Yaşam

ABD tarihinin 200 yıllık tartışması çözüldü! ABD’nin 'kurucu babası'nın 'hizmetçi'sinden çocukları çıktı

“Bütün insanlar eşit yaratılmıştır” diyen ABD’nin kurucu babası Thomas Jefferson’ın, köleleştirdiği Sally Hemings’ten çocukları olduğu DNA ile doğrulandı. 15 yıl gizlice yürütülen araştırmada Jefferson’ın ölüm döşeğinde kesilen saçlarından genomu çıkarıldı. Jefferson’ın torunlarından biri Ohio State Üniversitesi’nde gelişim biyoloğu bir akademisyen.

ABD tarihinin en uzun soluklu babalık tartışmalarından biri, yeni bir DNA araştırmasıyla farklı bir boyut kazandı. Smithsonian Enstitüsü antropoloğu Richard Kurin'in yıllar süren çalışması, ABD'nin üçüncü başkanı Thomas Jefferson ile köleleştirdiği Sally Hemings arasındaki ilişkinin çocukları üzerinden genetik açıdan incelenmesini sağladı.

Araştırmada Jefferson'a ait olduğu doğrulanan saç örneklerinden elde edilen genom, Hemings'in yaşayan torunlarının DNA'larıyla karşılaştırıldı. Bulgular, Jefferson'ın Hemings'in çocuklarının babası olduğuna ilişkin bugüne kadarki en doğrudan genetik kanıtları ortaya koydu.

Çalışma henüz bilimsel bir dergide yayımlanmadı. New Yorker'ın aktardığına göre araştırma hakem değerlendirmesinden geçti ve Proceedings of the National Academy of Sciences'ta (PNAS) yayımlanması için onay sürecinde bulunuyor. Araştırmanın ön baskısının Kurin'in "History by a Hair" adlı kitabıyla birlikte yayımlanması planlanıyor.

ARAŞTIRMA JEFFERSON'IN İNCİLİNDEKİ SAÇLARLA BAŞLADI

Kurin'in araştırması, Smithsonian'da Jefferson İncili üzerine hazırlanan bir belgesel çalışması sırasında başladı. Jefferson'ın kitabın sayfalarında saç ya da kan bırakmış olabileceği ihtimali üzerine yapılan incelemelerde, konservatörlerin kitap arasında saç telleri bulduğu ortaya çıktı.

Örnekler farklı laboratuvarlara gönderilerek incelendi ancak yıllar süren çalışmalar sonucunda bu saçların Jefferson'a ait olmadığı anlaşıldı.

Araştırmanın devam etmesini sağlayan örnekler ise Monticello'da bulunan başka saç telleriydi. Jefferson'ın ölüm döşeğinde saçının kesildiğine ilişkin kayıtlarla bağlantılı bu örneklerin gerçekten Jefferson'a ait olduğu doğrulandı.

Eski ve köksüz saçlardan DNA elde etmek uzun süre teknik açıdan oldukça zordu. DNA'nın zaman içinde küçük parçalara ayrılması ve örneklerin bakteriyel DNA ile kirlenmesi araştırmacıların önündeki başlıca engeller arasındaydı.

Paleogenetik uzmanları Richard Green ve Beth Shapiro'nun ekibinin geliştirdiği yöntemler sayesinde Jefferson'ın saçlarından DNA elde edildi ve sonunda genomunun tamamının dizilenmesi mümkün oldu.

1998'DEKİ DNA ÇALIŞMASINDAKİ BELİRSİZLİK GİDERİLMEYE ÇALIŞILDI

Jefferson ile Sally Hemings arasındaki ilişkiye ilişkin söylentiler, Jefferson'ın yaşadığı dönemde başlamıştı. Konunun genetik açıdan incelenmesinde ise önemli dönüm noktalarından biri 1998'de genetikçi Eugene Foster'ın çalışması oldu.

Foster, Hemings'in soyundan gelen bir kişi ile Jefferson ailesinin erkek soyundan gelen üyeler arasında aynı Y kromozomunun bulunduğunu ortaya koydu.

Ancak bu çalışma, doğrudan Thomas Jefferson'ın DNA'sını içermediği için genetik bağın Jefferson ailesindeki hangi erkeğe ait olduğunu kesin biçimde ortaya koyamıyordu. Bu nedenle Jefferson'ın kardeşi Randolph'un Hemings'in çocuklarının babası olabileceği iddiası uzun süre tartışıldı.

Yeni araştırmada Jefferson'ın kendi genomunun elde edilmesiyle bu belirsizliğin giderilmesi hedeflendi.

RANDOLPH JEFFERSON'IN MEZARI ARANDI

Jefferson'ın genomunun çıkarılması araştırmacıların karşılaştığı tüm soruları çözmeye yetmedi. Nesiller boyunca meydana gelen genetik yeniden birleşme nedeniyle Hemings'in bazı torunlarında Jefferson ile kardeşi Randolph'u kesin olarak ayırt etmeye yetecek miktarda DNA bulunmuyordu.

Bunun üzerine araştırma ekibi Randolph Jefferson'ın mezarını bulmaya ve buradan DNA örneği elde etmeye çalıştı. Ancak mezarın konumu zaman içerisinde kaybolmuştu.

