İran ile ABD arasında, Pakistanlı ve Katarlı arabulucuların katılımıyla İsviçre'nin Bürgenstock kentinde yürütülen dörtlü görüşmelerin ilk turu tamamlandı.

İran Müzakere Heyeti kritik görüşme öncesinde, Katar arabuluculuğunda ABD heyeti ile görüşme gerçekleştirmişti. Görüşmelerde Hürmüz Boğazı'nın durumu, Lübnan'daki ateşkes ve İran'ın varlıkları ele alındı.

Katar Dışişleri Bakanlığı, İsviçre'de düzenlenen Lucerne Gölü Zirvesi'nin resmen başladığını açıkladı. Zirveye ABD, İran, Pakistan ve Katar'dan üst düzey temsilcilerin katıldığı bildirildi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran heyeti başmüzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf liderliğindeki delegasyonlar, savaşa kalıcı bir son verme amacıyla pazar sabahı İsviçre'deki Buergenstock kentinde bir araya geldi.

Görüşmeler, iki ülkenin 60 günlük bir ateşkes üzerinde mutabık kalmasının ardından düzenlenirken, İran'ın küresel petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı kapattığı yönündeki iddiası zirvenin en önemli gündem maddelerinden birini oluşturdu.

İRAN HEYETİ MASADAN KALKTI

Ülkesinin tehditlere karşı boyun eğmeyeceğine vurgu yapan İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, "Tehditleri bir sonuca ulaşsaydı bugünkü çaresizliğe düşmeyeceklerini hiç düşünmüyorlar mı? ABD’lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Galibaf, ABD’li yetkililerin açıklamalarına dikkat etmeleri gerektiğini, İran Silahlı Kuvvetleri’nin tehditlere farklı şekilde karşılık vermeye hazır olduklarını belirtti.

İran heyeti Trump'ın açıklamalarını protesto etmek amacıyla görüşmenin yapıldığı binadan ayrıldı.

ABD basınından Axios muhabiri Barak Ravid'e konuşan bir diplomat, İran heyetinin, mutabakatın uygulanması amacıyla yürütülen müzakere alanını ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırı tehdidinin ardından terk etmediğini ve görüşmelerin devam ettiğini öne sürdü.

İRAN DIŞİŞLERİ: MÜZEKERE HEYETİNİN GÖRÜŞMELERİ TAMAMLANDI

Müzakere sürecine yakın bir Pakistan hükümetinden kaynak, konuyla ilgili açıklamada bulundu.

ABD ile İran arasında İsviçre'de yürütülen görüşmelerin henüz "tamamlanmadığını" belirten kaynak, "Şu an çok geç bir vakit ve herkes yorgun. Bu nedenle görüşmelerin ikinci turunun bugün yeniden başlama ihtimali çok düşük." ifadelerini kullandı.

Kaynak, ikinci turun ne zaman yapılacağına ilişkin ise bilgi vermedi.

Öte yandan, konuyla ilgili bilgi sahibi bir başka kaynak, Pakistanlı ve Katarlı yetkililerin İranlı müzakerecilerle temas halinde olduğunu ve görüşmelerin yeniden başlaması için ikna etmeye çalıştıklarını aktardı.

İlerleyen saatlerde ise İran Dışişleri Bakanlığı'ndan görüşmelere ilişkin bir açıklama geldi. "Müzakere heyetinin çalışmaları bitti. Heyetlerin teknik düzeydeki görüşmeleri sürecek." ifadelerinin yer aldığı açıklamada "Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda genel noktaları içeren bir metin yayınlanacak." denildi.

ABD-İRAN ARASINDA HÜRMÜZ İLETİŞİM HATTI KURULACAK

Arabulucular Katar ve Pakistan da görüşmeler sonrası uzlaşılan konuları yayınladı. Buna göre 18 saat süren görüşmelerde, 60 gün içinde nihai anlaşmaya varılması için bir yol haritası çıkarıldı.

Lübnan'da saldırıların tamamen sona ermesi için bir çatışma önleme birimi kurulmasına karar verildi. Bu birimin İran ve ABD tarafından ortak kurulacağı ve Lübnan ve arabulucularla çalışılacağı ifade edildi.

Hürmüz Boğazı'ndan ticari geçişlerin güvence altına alınması için bir iletişim hattı da kurulacak. Bu hat ABD ve İran arasında, Hürmüz Boğaz'ındaki geçişlerde "yanlış anlamaları önleyecek". Sürece siyasi gözetim sağlayacak bir Üst Düzey Komite de kuruldu. Teknik komiteler bu üst yapıya düzenli rapor sunacak.

Müzakere heyetleri İsviçre'den ayrılacak ancak teknik ekipler kalacak ve çalışmalar devam edecek.

