Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan 13 aylık Gökçe Kaya, diş çıkarma döneminde yaşadığı yüksek ateş nedeniyle ailesi tarafından Serik Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastanede yapılan muayene ve tedavinin ardından evine gönderilen bebek, gece saatlerinde yeniden ateşlendi. Annesi tarafından tampon yapılan ve ateş düşürücü verilen Gökçe bebek, sabah saatlerinde bakıcısına bırakıldıktan kısa süre sonra fenalaştı.

Ailenin evden ayrılmasından yaklaşık 10 dakika sonra bebeğin vücudunda morluklar oluştuğu bilgisi geldi. Bakıcı, bebeğin durumunun kötüleşmesi üzerine aileyi beklemeden hastaneye götürdü. Hastaneye ulaşıldığında kalbinin durduğu belirlenen bebeğe yaklaşık 2,5 saat kalp masajı uygulandı. Ancak müdahalelere rağmen Gökçe bebek kurtarılamadı.

Bebeğin ölümü kayıtlara şüpheli ölüm olarak geçti. Çocuklarını 10 Ekim Cumartesi günü gözyaşları içinde toprağa veren anne ve baba, kendilerine alışılmışın dışında bir ilaç tedavisi uygulandığını ve hastanede ihmal yaşandığını iddia ederek karakola gidip şikâyetçi oldu. Bebeğin kesin ölüm nedeninin, tamamlanacak otopsi raporuyla belirlenmesi bekleniyor.

BEBEĞİN VÜCUDUNDA MORLUKLAR OLUŞTU

Aile, sabah saat 07.00 sıralarında Gökçe bebeği bakıcısına bıraktı. Evden ayrıldıktan yaklaşık 10 dakika sonra bakıcı, bebeğin vücudunda morluklar oluştuğunu aileye bildirdi.

Sevda Karaca’dan Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın davası için çağrı!
Sevda Karaca’dan Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın davası için çağrı!
İçeriği Görüntüle

Bakıcının, bebeğin durumunun kötü olduğunu ve aileyi bekleyemeyeceğini söyleyerek çocuğu hastaneye götürdüğü belirtildi. Hastaneye ulaşıldığında kalbinin durduğu tespit edilen bebeğe yaklaşık 2,5 saat boyunca kalp masajı yapılarak yeniden hayata döndürülmeye çalışıldı. Ancak müdahaleler sonuç vermedi.

KESİN ÖLÜM NEDENİ OTOPSİYLE BELİRLENECEK

Bakıcısının kollarında hayatını kaybeden Gökçe Kaya, 10 Ekim Cumartesi günü toprağa verildi. Bebeğin ani ölümü üzerine aile, yanlış ilaç verildiği ve hastanede ihmal yaşandığı iddialarıyla karakola başvurarak hastane yönetiminden şikâyetçi oldu.

Anne ve baba, yanlış ilaç uygulandığını ve hastanede yer olmadığı gerekçesiyle bahçede bekletildiklerini öne sürerek ihmali bulunduğunu düşündükleri sağlık personeli hakkında şikâyette bulundu.

AİLE, BEBEĞİNİN BİLİNEN BİR SAĞLIK SORUNU OLMADIĞINI SÖYLEDİ

Kaya ailesi, Gökçe bebeğin daha önce herhangi bir kronik rahatsızlığının bulunmadığını belirtti. Aile, acile başvurmadan yaklaşık 45 dakika önce çekilen görüntülerde çocuklarının sağlıklı ve neşeli olduğunu ifade ederek yetkililerden otopsi raporunun sonuçlandırılmasını ve ihmali olduğunu düşündükleri kişilerin cezalandırılmasını istedi.

ANNE DUYGU NUR KAYA: “DİŞTEN ATEŞLENDİ” DEDİLER

Hastanede usulsüz bir tedavi uygulandığını öne süren anne Duygu Nur Kaya, yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı.

Kaya, “Bebeğimizi hastaneye götürmüştük; akşam 9.30-10 gibi dişten dolayı ateşlendiğini söylediler. Doktor ağzını açıp baktıktan sonra bizi tedavi için yönlendirdi. Bir ilaç verileceğini söylediler. Sonrasında bir görevli, evrakla kadın doktorun yanına gidip geri geldi. Ardından ilacı hazırladılar; şırınganın yarısına serum ilacı, yarısına da o dedikleri ilacı çektirip çocuğuma verdirdiler.

