Birgün'den Meral Danyıldız'ın haberine göre; Uşak-Denizli karayolunda yol çalışması yaparken bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren 65 yaşındaki Ahmet Kuran’ın ailesi adalet mücadelesi veriyor. Bilirkişi raporunun %100 kusurlu bulduğu sürücü S.Ö. ev hapsinde tutulurken, babasını kaybeden Alaattin Kuran, “Borçlarımızı ödemek için işe girmişti. Sesimiz olun” dedi.
Emekli olduğu halde çalışmak zorunda olan 65 yaşındaki Ahmet Kuran, Uşak-Denizli karayolunda beden işçisi olarak çalıştığı sırada bir aracın kendisine çarpması sonucu iki gün sonra vefat etti. Olay 28 Ağustos'ta gerçekleşti. Emekli olduğu halde oğlunun düğün borçlarını ödemek için işe giren Kuran, Uşak-Denizli karayolunda çalışmaya başladı. İki gün boyunca alanında görevini sürdüren 65 yaşındaki Kuran'a S.Ö. isimli bir kadın çarptı. Kuran, hemen hastaneye kaldırıldı. İki gün boyunca yoğun bakımda kalan emekli, ardından vefat etti. Ailesinin adalet mücadelesi başladı.
BİLİRKİŞİ RAPORUNDA KUSURLU BULUNDU
Kaza tespit tutanağında S.Ö. isimli kadının yol çalışmasında görevli trafik işaretçisinin uyarı/işaretlerine uymadığı ve bu nedenle KTK 47/1-a maddesini (Diğer yetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine uymamak) ihlal ettiği belirtildi.
Uzman Trafik Bilirkişi Mütalaasında ise sürücünün yüzde 100 kusurlu olduğu belirtildi. Mütalaada şu ifadeler kullanıldı: "Aracının hızını, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun halde, kontrol altında bulundurmayarak, önceden kendisinden beklenen gerekli tedbir, kontrol, dikkat, ustalık ve özeni göstermediğinden, sürücünün yazılı beyanlarında karşıdan gözlerine güneş geldiğini, hareket halinde iken güneşliği indirdiklerini, yolcunun şoförü 'yol bitti' şeklinde uyardığını, uyarı tabelalarını 15-20 metre kala fark ettiğini belirtmektedir. Yüzde 100 kusurlu bulunduğu kanaatine varılmıştır."
SÜRÜCÜDEN 'YELEĞİ YOKTU' SAVUNMASI
Avukat eşiyle birlikte ifade veren S.Ö. ise kendisini şöyle savundu: "Ben ışıklarda beklerken karşıdan gözüme güneş vurduğu için güneşliğimi indirdim ve yola devam ediyordum. Ancak yokuş yukarı çıktığım için güneş gözüme yine geliyordu. Bir anda yokuş çıkarken gideceğim yolun kapatıldığına dair tabelayı 15-20 metre önceden gördüm. Ancak ne kadar mesafe sonra sola döneceğim yönünde mesafe bildirir uyarı tabelası yoktu ve çift şeritli yol daraltılmamıştı. Ben de 40-45 km hızla seyrederken sol tarafa doğru manevra yaptım. Benim tabelayı görmemle yolun bittiği yeri fark etmem arasında kısacık bir zaman dilimi ve çok az bir mesafe bulunuyordu. Ben de sola doğru manevramı yaptım. Bu arada yol tabelalarının önünde üzerinde baret ve yelek olmayan, elinde bayrak olmayan bir erkek şahsı gördüm ve frene bastım ancak duramayarak bu erkek şahsa çarptım."
S.Ö., kaza raporunda belirtildiği gibi yüzde 100 kusurlu olmadığını iddia etti. Ancak görgü tanıkları ifadelerinde, Ahmet Kuran'ın üzerinde yeşil fosforlu yelek bulunduğunu ve güvenli alanda olduğunu söyledi.
'DÜĞÜN BORCUMUZ İÇİN ÇALIŞIYORDU'
Ahmet Kuran'ın oğlu Alaattin Kuran, babasına çarpan kadının eşinin Uşak'ta nüfuzlu biri olduğunu söyledi. "Bundan dolayı endişeliyiz" diyen Kuran, seslerini hiçbir yerde duyuramadıklarını ekledi. Kuran, yaşanan acı olayı ve adalet mücadelelerini şu sözlerle anlattı: "Babamın öldüğü günden beri mücadele ediyoruz. Babam tabelalarla çevrili, şeritli alanın arka tarafında çalışma yaparken kadın direksiyon hakimiyetini kaybedip tabelalara vurup ardından babama çarpmış. İki tane daha tabelayı deviriyor ve ondan sonra durabiliyor. Verdiği ifadede 40 km hızla gittiğini söylüyor ama 40 km giden bir insanın bu hasara neden olacağını düşünmüyoruz."
Sürücünün ev hapsinde olduğunu ve yargılamanın başlayacağını kaydeden Kuran, adalet talebini yineleyerek konuşmasını şöyle tamamladı: "Kadının üç gün boyunca ifadesi alınmadı, babam vefat etti, kadın ifadeye çağrıldı, sonra ev hapsi verildi. Kendi avukatımla beraber dört tane itiraz dilekçesinde bulunduk. Babam bizim düğün borcumuzu ödemek için çalışıyordu, borcumuzu ödedikten sonra da işten çıkacaktı. Bu yüzden vicdanen de kendimi kötü hissediyorum."





