BabaOcağı / Özel
İran’a müdahale ile birlikte Orta Doğu hava sahasının felç olması, küresel uçuş ağının yaklaşık üçte birini doğrudan etkiledi. 2022'den bu yana kapalı olan Rusya hava sahasına alternatif olarak kullanılan Orta Doğu koridorunun büyük oranda kapanması, Avrupa ile Asya arasındaki sivil havacılık köprülerini fiilen kesilme noktasına getirdi.
Havacılık verilerine göre, krizin ilk 72 saatinde, Cumartesi 2 bin 800, Pazar 3 bin 156 ve Pazartesi sabahı 1 bin 239 olmak üzere toplam 7 bin 195 uçuş sistem dışı kaldı. İran, İsrail, Irak, Ürdün, Suriye, Katar, Bahreyn ve Kuveyt hava sahalarını tamamen kapattı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) fiili tam kapanma yaşarken, Suudi Arabistan sınır bölgelerinde kısıtlamalara gitti.
Günde yaklaşık 90.000 transit yolcuya hizmet veren dünyanın en büyük üç aktarma merkezi Dubai (DXB), Doha (DOH) ve Abu Dabi (AUH) Havalimanları da eş zamanlı olarak devre dışı kaldı.
BAĞLANTILAR DURMA NOKTASINA GELDİ
Avustralya-Avrupa hattı gibi alternatif rotası kısıtlı olan bağlantılar tamamen durma noktasına geldi.
Havacılık sektörünün yaşadığı bu krizi 2024 ve 2025 yıllarındaki çatışmalardan ve 11 Eylül gibi tarihsel olaylardan ayıran en temel faktör, uluslararası sivil havalimanlarının ve turizm altyapılarının fiziksel hedef haline gelmesi oldu.
İran saldırıları sonucunda Dubai Uluslararası Havalimanı terminal bölgesinde hasar oluştu ve 4 personel yaralandı. Abu Dabi Zayed Uluslararası Havalimanı'na düşen dron enkazı 1 kişinin ölümüne, 7 kişinin yaralanmasına yol açtı. Kuveyt Uluslararası Havalimanı Terminal 1 binası mühimmat isabetiyle hasar aldı.
Dubai'deki Fairmont The Palm oteline füze isabet etmesi ve Burj Khalifa'nın tahliye edilmesi, bölgedeki "güvenli liman" algısını yıktı. Özel jet trafiği ve tahliye dışı uçuşlar tamamen durduruldu. İngiltere, bölgedeki 76 bin 000 vatandaşını (tahliye etmek için tarihin en büyük sivil operasyonlarından birini planlamaya başladı.
HAVACILIK EKONOMİSİNDE 'MAALİYET TSUNAMİSİ'
Krizin havacılık sektörüne doğrudan maliyetinin ilk 72 saat için 225 milyon ile 400 milyon dolar arasında olduğu, dolaylı kayıplar ve havalimanı gelirleri eklendiğinde toplam sektörel kaybın 1 milyar doları aştığı hesaplanıyor.
Uçuşların Mısır/Suudi Arabistan (Güney) veya Türkiye/Orta Asya (Kuzey) rotalarına sapması, uçuş sürelerini 2 ila 3 saat uzatmaya başladı. Kabul gören hesaplamalara göre geniş gövdeli bir uçağın saatlik ek operasyonel maliyeti 6.000-10.000 dolar arasında. 3 saatlik bir rötar, uçuş başına yaklaşık 30.000 dolarlık net zarar anlamına geliyor. Hindistan havayolları günlük 1,6 milyon dolar, BAE merkezli taşıyıcılar ise 400.000 dolarlık operasyonel ek yük bildiriyor.
Trafiğin kaydığı Suudi Arabistan günlük ekstra 270 bin 000 dolar, Mısır ise 137 bin 000 dolar ek hava sahası geliri elde ederken; İran ve Irak bu bütçe kaleminden tamamen mahrum kaldı.
Yaşanan kriz ile birlikte brent petrol gün içinde %13'lük ani bir sıçramayla 82,37 doları test ettiken sonra 78,24 dolar seviyesinde dengelendi. Jet yakıtı fiyatları varil başına 95,95 dolara yükselirken, risk primleriyle birlikte teslimat maliyetlerinin 135 dolara kadar tırmandığı da havacılık siteleri tarafında rapor edilmeye başlandı. Sektör hisselerinde ise küresel bir çöküş yaşanıyor. IndiGo %7,5, SpiceJet %7,3, Japan Airlines %5, Qantas %5,4 değer kaybetti. Buna karşılık savunma sanayi şirketleri Lockheed Martin %15 ve güvenli liman varlıkları altın ons başına 5.400 dolarlık sert yükseliş kaydetti.
Oxford Economics, krizin uzaması halinde 2026 küresel GSYH'sinin baz senaryonun %0,3 altında kalacağını; Dallas Fed ise enflasyonda 1,3 puanlık bir artış riski bulunduğunu modelledi.
KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİ VE LOJİSTİKTE 'ÇİFTE KISKAÇ'
Devam eden krizin en kritik küresel etkilerinden biri de kargo taşımacılığında yaşanıyor. Hem hava hem de deniz yollarının eş zamanlı tıkanması, tedarik zincirlerinde emsalsiz bir çöküş yaşama riskini kendisi ile birlikte getirdi.
Küresel hava kargo kapasitesi bir haftada %18 düştü. Emirates SkyCargo, Qatar Airways Cargo ve Cathay Cargo gibi devler operasyonlarını durdurdu. Dünya ham petrol ticaretinin %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği %70 azaldı. Maersk ve Hapag-Lloyd'un operasyonları durdurması ve Jebel Ali Limanı'nın askıya alınması "deniz-hava" entegre lojistik ağını çökmenin eşiğine getirdi. Soğuk zincir gerektiren biyoteknolojik ilaçlar, Asya menşeli yarı iletken çip sevkiyatları ve otomotiv yedek parçaları Körfez depolarında mahsur kaldı..