Vermemizi bizden istediler ve çocuğu içirdik. Sonrasında bizi müşahedeye yönlendirdi. Müşahedeye gittiğimizde çocuğa tampon yapılacak yer olmadığını, dışarıda yapmamız gerektiğini söylediler. Biz de dışarıda, soğukta çocuğa tampon yaptık. Daha sonra içeri girdik ve bizi, 'Eğer ateşlenirse, diş için yapabileceğimiz başka bir şey yok; evde tamponla devam edeceksiniz, ılık suya sokacaksınız' diyerek gönderdiler” dedi.

“KAŞININ ÜZERİNDE MORLUK VAR”

Gece saatlerinde bebeğinin yeniden ateşlendiğini belirten anne Kaya, gece boyunca yaşananları şöyle anlattı:

“Gece 03.00 sıralarında, çocuk çok kötü durumdaydı, ağlıyordu ve ateşliydi. Hemen tampon yapıp ateş düşürücü verdik; çünkü ondan başkasını kullanamıyorduk. Sabah saat 7.00'ye kadar sağına sola inleyerek uyudu. Saat 7 gibi çocuğu bakıcısına bıraktım. Bakıcım benden 10 dakika sonra arayarak, 'Çocuğun kaşının üzerinde morluklar var' dedi. Hatta bana bunun fotoğrafını atarak, 'Çocuk düştü mü?' diye sordu.”

“MORLUKLAR BİR ANDA YAYILDI”

Bakıcısından gelen telefonun ardından bebeğinin durumunu öğrendiğini anlatan anne Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben de, 'Biz çocuğu hiç düşürmedik, sabaha kadar başında bekledim, hiçbir sıkıntısı yoktu' dedim. Bunun üzerine, 'Bu çocuk normal değil' diyerek vücudundaki diğer morarmaları gösterdi; morluklar bir anda yayılmıştı. 'Hastaneye gidiyorum, ben sizi bekleyemem' dedi. Arabadayken çocuğumun nefesi kesilmiş. Hastaneye gittiğimde kalbinin durduğunu söylediler. Doktora sordum, kalbine 2 buçuk saat masaj yaparak hayata döndürmeye çalıştılar ancak çocuğum geri gelmedi. Gittiğimde çocuğumun ölüsünü gördüm. Sonrasında otopsiye yolladılar ve şüpheli ölüm dediler, çünkü verilen ilacın ne olduğunu bilmiyorum.”

“BİLMEDİĞİMİZ BİR TEDAVİ OLDU”

Daha önce de diş çıkarma nedeniyle bebeğini hastaneye götürdüğünü belirten anne Kaya, önceki tedavilerle bu kez uygulandığını öne sürdüğü yöntem arasındaki farkı anlattı.

Kaya, “Daha önceden de diş nedeniyle gitmiştik ve sadece ateş düşürücü vermişlerdi; içine hiçbir ilaç karıştırılmamıştı. Sadece ateş düşürücüyü şırıngayla çekip vermiştik ve sabahında hiçbir şeyi kalmamıştı. Bu ilk kez karşılaştığım, bilmediğim bir tedavi oldu. İlk defa farklı bir ilacın çekildiğini gördüm ve bu ilaç kokuyordu zaten.

Çocuğum normalde önce ilacın tadına bakar sonra içerdi, ancak bunu içmek istemedi. Sabaha kadar hiç kusması olmadı. Sabah bıraktığımda nefes almıyordu ve kalbi durmuştu. Çocuğuma yanlış ilaç uygulandığını düşünüyorum. Alerjisi olabilir veya başka bir durumu olabilir. Bana, 'Bekleyin, alerjisi varsa ona göre bir işlem yapalım' denmedi. Eğer söylenseydi orada beklerdim. Bana sadece, 'Eve git, tampon yap, ılık duşa sok, yapabileceğimiz hiçbir şey yok' dediler” ifadelerini kullandı.

“BEN HEPSİNDEN ŞİKÂYETÇİYİM”

Hastanede müşahede alanında yer olmadığı gerekçesiyle dışarıda bekletildiklerini öne süren anne Kaya, yaşadıklarına ilişkin şunları söyledi:

“Müşahedeye gittiğimde, 'Burada yer yok, dışarı çıkartın' dediler. Çırılçıplak, ayağında beziyle rüzgarlı ve soğuk havada hastane bahçesinde tampon yapmak zorunda kaldım. Ben bunların hepsinden şikayetçiyim. Çocuğum geri gelmeyecek ama konunun araştırılmasını istiyorum. Otopsi raporunu bekliyorum, tam olarak ne olduğunu bilmiyorum.”