Ekip, Randolph Jefferson'ın çiftliğinin bulunduğu yaklaşık 1.300 dönümlük alanda arama gerçekleştirdi. Çalışmaya tarihçiler, biyografi yazarları, adli tıp ve lidar uzmanları ile tarihi yapılar konusunda uzman kişiler de katıldı.

Ancak yapılan araştırmalara rağmen mezarın yeri tespit edilemedi.

HEMINGS'İN YENİ BİR TORUNUNUN DNA'SI KRİTİK VERİ SAĞLADI

Araştırmanın yönünü değiştiren gelişme, daha önce DNA testi yapılmamış Hemings soyundan kişilere ulaşılmasıyla yaşandı.

Bu kişilerden birinin DNA'sının yüzde 5'inden fazlasının Jefferson'ın genomuyla ortak olduğu belirlendi. New Yorker'ın aktardığına göre bu oran, tek başına doğrudan babalık ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmasa da araştırmadaki genetik bağlantıyı güçlendiren önemli bir veri olarak değerlendirildi.

Yeni doğrulanan Jefferson-Hemings torunlarından biri, Ohio State Üniversitesi'nde gelişim biyolojisi alanında çalışan Margot Kossmann Williams oldu.

Williams'ın anneannesi Dorothy "Dottie" McKnight da araştırmaya dahil edilen kişiler arasındaydı. Geçen yıl hayatını kaybeden McKnight'ın genomunun yaklaşık yüzde 3'ünün Jefferson'ın genomuyla ortak olduğu belirlendi.

McKnight ailesinin geçmişinde siyah kökenlerinin gizlendiği bir dönem de bulunuyordu. McKnight, çocukluk yıllarında bazı öğrencilerin kendisine siyah olduğunu söylediğini ve bir öğretmenin yoklama listesinde adının yanına "colored" ifadesini yazdığını anlatmıştı. McKnight ise bu ifadenin üzerini çizerek yerine "white" yazmıştı.

AİLENİN İZİ MADİSON HEMİNGS'E UZANIYOR

Araştırmanın tarihsel boyutundaki önemli isimlerden biri, Sally Hemings ile Thomas Jefferson'ın oğlu olduğunu hayatı boyunca dile getiren Madison Hemings oldu.

Monticello'da köle olarak dünyaya gelen Madison, marangozluğu çiftliğin marangozhanesini yöneten dayısından öğrendi. Jefferson'ın da marangozluğa ilgi duyduğu ve Madison'ın hayatının bir döneminde babası olduğunu söylediği Jefferson ile birlikte çalıştığı aktarılıyor.

Jefferson, vasiyetinde Madison Hemings ile Hemings'in diğer çocuklarını özgür bıraktı.

Madison Hemings'in 1873'te bir gazeteciye verdiği röportajda anlattığına göre Jefferson ile Sally Hemings arasında Fransa'da bulundukları dönemde bir anlaşma yapılmıştı. Jefferson'ın ABD'nin Fransa temsilcisi olduğu sırada Sally Hemings'in hukuken özgür olma imkanına rağmen Virginia'ya dönmeyi kabul ettiği ve bunun karşılığında çocuklarının özgür bırakılacağı konusunda Jefferson'dan söz aldığı ileri sürülmüştü.

Madison Hemings, söz konusu röportajda Jefferson'ın babası olduğunu açıkça ifade etti.

TARİHÇİLERİN YAKLAŞIMI ZAMANLA DEĞİŞTİ

Madison Hemings'in anlatımı uzun yıllar boyunca tarihçiler tarafından tartışmalı kabul edildi.

Tarihçi Annette Gordon-Reed, Jefferson yerine başka bir Jefferson erkeğinin baba olduğu yönündeki yaklaşımı 1990'larda "Thomas dışında herhangi bir Jefferson" görüşü olarak tanımladı.

Gordon-Reed'in 2008'de yayımlanan ve Pulitzer ile National Book Award kazanan "The Hemingses of Monticello" adlı çalışması ise mevcut tarihsel kanıtların Jefferson ile Hemings arasındaki ilişki dışında makul bir açıklamayı desteklemediğini savundu.

Monticello da ilerleyen yıllarda Sally Hemings'e özel bir sergi açarak Jefferson'ın Hemings'in çocuklarının babası olduğu sonucunu benimsedi.

JEFFERSON'IN GENOMU ARAŞTIRMACILARA AÇILABİLİR

Kurin'in bir sonraki adımının Jefferson'ın genomunu araştırmacıların kullanımına sunmak olduğu belirtiliyor.

Genomun erişime açılması, Jefferson'ın ölümünden sonra aileden ayrılan ve yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde beyaz olarak yaşayan Hemings çocuklarının bugün hayatta bulunan soyundan kişilerin tespit edilmesine de yardımcı olabilir.

Böylece genetik verilerin, aile geçmişine ilişkin kayıtları bulunmayan yeni Jefferson-Hemings torunlarının ortaya çıkarılmasında kullanılması mümkün olabilir.

Yeni araştırma, iki yüzyıla yaklaşan tartışmayı Jefferson'ın yaşamındaki tarihsel çelişkiye yeniden taşıyor: Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nde insanların eşit yaratıldığını savunan Jefferson, Sally Hemings'i ve Hemings ile dünyaya gelen çocuklarını yıllarca kölelik altında tuttu.

Madison Hemings'in 1873'te anlattığı aile hikayesi ise yeni genetik bulgularla birlikte yeniden gündeme geldi.