmek yönünde bir ivme bulunmaktadır. Suriye'nin istikrara kavuşturulması ve bölgemizde barış ve güvenliğe yatırım yapılması da dâhil olmak üzere, önem taşıyan alanlarda birlikte çalışıyoruz."

Güvenlik alanının ötesinde iki ülkenin birlikte yapabileceği çok şey olduğuna değinen Şimşek, liderlerin ikili ticaret hacmi için 100 milyar dolar hedefi koyduğunu hatırlattı. Halihazırda bu hedefin üçte birinden fazlasına ulaşıldığını ve ticaretin neredeyse dengeli bir seyir izlediğini belirtti. Şimşek, şöyle konuştu:

"Bu, göründüğünden çok daha nadir rastlanan bir durumdur. Bazı insanlar 100 milyar doların gerçekçi olup olmadığını soruyor. Bunun neden mümkün olduğuna dair bir değerlendirme yapmak isterim. Amerikan ekonomisi geçen yıl 31 trilyon dolardı. Avrupa Birliği ekonomisi 21 trilyon dolardı. Türkiye ile ABD arasındaki ticaretimiz 34 milyar dolardı. Buna karşılık, AB ile olan ticaretiniz 232 milyar ABD dolarıydı. Coğrafya ve Gümrük Birliği, bu farkın bir bölümünü açıklamaktadır, ancak 7'ye 1 oranındaki bu farkı açıklamakta yetersizdir. 100 milyar dolar iddialı bir hedef değildir. Bu hedef ulaşılması son derece mümkün bir seviyededir. Enerji, teknoloji, savunma sanayii ve her iki tarafın da daha dirençli hale getirmesi gereken tedarik zincirleri alanlarında gerçek bir potansiyel görüyorum."

"GÖREVİMİZ, YATIRIMCILARI GÜVENİ SAĞLAMAK"

Şimşek, 2 bin 400'den fazla Amerikan şirketinin Türkiye'de faaliyet gösterdiğine değinerek, bu şirketlerin Türkiye'nin sunduğu imkanların farkında olduğunu ifade etti. Türkiye'nin satın alma gücü paritesi açısından dünyanın 11'inci büyük ekonomisi olduğunu vurgulayan Şimşek, "Dinamik bir pazar, nitelikli bir iş gücü, güçlü bir imalat sanayii ve Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'ya doğrudan erişim imkanı sunuyor. Bizim görevimiz, yatırımcılara uzun vadeli taahhütlerde bulunmaları için gerekli güveni sağlamaktır. Ekonomi programımızın amacı da tam olarak budur. Makro-finansal istikrarı güçlendiriyor, öngörülebilirliği artırıyor, kurallara dayalı çerçeveyi güçlendiriyor ve yatırım ortamını iyileştiriyoruz" diye konuştu.

Büyükelçi Barrack'ın Türkiye-ABD ilişkilerine yeni, taze bir enerji ve yapıcı bir ruh kattığını herkesin bildiğine dikkati çeken Şimşek, "Suriye ve Irak Özel Temsilcisi olarak da Türkiye ve bölgemiz açısından önem taşıyan konular üzerinde çalışmaktadır. Ancak üzerinde durmak istediğim konu, Büyükelçi'nin seçkin iş hayatıdır; bu, Türkiye ile ABD arasındaki karşılıklı fayda sağlayan ekonomik ve ticari bağları ilerletmek için harika bir fırsattır. Bu işbirliğine büyük önem veriyoruz ve yakın işbirliğimizi sürdürmeyi, ortaklığımızı ve ittifakımızı güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz" dedi.