Adana'nın Feke ilçesinde 1200 rakımlı sarp yamaçlarda bulunan köylerde, tarım makinelerinin giremediği buğday tarlalarında hasat imece usulü gerçekleştiriliyor.
Gelişen teknolojiyle birlikte Anadolu'nun birçok bölgesinde yerini biçerdöverlere bırakan orak ve ellik, Toros Dağları'nın zirvesindeki köylerde kullanılmaya devam ediyor. Köylüler, buğdayı orakla biçtikten sonra başakları demet haline getiriyor. Demetler daha sonra çadırların üzerine konularak çekiliyor ya da katır ve eşeklerle taşınıyor.
ATA MİRASI ÜRETİM GELENEĞİ
Hasada katılan Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, ilçede ekin mesaisinin imece kültürüyle sürdürüldüğünü belirtti.
Hasat yapan köylülere Çukurova karpuzu ve çeşitli ikramlarda bulunan Özen, Anadolu'nun kadim üretim kültürünün yaşatılmasının önemine dikkat çekerek, "Toroslar'ın zirvesinde 1200 rakımda insanların samimi ve dürüst şekilde kışlık yiyeceklerini ürettikleri, ata tohumlarıyla yetiştirdikleri buğdayı biçme şöleni yaşanıyor. Patozlar, ellikler ve oraklar artık birçok yerde kullanılmıyor ama bizde çocukluğumuzdan beri sürdürülen bir ata sporu gibi üretim devam ediyor" dedi.
MAKİNE GİREMEYEN TARLALARDA ORAKLA HASAT
Çiftçi Gazi Ersin ise kırsal bölgelerde tarım makinelerinin kullanılamadığını belirterek, "Kırsal kesimde makine yok. Ata usulü orakla biçiyoruz, çadırla çekiyoruz. Sıcakta çalışmak zor. Çadırın ulaşamadığı yerlere katırla gidiyoruz" diye konuştu.
Köylülerden Yasir Ersin de geleneksel üretim yöntemlerini sürdürmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, "En azından kendimiz ekiyor, kendimiz biçiyoruz. Mutluyuz, geleneklerimiz sürüyor" dedi.

"OKUL BİTTİ AMA İŞİMİZ BİTMEDİ"
Hasada katılan çocuklardan Selim Kayadelen ise emeğin zorluğuna dikkat çekerek, "Yapmayana kolay gelir ama bize zor. Destesi toplanacak, ekini taşınacak. Okul bitti ama bizim işimiz bitmedi. Yapmayana kolay olur, yapana zor bu iş" ifadelerini kullandı.




