Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, pandemi sonrasında turizm hareketliliğini öngörmenin giderek zorlaştığını belirterek 2027 sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yavuz, gelecek yıl turizmi en fazla etkileyebilecek unsurların petrol fiyatları, savaşlar, iklim değişikliği ve fiyat/değer dengesi olduğunu söyledi. Reklam ve tanıtım çalışmalarının önemini koruduğunu belirten Yavuz, bu çalışmaların söz konusu dört başlığın oluşturduğu koşulları tek başına değiştiremeyeceğini ifade etti.

“TURİZM DARALMAYACAK, YÖN DEĞİŞTİRECEK”

Yeni ve büyük bir küresel sarsıntı yaşanmaması halinde 2027'de turizmde asıl değişimin daralmadan çok yön değiştirme şeklinde yaşanabileceğini belirten Yavuz, turistlerin seyahat kararlarında güvenlik, toplam maliyet ve hava koşullarını birlikte değerlendirdiğini söyledi.

Yavuz, önümüzdeki dönemde temel sorunun insanların seyahat edip etmeyeceğinden çok nereye, ne zaman ve hangi bütçeyle gideceği olacağını ifade etti.

PETROL FİYATLARI SEYAHAT MESAFESİNİ ETKİLEYECEK

Turizmin doğrudan hareketlilikle bağlantılı olduğunu belirten Yavuz, enerji fiyatlarındaki artışın uçak, otomobil, otobüs ve gemiyle yapılan seyahatlerin maliyetlerine yansıyacağını söyledi.

Özellikle havacılık sektöründe yalnızca yakıt fiyatının değil, gelecekte oluşacak maliyetin öngörülememesinin de önemli olduğunu belirten Yavuz, tur operatörleri ve hava yollarının 2027 planlarını yaptığı dönemde yakıt maliyetlerindeki belirsizliğin fiyatlandırmayı zorlaştırabileceğini kaydetti.

4 KİŞİLİK AİLE İÇİN 400 AVROLUK FARK

Ham petrol fiyatları ile uçak yakıtı maliyetlerinin aynı oranda hareket etmediğini belirten Yavuz, döviz kuru, yakıt tedariki ve hava yollarının fiyat sabitleme anlaşmalarının da bilet fiyatlarını etkilediğini söyledi.

Kişi başına uçak biletinde 100 avroluk artışın dört kişilik bir aile için 400 avroluk ek maliyet anlamına geleceğine dikkat çeken Yavuz, böyle bir tabloda turistin tatilinden vazgeçmek yerine daha yakın bir ülkeyi, daha kısa süreli konaklamayı veya farklı bir dönemi tercih edebileceğini ifade etti.

SAVAŞLAR TATİL ROTASINI DEĞİŞTİREBİLİR

Savaşların yalnızca çatışmanın yaşandığı ülkelerin turizmini etkilemediğini belirten Yavuz, komşu ülkelerin, hava sahalarının, uçuş güzergahlarının ve turistlerin bölgeye ilişkin algılarının da bu durumdan etkilendiğini söyledi.

Turistin tatil sırasında yeni deneyimler yaşamak istediğini ancak güvenliği konusunda endişe duymak istemediğini belirten Yavuz, güvenlik unsurunun destinasyon seçiminde belirleyici olduğunu ifade etti.

GÜVENLİK ÖN PLANA ÇIKIYOR

Avrupa Seyahat Komisyonu'nun araştırmasına atıfta bulunan Yavuz, güvenliğin destinasyon tercihinde ilk sırada yer aldığını belirtti.

İspanya'nın 2026'nın ilk yarısında yaklaşık 46,6 milyon uluslararası turist ağırlayarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 büyüdüğünü aktaran Yavuz, bu başarının yalnızca savaş bölgelerine uzaklıkla açıklanamayacağını söyledi. Uçuş bağlantıları, ürün çeşitliliği, hizmet kalitesi ve yıllar içerisinde oluşturulan güvenin de önemli olduğunu belirten Yavuz, Türkiye açısından güvenli olmanın yanı sıra bu güvenin doğru ve tutarlı şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti.

SICAKLIKLAR TATİL TAKVİMİNİ DEĞİŞTİREBİLİR

İklim değişikliğinin 2027 turizminin önemli başlıklarından biri olacağını belirten Yavuz, aşırı sıcaklar, orman yangınları, su sıkıntısı ve şiddetli hava olaylarının turizm destinasyonları açısından somut risklere dönüştüğünü söyledi.

