Güncel

225 milyonluk vurgunda dikkat çeken ayrıntı: Sağlık teknikerliğinden öğretim görevliliğine uzanan süreç!

Antalya'da aralarında profesör ve doktorların da bulunduğu çok sayıda sağlık çalışanını, "ABD borsasında yüksek kazanç" vaadiyle yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddia edilen Akdeniz Üniversitesi öğretim görevlisi Fatih A. hakkındaki soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Şüphelinin akademik yükselişi ve üniversitedeki görevlendirme süreci de tartışma konusu oldu.

Antalya'da çok sayıda doktor, profesör ve sağlık çalışanını yatırım vaadiyle dolandırdığı iddia edilen Akdeniz Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi Fatih A. hakkında yürütülen soruşturma genişliyor. Yaklaşık 225 milyon liralık vurgun iddiasının yanı sıra, şüphelinin sağlık teknikeri olarak başladığı kariyerinde kısa sürede öğretim görevliliğine yükselme süreci de inceleme konusu oldu.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINDAN MİLYONLAR TOPLADIĞI İDDİASI

İddialara göre Fatih A., geliştirdiğini öne sürdüğü yazılım ve ABD borsasında yüksek kazanç sağlayan yatırım sistemiyle kısa sürede yüksek getiri elde edileceğini söyleyerek Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Antalya Şehir Hastanesi ve Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan çok sayıda sağlık çalışanından para topladı.

Soruşturma dosyasındaki iddialara göre bazı mağdurlar kredi çekti, bazıları döviz ve yüksek miktarda para yatırdı, bazı kişiler ise taşınmazlarını şüpheli adına devretti.

Şüphelinin eşi Fatma A.'nın da bazı yatırımcılarla irtibat kurulmasına aracılık ettiği öne sürüldü.

Profesör, doktor ve sağlık çalışanlarından oluşan çok sayıda kişinin yaklaşık 225 milyon lira zarara uğradıkları iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.

KARİYERİ DE TARTIŞMA KONUSU OLDU

Soruşturmada Fatih A.'nın akademik kariyeri de dikkat çekti.

Erciyes Üniversitesi Sosyal Hizmetler Meslek Yüksekokulu mezunu olduğu belirtilen Fatih A.'nın, bir dönem sağlık personeli olarak görev yaptıktan sonra KPSS ile 2008 yılında Akdeniz Üniversitesi'nde sağlık teknikeri olarak çalışmaya başladığı ifade edildi.

Üniversite ve hastane çevresinde geniş bir çevre edindiği belirtilen Fatih A.'nın, daha sonra öğretim görevlisi kadrosuna atanma süreci de iddiaların odağına yerleşti.

KADRO İLANI VE GÖREVLENDİRMELER İNCELENİYOR

İddialara göre öğretim görevlisi kadrosu için açılan ilanda "Tıp bilişimi veya biyoistatistik ve tıp bilişimi alanında yüksek lisans yapmış olmak ve ders verme tecrübesi bulunmak" şartı yer aldı.

Fatih A.'nın yüksek lisansını tamamladıktan kısa süre sonra ilana başvurduğu ve 2019 yılında öğretim görevlisi olarak atandığı öne sürüldü.

Soruşturma kapsamında, ilan şartlarında yer alan "ders verme tecrübesi" kriterini karşılayabilmesi amacıyla daha önce farklı alanlarda ders görevlendirmesi yapıldığı yönündeki iddialar da incelemeye alındı.

Dosyada ayrıca, yüksek lisans tez jürisinde bulunan bazı akademisyenlerin de daha sonra yatırım vaadiyle mağdur edilen kişiler arasında yer aldığı iddia edildi.

ESKİ REKTÖR İDDİALARI REDDETTİ

Olayla ilgili adı geçen eski Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal ise kendisinin mağdurlar arasında yer aldığı yönündeki iddiaları reddetti.

Ünal, Fatih A. ile herhangi bir parasal ilişkisinin bulunmadığını belirterek, kamuoyuna yansıyan haberlerde geçen kişinin kendisi olmadığını ifade etti.

FRANSA'YA KAÇTIĞI İDDİA EDİLDİ

Soruşturma kapsamında hakkında şikâyette bulunulmasının ardından Fatih A.'nın 1 Temmuz'da Fransa'ya çıktığı öne sürüldü. İddialara göre şüphelinin önce ABD'ye gitmeyi planladığı ancak süreç nedeniyle rotasını değiştirdiği belirtildi.

Gözaltına alınan eşi Fatma A. ise ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Fatma A., eşinin faaliyetlerinden haberdar olmadığını, üzerine para yatırılmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ'NDEN AÇIKLAMA

Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü, olayla ilgili yaptığı açıklamada iddiaların üniversitenin kurumsal yapısıyla değil, kişiler arasındaki bireysel ilişkilerle ilgili olduğunu belirtti.

Açıklamada, soruşturmanın adli makamlarca yürütüldüğü, üniversitenin de görev alanı kapsamında gerekli idari ve hukuki işlemleri sürdürdüğü ifade edilirken, olayın mevcut üniversite yönetimi dönemine ilişkin olmadığı vurgulandı.