ARAKÇİ: İLK GERÇEK SINAV LÜBNAN

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de müzakerelerde İran'ın dondurulmuş varlıkları ve petrol satışı üzerinde de ilerlediklerini söyledi. "İlk gerçek sınav Lübnan" dedi.

TRUMP'TAN HÜRMÜZ VE HİZBULLAH TEHDİDİ

Amerikan Fox News kanalına konuşan ABD Başkanı Trump, İran'la Hürmüz Boğazı konusunda yaşadığı son süreci anlattı.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını gerekçe göstererek dün Boğaz'ın kapatılacağını açıklayan İranlı yetkililere seslenen Trump, Tahran'dan böyle bir şey yapmamasını istedi.

Fox News muhabiri Trey Yingst'e telefonla açıklamalar yapan Trump, İranlı yetkililerle görüştüğünü ve onlara "Hürmüz Boğazı'nı kapatırsanız ondan sonra elinizde bir ülke kalmaz. Ülkenize bile geri dönemezsiniz." uyarısında bulunduğunu belirtti.

Washington-Tahran hattında gerilim: Hürmüz’ü kapatırsanız ülkeniz kalmaz
Washington-Tahran hattında gerilim: Hürmüz’ü kapatırsanız ülkeniz kalmaz
İçeriği Görüntüle

Trump, sosyal medya hesabından da "İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran’a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta bu sefer daha da sert şekilde." ifadelerini kullandı.

Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, 60 günlük ateşkes süresince veya sonrasında Hürmüz Boğazı geçişlerinden herhangi bir ücret alınmayacağını kaydeden Trump, Fox News'e ise bunun aksi bir açıklama yaptı. Trump, barış görüşmelerinin başarısız olması durumunda ABD'nin "Ortadoğu ülkelerinin koruyucu meleği olarak sunduğu hizmetler karşılığında" boğazdan geçiş ücreti talep edebileceğini yazdı.

Tump ayrıca Fox News'e yaptığı açıklamada ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın ‘’koruyucu meleği'' olabileceğini belirterek ‘’Petrolün yüzde 20'sini alabiliriz.'' dedi.

İRAN'DAN MÜZAKERE AÇIKLAMASI: EN ÖNEMLİ KONU 13. MADDE

İran müzakere heyeti üyesi Hüseyin Kurbanzade, İsviçre’deki görüşmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Lübnan'da savaşın sona erdirilmesi konusu kesinleşmedikçe, mutabakat zaptının diğer maddelerinin de uygulama aşamasına girmeyeceğini söyleyen Kurbanzade, İsviçre’de ana müzakere görüşmelerinin yanı sıra teknik konularda da farklı görüşmeler yapıldığını bildirdi.

Kurbanzade, teknik konularda yapılan görüşmelerde İran petrolüne ilişkin yaptırımların geçici olarak kaldırılmasıyla ilgili hazırlanan taslağın nihai hale getirildiğini kaydetti. İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması hususunda da Katar heyeti ile görüşüldüğünü aktaran Kurbanzade, “İkili ve çok taraflı toplantıların en önemli konusu, mutabakat zaptının 13’üncü maddesi” ifadelerini kullandı.

"SON SAATLERDE BÜYÜK İLERLEME KAYDETTİK"

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Ortadoğu’da ilişkileri kalıcı olarak değiştirmeyi amaçladıklarını belirterek son birkaç saat içinde büyük ilerleme kaydedildiğini duyurdu.

Vance, “Başarmaya çalıştığımız şey, diplomasi yoluyla birlikte çalışarak Ortadoğu’yu dönüştürmektir” dedi.

Başkan Donald Trump’ın talimatına atıfta bulunan Vance, “Trump, İran halkıyla olan ilişkimizi dönüştürmek için ‘yeni bir sayfa açmamızı’ istedi” ifadesini kullandı.

Lübnan’daki ateşkesin korunmasına ilişkin de değerlendirmede bulunan ABD Başkan Yardımcısı, “Lübnan’daki ateşkesin korunmasını sağlama konusunda son birkaç günde büyük ilerleme kaydedildi” diye konuştu.

Vance, ateşkes süreçlerinin doğası gereği zorluklar barındırdığını kabul ederek “Bu tür ateşkesler her zaman biraz sancılı geçer” dedi.

ABD Başkan Yardımcısı ayrıca Trump’ın bölgesel çapta tam bir ateşkes sağlanması konusunda kararlı olduğunu vurguladı.

VANCE LÜBNAN KONUSUNDA İLERLEME BEKLİYOR

İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, arabulucuların da katıldığı görüşmelerin sabah saatlerinde başladığı bildirildi.

