Evrensel'de yer alan habere göre; Erzincan’ın İliç ilçesinde 9 işçinin hayatını kaybettiği Çöpler Altın Madeni faciasına ilişkin davanın 9’uncu duruşması, tartışmalı ara kararlar ve avukatların tepkileriyle sona erdi. Erzincan 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, mahkemenin tanık dinlenmesine ilişkin talebi değerlendirmek üzere verdiği aranın ardından taraflara söz hakkı tanımadan kararları açıklayıp duruşmayı bitirmesi tepki çekti. Duruşma 26 Ocak 2027’ye ertelenirken dosyada tutuklu sanık kalmadı.

SSR Mining ile Çalık Holding ortaklığındaki Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024’te meydana gelen heyelanda 9 işçi toprak altında kalarak yaşamını yitirmiş, olay büyük bir çevre felaketine yol açmıştı.

Duruşmayı DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Genel Başkanı Aysel Tekerek, Dersim Baro Başkanı Dilan Torun, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, DEM Parti Ekoloji Eş Sözcüsü Melis Tantan, TMMOB temsilcileri, EGEÇEP, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Erzincan Şubesi yöneticileri ile çok sayıda yurttaş takip etti.

BİLİRKİŞİ HEYETİ TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE

Davanın 7’nci duruşmasında, bilirkişi heyetinde bulunan Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin maden şirketiyle ticari ilişkisi olduğuna ilişkin haberlerin gündeme gelmesi ve heyetteki Prof. Dr. Okay Altun hakkındaki tartışmalar üzerine yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması kararlaştırılmıştı. Ancak mahkeme, heyetin tamamını değiştirmek yerine yalnızca söz konusu iki ismin değiştirilmesine hükmetti.

Dokuzuncu duruşma, bilirkişi heyetinin bütünüyle yenilenmesi talebiyle başladı.

Yaşamını yitiren işçilerden Uğur Yıldız’ın ailesinin avukatı Akçay Taşçı, kusur tespitinin bilirkişilere bırakılmasını eleştirerek mahkemeden heyetin tamamen değiştirilmesini istedi. Taşçı, savcılık aşamasında hazırlanan raporlardaki değerlendirmelerin farklı bilirkişi görüşleriyle değiştirildiğini belirterek sorumluluğun yalnızca teknik raporlar üzerinden belirlenmesine itiraz etti.

Taşçı, iş güvenliği önlemleri, yöneticilerin görevleri ve çevreye verilen zarar bakımından sorumluların belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak bilirkişi heyetinin tümüyle yenilenmesi taleplerini yineledi.

SANIK HAKKINDAKİ EV HAPSİ KARARI TEPKİ ÇEKTİ

Duruşmada, SSR Mining Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Iain Ronald Guille’in ev hapsi kapsamında İstanbul Şişli’deki Wyndham Grand İstanbul Levent Hotel’de kalması da gündeme geldi. İki kez tahliye edildiği belirtilen Guille’in kaldığı otelin koşulları, işçi ailelerinin avukatlarının tepkisine neden oldu.

Yıldız ailesinin avukatlarından Ümit Altaş, Guille ile Kıdemli Geoteknik Mühendisi Ali Rıza Kalender’in itirazlar üzerine yeniden tutuklandıklarını, ardından tekrar tahliye edildiklerini öğrendiklerini belirtti.

Guille’in Türkiye’de sabit ikametgâhının bulunmadığını ve özel bir hastaneden seyahat etmesinin sakıncalı olduğuna ilişkin rapor aldığını ifade eden Altaş, ev hapsinin uygulanış biçimini sorguladı.

Altaş, “Bu kişi neyle suçlanıyor? Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının ölümüne sebebiyet vermekten. Peki nerede kalıyor? Beş yıldızlı otelde. Ev hapsi verdiğiniz kişiyi beş yıldızlı otelde tutuyorsunuz” diyerek sanıkların duruşmaya getirilmesini istedi.

Sanıklar hakkında yalnızca çevrenin taksirle kirletilmesi kapsamında para cezası verilmesine de tepki gösteren Altaş, 2022’de yaşanan siyanür borusu patlamasını ve madenin çökme riski konusunda daha önce dile getirilen uyarıları hatırlattı. Üretim kapasitesinin artırılması ve üretim baskısının faciada etkili olduğunu savundu.

UĞUR YILDIZ’IN ANNESİ: SUÇLULARI BU SALONDA GÖRMEK İSTİYORUM

Avukatların beyanlarının ardından söz alan, faciada hayatını kaybeden Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız, mahkeme heyetine seslenerek sorumluların duruşma salonunda bulunmasını istedi.

Yıldız, “Adalete güvenmek istiyorum ama sizin adalet anlayışınız bu mu? Suçlular nerede? Suçluları buraya getirmek sizin göreviniz. Adalet istiyorum, o suçluları bu salonda görmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

MAHKEME ARA KARARLARI AÇIKLAYIP DURUŞMAYI BİTİRDİ

Duruşmada sanık müdafilerinden biri, şirketin görev ve sorumluluk belgelerinin sahte hazırlandığı ve bazı sanıkların bilgisi dışında toplantılar yapıldığı yönündeki iddialar kapsamında, şirkette 15 yıldır çalışan bir elektrik mühendisinin tanık olarak dinlenmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, bu talebi değerlendirmek üzere ara verdi. Yaklaşık 20 dakika sonra salona dönen heyet, müşteki ve sanık avukatlarına yeniden söz hakkı tanımadan ara kararlarını açıkladı ve duruşmayı sona erdirdi.

Duruşmanın 26 Ocak 2027 tarihine ertelenmesiyle birlikte dosyada tutuklu sanık kalmadı.

