Beyaz Saray, ABD ile Çin arasında Iran’ın nükleer silaha sahip olmaması ve Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin kesintisiz sürmesi konusunda ortak görüş oluştuğunu açıkladı.
Yapılan açıklamada, Washington ve Pekin yönetimlerinin bölgesel istikrarın korunmasının önemine vurgu yaptığı belirtildi. Özellikle küresel enerji sevkiyatı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının, uluslararası ticaret ve enerji güvenliği açısından temel öncelikler arasında yer aldığı ifade edildi.
İRAN’IN NÜKLEER PROGRAMI YENİDEN GÜNDEMDE
Beyaz Saray kaynakları, tarafların İran’ın nükleer silah edinmemesi gerektiği konusunda mutabık kaldığını aktarırken, diplomatik çözüm ve uluslararası denetim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.
Son dönemde Orta Doğu’da artan gerilim ve Tahran yönetiminin nükleer faaliyetlerine ilişkin tartışmalar, küresel güçlerin bölgeye yönelik diplomatik temaslarını hızlandırmıştı.
HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ İÇİN KRİTİK NOKTA
Dünya petrol taşımacılığının önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı, zaman zaman bölgesel krizlerin merkezinde yer alıyor. ABD ve Çin’in bu konuda ortak mesaj vermesi, enerji piyasaları ve uluslararası diplomasi açısından dikkat çekici gelişme olarak değerlendiriliyor.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'de bir araya geldi.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, başkent Pekin’deki Büyük Halk Toplantı Sarayı’nda Çin’i ziyaret eden ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Şi, görüşmenin başlangıcında yaptığı açıklamada, dünyanın yeni bir kavşağa geldiğini bildirdi. Şi, “Çin ve ABD, ‘Tukidides Tuzağı’nı aşarak büyük ülkeler arasındaki ilişkiler için yeni bir model oluşturabilir mi? Küresel zorlukların üstesinden gelerek dünyaya daha fazla istikrar kazandırmak için birlikte çalışabilir mi? İki halkın refahına ve insanlığın geleceğine odaklanarak ikili ilişkiler için parlak bir gelecek yaratabilir mi? Bunlar, büyük ülke liderlerinin çağımız için birlikte cevaplaması gereken sorulardır” dedi.
'2026, ÇİN-ABD İLİŞKİLERİNDE DÖNÜM NOKTASI OLMALI'
Çin ile ABD arasındaki ortak çıkarların anlaşmazlıklardan daha büyük olduğunu söyleyen Şi, iki ülkenin kendi başarılarının birbirleri için birer fırsat olduğunu ve istikrarlı Çin-ABD ilişkilerinin dünyanın yararına olduğunu belirtti. Şi, “Rakip değil, ortak olmamız gerekiyor. Karşılıklı olarak birbirimize katkı sağlayıp ortak refaha ulaşmalı, yeni dönemde büyük ülkelerin doğru şekilde bir arada yaşamasının yolunu açmalıyız” ifadelerini kullandı.
Trump ile iki ülkeyi ve dünyayı ilgilendiren önemli konular üzerinde fikir alışverişinde bulunmayı temenni ettiğini aktaran Şi, “Başkan Trump ile ikili ilişkilerimizi iyi şekilde yönlendirmeye ve 2026 yılının Çin-ABD ilişkilerinde geçmişten geleceğe uzanan tarihi ve dönüm noktası niteliğinde bir yıl olmasını sağlamaya hazırız” diye konuştu.
Şİ: ÇİN-ABD EKONOMİK İLİŞKİLERİ KAZAN-KAZAN NİTELİĞİNDE
Cumhurbaşkanı Şi Cinping, ticaret savaşlarında kazanan taraf olmayacağını vurgulayarak, Çin ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin kazan-kazan temelinde geliştiğini kaydetti. Şi, “Anlaşmazlıklar ve sürtüşmelerin bulunduğu durumlarda, eşitlik zemininde istişare tek doğru tercihtir” açıklamasını yaptı.
Tayvan ile ilgili de değerlendirmede bulunan Şi, bu konunun Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli konu olduğunu dile getirdi. Şi, “Tayvan meselesi iyi yönetilirse ikili ilişkiler genel olarak istikrarlı kalabilir; kötü yönetilirse iki ülke arasında çatışmalar, hatta ihtilaflar yaşanabilir. Bu durum Çin-ABD ilişkilerini çok tehlikeli bir noktaya sürükleyebilir” ifadelerini kullandı.
TRUMP: Şİ İLE HARİKA BİR İLİŞKİMİZ VAR
ABD Başkanı Trump da görüşmesi öncesi yaptığı kısa açıklamada, "Çin Devlet Başkanı Şi ile harika bir ilişkimiz var, geleceğimiz harika olacak. Çin ile rakip değil ortak olmalıyız. Büyük ticaret anlaşmaları için buradayız. Çin'e şirketlerin en düzey isimleri ile geldik ticaret ve iş yapmak için buradayız" dedi.