Eşi Usha Vance ile birlikte Emmen Hava Üssü'ne indikten sonra yoğun güvenlik önlemleri altında zirvenin yapıldığı Buergenstock tesisine ulaşan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, yola çıkmadan önce Maryland'deki Joint Base Andrews askeri üssünde gazetecilere yaptığı açıklamada iyimser bir mesaj verdi.

Vance, birkaç gün sürmesi beklenen görüşmelerde nükleer mesele ve Lübnan'daki ateşkes sürecinde ilerleme kaydetmeyi umduklarını ifade etti.

Fox News kanalına verdiği mülakatta ise ateşkesin korunacağından emin olduğunu belirterek Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğuna dair herhangi bir kanıt görmediğini dile getirdi.

Buna karşın, İsrail'i Lübnan'da ateşkes taahhütlerini ihlal ederek "suç işlemekle" suçlayan İran Devrim Muhafızları, boğaza yaklaşacak gemilerin risk altında olacağını ilan etti.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı askeri operasyonlardan önce dünya petrol arzının beşte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı hakkında açıklama yapan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), cumartesi günü 55 ticari geminin boğazdan güvenle geçerek küresel pazarlara 17 milyon varilden fazla petrol taşıdığını bildirdi ve ABD güçlerinin ticari trafiğin sürmesini garanti edeceğini vurguladı.

KARŞILIKLI SUÇLAMALAR DEVAM EDİYOR

İran dini lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in danışmanı Muhammed Muhbir, ABD'yi, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" ateşkes öngören 14 maddelik anlaşmanın ilk maddesini uygulamamakla suçladı.

Muhbir, anlaşma kağıt üzerinde kaldığı sürece Ortadoğu'daki enerji akışının durmaya devam edeceğini savundu.

Buna karşılık İran Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, Batılı ortakların anlaşmanın ruhuna sadık kalması halinde, İran petrol sektörünün küresel ekonomiye büyük yatırım fırsatları sunacağını ve yüzlerce teknik, operasyonel ortaklık sözleşmesinin imzalanmaya hazır olduğunu belirtti.

Müzakerelerin yapıldığı ve mülkiyeti Katar'a ait olan tesisteki İran heyetinde Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin yanı sıra üst düzey güvenlik, merkez bankası ve petrol yetkilileri yer alıyor.

ABD müzakere heyetinde ise Vance'in yanı sıra Trump'ın damadı Jared Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff var. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, geçmişte karşı tarafın anlaşmalara uymadığını hatırlatarak İran'ın bu kez taahhütlerin yerine getirilmesi için baskı yapacağını açıkladı.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir'in de İslamabad Mutabakat Muhtırası'nın uygulanması kapsamında yürütülen yüksek düzeyli görüşmelere katılmak üzere İsviçre'ye ulaştığı bildirildi.

İSRAİL, LÜBNAN'DAKİ ASKERİ VARLIĞINI KORUYACAĞINI AÇIKLADI

Lübnan'da çatışmaların durdurulması, ABD-İran arasındaki nükleer müzakerelerin başlaması için ön koşullardan biriydi.

Ancak Lübnan sivil savunma yetkilileri, ateşkesin yürürlüğe girmesinden saatler sonra cumartesi günü düzenlenen İsrail saldırılarında 20 kişinin öldüğünü duyurdu.

İsrail ordusu bu saldırıların Hizbullah'ın ihlallerine yanıt olarak gerçekleştirildiğini savunurken, Hizbullah ise İsrail'in Lübnan'da serbestçe hareket etmesine izin vermeyeceğini açıkladı.

ABD-İran anlaşmasına taraf olmadığını beyan eden İsrail yönetimi, Lübnan'da işgal ettiği bölgelerdeki askeri varlığını sürdüreceğini açıkladı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, ateşkese bağlı kalındığı ancak her türlü tehdide karşı harekete geçileceği vurgulandı.

İsrail televizyonu Kanal 12, başbakan ve savunma bakanının orduya "ateş kes" talimatı verdiğini ancak ele geçirilen bölgelerden geri çekilme yapılmayacağını bildirdi.

İbrani Üniversitesi tarafından yapılan bir ankete göre, İsraillilerin yüzde 92'si düzenlenen ortak askeri operasyonlardan İsrail yerine İran'ın daha kazançlı çıktığını düşünüyor.

Ankete katılanların yüzde 90'ı savaş hedeflerine ulaşılamadığını belirtirken, Başbakan Benjamin Netanyahu'nun askeri başarı iddialarına inananların oranı yüzde 30'un altında kaldı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında aralarında sağlık çalışanları, kadın ve çocukların da bulunduğu 4 bin 57 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

İsrail makamları ise Hizbullah ile yaşanan çatışmalarda en az 32 asker ve 4 sivilin öldüğünü bildirdi.