BABA MURAT BAHTİYAR KAYA: “İŞKENCE GÖRMÜŞ GİBİ MOSMORDU”

Baba Murat Bahtiyar Kaya da kızının bilinen herhangi bir kronik rahatsızlığının bulunmadığını, hastaneye gitmeden kısa süre önce çekilen görüntülerde sağlıklı ve neşeli olduğunu belirterek yaşananları anlattı.

Kaya, “Çocuğum 13 aylıktı. Daha geçen ay doğum gününü kutlamıştık. Çocuğum sapa sağlamdı; kesinlikle kronik veya önceden süregelen hiçbir hastalığı yoktu. Olay akşamı, ateşlenmeden önce çok daha sağlıklıdır. Evde yapılması gerekenleri yaptık; ateş düşürücüsünü verdik, banyosunu yaptırdık. Ateşi düşmeyince acile gittik. Doktor çocuğumu muayene edip ağzına tahta çubuk soktu ve, 'Bu dişten kaynaklanan normal bir ateş' diyerek yan tarafa yönlendirdi. Eşim, müdahaleyi yapacak olan hemşirenin muayene kağıdını alıp tekrar doktorun yanına gittiğini fark etti.

Ya doktor yanlış yazmıştı ve hemşire bunu düzeltmek istedi ya da doğru yazmıştı ama aralarında farklı bir konuşma geçti. Normalde damardan veya kas içinden iğne yoluyla verilmesi gereken bir ilacın cam tüpünü gözümüzün önünde kırıp şırıngaya çektiler, ardından arkasından ateş düşürücü şurup çektiler. Daha önce hiç yapılmayan bu yöntemi çocuğa ağızdan verdik. Çocuk kokusundan ve tadından iğrendi, içmek istemedi; ağzından akıta akıta zorla içirdik. Eve döndüğümüzde çocuğumuz sabaha kadar inim inim inledi.

Müşahede için gittiğimizde yer olmadığını söyleyip bizi dışarıda rüzgarda bıraktılar. Sabah eve gelip taburcu edildikten sonra nöbetçi eczaneden ateş düşürücü aldık. Gece 3 gibi tekrar ateşlendiğinde soğuk tamponla ateşini düşürdük. Sabah 7.30 gibi işe gitmeden önce çocuğumuzu hazırladık. Vücudunu kontrol ettiğimizde hiçbir morluk ya da ezik yoktu. Bakıcısına bıraktıktan kısa süre sonra aldığımız telefonla yıkıldık.

Bakıcı, çocuğun vücudunda morluklar başladığını söyleyince apar topar yola çıktık. Ancak bakıcı çocuk daha hastaneye varmadan kollarında vefat ettiğini bildirdi. Hastaneye ulaştığımızda müdahale edildi ancak kurtarılamadı. İçeri girdiğimizde çocuğum tanınmayacak şekilde mosmordu, sanki işkence görmüş gibi bir hali vardı. Bugüne kadar hiç böyle bir ölüm tablosu görmedik” dedi.

“YANLIŞ TEDAVİDEN ŞÜPHELENİYORUZ”

Baba Murat Bahtiyar Kaya, kızlarının ölümüne ilişkin şüphelerini dile getirerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Kesinlikle yanlış tedaviden şüpheleniyoruz. Doktor ve hemşirenin o anki şüpheli tavırları ve ilk defa uygulanan bu iğneli tedavi bizi bu şüpheye sürüklüyor. Çocuğumuzu aynı günün akşamı defnettik. Bu trajedi yaşanmadan sadece 45 dakika önce çekilen videosunda çocuğum sapa sağlam, neşeli ve son derece enerjikti.”

HASTANE YÖNETİMİNDEN AÇIKLAMA

Hastane yönetimi, olayın adli vaka olarak kayıtlara geçtiğini ve emniyetin talep etmesi hâlinde evrakları teslim edeceklerini bildirdi.

Bebeğin kesin ölüm nedeni henüz netlik kazanmadı. Ailenin yanlış ilaç ve ihmal iddialarıyla ilgili değerlendirmelerin, otopsi raporu ve yürütülecek incelemeler sonucunda açıklığa kavuşması bekleniyor.