Akdeniz'in uzun yıllar deniz, kum ve güneş konseptiyle pazarlandığını hatırlatan Yavuz, aşırı sıcakların özellikle ileri yaştaki turistler ve çocuklu aileler açısından tatilin cazibesini azaltabileceğini ifade etti.

TALEP İLKBAHAR VE SONBAHARA KAYABİLİR

Yavuz, Akdeniz'in cazibesini tamamen kaybetmesinden ziyade turist talebinin temmuz ve ağustos aylarından ilkbahar ve sonbahar dönemlerine doğru kayabileceğini belirtti.

Antalya açısından bu durumun fırsata dönüştürülebileceğini ifade eden Yavuz, nisan, mayıs, ekim ve kasım aylarının kültür, doğa, spor ve ileri yaş turizmiyle daha güçlü değerlendirilebileceğini söyledi.

İklim değişikliğinin tek başına 12 ay turizm sağlamayacağını belirten Yavuz, uçuşların, otellerin, etkinliklerin ve turistik ürünlerin de buna uygun planlanması gerektiğini kaydetti.

TURİST “NE ALIYORUM?” SORUSUNA BAKACAK

Enerji, personel, gıda, finansman ve ulaşım giderlerindeki artışın tatil fiyatlarına baskı yaptığını belirten Yavuz, yükselen maliyetlerin turistin her fiyatı kabul edeceği anlamına gelmediğini söyledi.

Turistlerin artık yalnızca “Kaç para?” sorusunu değil, “Bu paraya ne alıyorum?” sorusunu da sorduğunu belirten Yavuz, fiyat ile alınan hizmet arasındaki dengenin gelecek dönemde daha önemli hale geleceğini ifade etti.

Tatil için 2 bin avro bütçe ayıran bir turistin bunun karşılığında aldığı hizmeti değerlendirdiğini belirten Yavuz, restoran, plaj, taksi veya otelde yaşanan olumsuz bir deneyimin yalnızca ilgili işletmeyle sınırlı kalmayıp destinasyonun tamamına yönelik algıyı etkileyebileceğini söyledi.

“TÜRKİYE ARTIK BU PARAYA DEĞMİYOR” RİSKİ

Türkiye'deki yüksek fiyatların yalnızca ülkeye özgü olmadığını belirten Yavuz, başka ülkelerde de maliyetlerin yükselmesinin Türkiye'deki fiyatları turist açısından otomatik olarak haklı çıkarmayacağını ifade etti.

Asıl riskin turistin “Türkiye artık ödediğim paraya değmiyor” düşüncesine kapılması olduğunu söyleyen Yavuz, fiyatlar yükselirken değer algısının geride kalması halinde turistin başka destinasyonlara yönelebileceğini belirtti.

Çözümün sürekli indirim yapmak olmadığını belirten Yavuz; hizmet kalitesinin artırılması, ek ücretlerin önceden açıkça belirtilmesi ve verilen sözlerin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

Eşini öldürüp saatlerce başında bekledi: Oğlunu arayıp 'Annenizi öldürdüm, gelin defnedin' dedi
Eşini öldürüp saatlerce başında bekledi: Oğlunu arayıp 'Annenizi öldürdüm, gelin defnedin' dedi
İçeriği Görüntüle

“PETROL MESAFEYİ, SAVAŞ DESTİNASYONU, İKLİM ZAMANI BELİRLEYECEK”

Yavuz, 2027 turizmine ilişkin değerlendirmesini dört başlıkla özetledi. Petrol fiyatlarının seyahat mesafesini, savaşların destinasyonu, iklim değişikliğinin tatil zamanını ve fiyat/değer dengesinin ise son tercihi etkileyebileceğini söyledi.

Yavuz, yüksek maliyet nedeniyle uzak destinasyondan vazgeçen turistin daha yakın bir bölgeyi tercih edebileceğini, yaz sıcaklarından kaçınanların farklı aylara yönelebileceğini ve ödediği paranın karşılığını yeterli bulmayan turistin başka ülkeleri değerlendirebileceğini belirtti. Buna rağmen turistlerin seyahat etmeye devam edeceği ve seyahatlerin artacağı öngörüsünde bulundu.