Ocak 2027’de memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam için enflasyon beklentileri belirleyici olacak. Ekonomist Hakkı Hakan Yılmaz, Orta Vadeli Program’daki tahminler ile enerji fiyatlarındaki yükselişin farklı zam senaryolarını gündeme getirdiğini belirterek, yıl sonu enflasyonunun kritik rol oynayacağını söyledi.
Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) göre 2026 yılı enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olduğunu belirterek, bu oranın gerçekleşmesi halinde 2027 Ocak ayında işçi ve BAĞ-KUR emeklilerinin yüzde 9, memur ve memur emeklilerinin ise yüzde 7 zam alacağını söyledi.
Yılmaz, “Bu tutarsa işçi ve BAĞ-KUR emeklileri, 2027 yılı ocak ayında yüzde 9, memur ve emeklileri ise yüzde 7 zam alacak. En düşük emekli aylığı da 25 bin 671,68 TL olacak” dedi.
Yıl sonu enflasyonunun yüzde 31 seviyesinde gerçekleşmesinin daha gerçekçi olduğunu belirten Yılmaz, bu senaryoda zam oranlarının daha yüksek olacağını ifade etti.
Yılmaz, “Buna göre memur ve memur emeklilerinin alacağı artış oranı yüzde 9,3, işçi ve BAĞ-KUR emeklilerinin alacağı zam yüzde 11,3 olmaktadır” dedi.
Yılmaz, açıklanan OVP kapsamında enflasyon tahminleri ve enerji fiyatlarındaki artışların ekonomiye etkilerine ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.
ENERJİ FİYATLARI ENFLASYON RİSKİNİ ARTIRIYOR
Motorin ve benzin başta olmak üzere enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yukarı yönlü etkilediğini belirten Yılmaz, ekim ve sonraki aylarda elektrik ile doğalgaza zam yapılması halinde enflasyon açısından daha zorlu bir sürece girilebileceğine dikkat çekti.
Yeni OVP’de 2026 yılı enflasyon tahmininin yüzde 28,4’e çıkarıldığını anımsatan Yılmaz, “2027 enflasyon hedefi ise yüzde 21 olarak belirlenmiştir. 2027 yılı enflasyon hedefinde önceki OVP’ye göre sapma oranı yüzde 133 gibi oldukça yüksektir. Gelişmeler 2026 enflasyonun enerji fiyatlarındaki artışla yüzde 31-32 bandında gerçekleşme ihtimalinin daha yüksek olacağını göstermektedir” diye konuştu.
RİSK BÜYÜYOR
Enerji fiyatlarındaki artışın diğer mal ve hizmet fiyatlarına yansıma süresinin giderek kısaldığını vurgulayan Yılmaz, bunun fiyatlama davranışlarındaki bozulmayı hızlandırdığını ifade etti.
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Rakamlar bu tabloyu daha açık gösteriyor. Motorinin litre fiyatı birçok yerde 90 lira sınırına ulaştı, bazı illerde bu seviyeyi geçti. Eşel mobil sistemi uygulanmamış olsaydı motorin fiyatı yaklaşık 101 lira düzeyine çıkacaktı. Motorinde, yılbaşından bugüne artış yüzde 67. Benzinin litre fiyatı 80 liraya yaklaşırken, eşel mobil olmasaydı fiyat 90 lira sınırına dayanacaktı. Benzinde, yılbaşından bu yana artış yaklaşık yüzde 47."
Yılmaz, eylül ayında akaryakıt fiyatlarında yeni bir artış yaşanmadığı ve mevcut seviyelerin korunduğu varsayımı üzerinden de hesaplama yaptı.
Bu durumda dahi aylık ortalama fiyat artışının benzinde yaklaşık yüzde 10,1, motorinde ise yüzde 12,7 olacağını belirten Yılmaz, “Bunun tüketici enflasyonuna yalnızca doğrudan aylık katkısı en az 0,3 puan, yılbaşından bugüne birikimli doğrudan katkısı yaklaşık 1,5 puandır” dedi.
SOFRAYI DA FABRİKAYI DA VURUYOR
Motorin fiyatlarındaki yükselişin ekonominin geniş bir bölümünü etkilediğini belirten Yılmaz, akaryakıt maliyetlerinin üretimden dağıtıma kadar birçok alanda fiyatları yukarı çektiğini ifade etti.
Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:
"Tarladan fabrikaya, fabrikadan market rafına kadar ekonominin neredeyse bütün üretim ve dağıtım zincirinin maliyet unsurudur. Dolayısıyla enerji fiyatlarındaki yükselişin ikincil fiyatlara geçiş süresi kısaldıkça, zamlar yalnızca bugünün enflasyonunu değil, gelecek ayların enflasyonunu ve enflasyon beklentilerini de yukarı taşımaktadır. Bu nedenle mesele artık sadece akaryakıt üzerindeki vergilerin ne kadarının eşel mobil yoluyla erteleneceği değildir. Enerji fiyatlarının enflasyon programıyla uyumlu biçimde yönetilmesi, vergi politikasının bu amaçla daha etkin kullanılması ve elektrik, doğalgaz ve akaryakıt fiyat düzenlemelerinin birbirinden bağımsız kararlar olarak değil, tek bir enflasyon patikasının parçaları olarak ele alınması gerekiyor."
2027 MEMUR VE EMEKLİ ZAMMI İÇİN İKİ SENARYO
Yılmaz, OVP tahmini doğrultusunda emekli aylıkları ile memur maaşlarına yapılabilecek zam oranlarını da hesapladı.
Yeni OVP’de 2026 yılı enflasyon tahmininin yüzde 28,4’e yükseltildiğini hatırlatan Yılmaz, “Bu tutarsa işçi ve BAĞ-KUR emeklileri, 2027 yılı ocak ayında yüzde 9, memur ve emeklileri ise yüzde 7 zam alacak. En düşük emekli aylığı da 25 bin 671,68 lira olacak” dedi.
Yıl sonu enflasyonunun yüzde 31 seviyesinde gerçekleşmesini daha gerçekçi bulduğunu yineleyen Yılmaz, “Buna göre memur ve memur emeklilerinin alacağı artış oranı yüzde 9,3, işçi ve BAĞ-KUR emeklilerinin alacağı zam yüzde 11,3 olmaktadır” dedi.
ASGARİ ÜCRET İÇİN YÜZDE 22-24 ARTIŞ TAHMİNİ
Yılmaz, asgari ücrete 2026 yılında yüzde 27 zam yapıldığını hatırlatarak, 2027 yılına ilişkin olası artış oranına dair de değerlendirmede bulundu.
Yılmaz, “OVP’ye göre 2027’de yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 21 olması nedeniyle 2026 kaybı ile birlikte asgari ücret artış oranın yüzde 22-24 arasında olacağını söylemek mümkün” diye konuştu.