AVUKAT TAŞÇI: “YA YARGILAMAYI HAKKIYLA YAPIN YA DA GÜCÜMÜZ YETMİYOR DEYİN”

Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan avukat Akçay Taşçı, mahkemenin tanık dinlenmesi talebine ilişkin tutumunu eleştirdi.

Taşçı, hazır bulunan tanığın dinlenmesi gerektiğini savunarak şirket yöneticilerinin mahkemeye getirilmemesine tepki gösterdi. Bilirkişi heyetinin yalnızca iki üyesinin değiştirilmesini de eleştiren Taşçı, şirketle bağlantısı olduğu iddia edilen bilirkişiler hakkındaki tartışmaların yeterince dikkate alınmadığını ileri sürdü.

Taşçı, “Bir elektrik mühendisinin dinlenmesinden neden korkulur? Niye bir şirketin genel müdürü bu memleketin mahkemesine getirilmez? Getirip iki tane soru soramayacak mısınız?” diye sordu.

İliç’te yaşananları işçi ve çevre hakları açısından büyük bir felaket olarak nitelendiren Taşçı, şirket yöneticileri ve kamu görevlilerinin sorumluluklarının araştırılması gerektiğini belirterek, “Ya yargılamayı hakkıyla yapın ya da ‘Bizim gücümüz yetmiyor’ deyin” ifadelerini kullandı.

EMEP GENEL BAŞKANI ASLAN: “TALİMATLA OTURUYORSANIZ BU SUÇUN ORTAĞISINIZ”

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan da mahkemenin kararlarına tepki göstererek yargı sürecinde şirketlerin ve sermaye çevrelerinin etkili olduğunu savundu.

Dokuzuncu duruşmada tutuklu sanık kalmamasını eleştiren Aslan, faciada sorumluluğu bulunduğunu düşündükleri kişilerin mahkemeye getirilmediğini öne sürdü.

Aslan, “İzni verenleri, asıl sorumluları yargılamıyorsanız siz de bu suçun ortağısınız” dedi. İş cinayetlerinin önlenmesi ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirten Aslan, işçi ve emekçilerin mücadelesinin süreceğini ifade etti.

26 OCAK DURUŞMASI İÇİN KAMUOYUNA ÇAĞRI

Çifte cinayetin ardından yasak aşk iddiası çıktı!
Çifte cinayetin ardından yasak aşk iddiası çıktı!
İçeriği Görüntüle

DEM Parti Ekoloji Eş Sözcüsü Melis Tantan, bir sonraki duruşma öncesinde emekçileri, çevre aktivistlerini, köylüleri ve Erzincanlıları davayı takip etmeye çağırdı.

Tantan, adaletin kendiliğinden sağlanmayacağını savunarak 26 Ocak 2027’de görülecek duruşmada daha geniş bir toplumsal katılımın önemine dikkat çekti. Tantan, “Beraber güçlü olacağız, beraber adaleti sağlayacağız” dedi.

Duruşma öncesinde adliye önünde yapılan açıklamada konuşan avukat Akçay Taşçı da şirketin asıl yöneticilerinin ve maden faaliyetlerine izin veren kamu görevlilerinin mahkeme önüne çıkarılmadığını ileri sürdü. Taşçı, şirketin dış denetim raporlarında çökme riskine ilişkin uyarılar bulunduğunu belirterek üretimin sürdürülmesinde kimin sorumluluğu olduğunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.

AYТEN KORDU: “BU, TÜM TÜRKİYE’NİN DAVASIDIR”

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, facianın önlenebilir olduğu yönündeki değerlendirmelerini dile getirerek kamu görevlilerinin ve siyasi sorumluların da soruşturma kapsamına alınması gerektiğini savundu.

Kordu, “Bu sadece Yıldız ailesinin değil, tüm Türkiye’nin davasıdır. 9 canımız katledildi, aylar sonra liç altından çıkarıldı” dedi. Madenin faaliyetlerine ve izin süreçlerine ilişkin sorumlulukların araştırılması gerektiğini belirten Kordu, çevreyi ve yaşam alanlarını koruma mücadelesini sürdüreceklerini söyledi.

TKH VE EĞİTİM SEN’DEN TEPKİ

TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek, iş cinayetlerinin önlenmesinde şirketlerin ve siyasi iktidarın sorumluluğunun araştırılması gerektiğini belirtti. Tekerek, patronların ve siyasi sorumluların yargılanmadığı sürece davanın kendileri açısından kapanmayacağını söyledi.

Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise uluslararası şirketlerin faaliyetleri sırasında işçilerin, ülkenin doğal kaynaklarının ve çevrenin zarar gördüğünü savundu. Irmak, ülkenin toprağına ve işçilerine sahip çıkmanın önemini vurguladı.

ALİ EKBЕR YILDIZ’DAN BİNALİ YILDIRIM’A TEPKİ

Açıklamada son sözü, faciada hayatını kaybeden Uğur Yıldız’ın babası Ali Ekber Yıldız aldı. Yıldız, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın facianın ardından ailelerini ziyaret etmediğini belirterek tepki gösterdi.

Oğlunu 53 gün boyunca maden yığınının altında aradığını anlatan Yıldız, Erzincanlı olduğunu söyleyen Yıldırım’ın kendilerine destek olmak için gelmediğini ifade etti.

Yıldız, “Ben 53 gün liç yığınının altında oğlumu ararken, ağlarken o Erzincanlı olduğunu söyleyen Başbakan’ın bir kere yüzünü görmedim. Bir kere gelip bizi teselli etmedi” dedi.

Açıklamasında Soma’da yaşamını yitiren işçileri de hatırlatan Yıldız, kamuoyuna seslenerek yaşananların unutulmaması gerektiğini söyledi.

İliç maden faciasına ilişkin davada bir sonraki duruşma 26 Ocak 2027’de görülecek.