Gazeteci Barış Terkoğlu, isimleri İBB davasında binden fazla kez adları geçen İlbak ailesiyle ilgili, "İlbaklar, iddianamede tam 1087 kez geçiyor. Neredeyse her 4 sayfadan birinde İlbaklar var. Adeta iddianamenin dekoru onlar. Ama sanık değiller." diye yazdı.
Cumhuriyet yazarı Terkoğlu, bugünkü yazısında, adları İBB iddianamesinin birçok sayfasında geçen ancak sanık olmayan İlbak ailesini yazdı. "Artık onları herkes tanıyor. Tanımayanlar da benden daha önce dinlemiştir. İlbaklar’dan söz ediyorum. Açık hava reklamcılığının lideri konumundalar. Sadece CHP dönemi değil... Belediyeler AKP’nin elindeyken de billboardlardan otobüs giydirmelerine kadar onların elindeydi. Öte yandan medyada, eğitimde, ticaret hatta madencilik gibi sektörlerde de büyük yatırımları var." hatırlatmasını yapan Terkoğlu, İBB'nin AKP döneminden itibaren açık hava reklamlarını İlbaklar'a verdiğini, bu durumun CHP döneminde de devam ettiğini belirtti.
Terkoğlu, şöyle devam etti:
"İşte o İlbaklar, 19 Mart’ta gözaltına alındı. Şirketlerine de kayyım atandı.
İlbaklar, diyorum. Ağabey Mustafa İlbak, gözaltı kararı çıktığında yurtdışındaydı. Yönetim kurulu başkanı Murat İlbak, Yusuf İlbak, Ali İlbak gözaltına alındı.
İktidar medyası günlerce İlbaklar’a yüklendi. Sabah gazetesinin manşetlerini aktarayım:
- İBB’deki rüşvet BDDK raporunda!
- İtirafçılar tek tek konuştu, İBB’deki rüşvet ağı çöktü!
- Murat İlbak’tan 30 milyon lira rüşvet!
- Bu itiraflar adamı idama götürür!
İlbaklar’ın hedef alındığı haberlerin listesi uzayıp gidiyor.
Özetle, başta Sabah gazetesi olmak üzere iktidar medyası İlbaklar hakkında bir dizi suçlamada bulundu. Dediler ki İBB’nin reklam alanları sistem dışına çıkarıldı, bu alanlar İlbaklar’a rüşvet karşılığı verildi. İlbaklar’ı bu rüşvet çarkının organizasyonunun parçası olmakla suçladılar.
Sabah bunu kendi başına uydurdu demiyorum tabii... Elbette Sabah da Yeni Şafak da diğer iktidar medyası da bütün bu haberlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı kaynak gösterdi. Oradan sızanlar sayesinde İlbaklar hakkındaki suçlamaları öğrendik.
Bugün...
Yaklaşık 4 bin sayfalık İBB iddianamesini açın. Sanık listesine bakın İlbaklar yok! Bütün organizasyonun en kritik halkası olduğu günlerce anlatılan İlbaklar, savcılık tarafından sanık yapılmamış. Murat isminde 10 sanık var. Murat İlbak yok.
Diyeceksiniz ki yanlış adamı almış olamazlar mı?
Yok, bir dakika durun. Öyle değil.
Sayfaları çevirmeye devam edin. Kendi ifadeleri var. Öte yandan... İlbaklar etkin pişmancıların ifadesinde, çeşitli eylemlerde yapılan suçlamalarda, sanıklara yapılan ithamlarda defalarca yer alıyor. Üşenmedim saydım. İlbaklar, iddianamede tam 1087 kez geçiyor. Neredeyse her 4 sayfadan birinde İlbaklar var. Adeta iddianamenin dekoru onlar. Ama sanık değiller.
Bu işin bir hikâyesi de var.
Mustafa İlbak’ın 19 Mart’ta yurtdışında olduğunu, diğer İlbaklar’ın 19 Mart’ta gözaltına alındığını söylemiştim. Ardından tutuklanıp cezaevine sevk edildiler.
Sonra ilginç şeyler oldu.
3 ay sonra adli kontrolle tahliye edildiler. Sonra adli kontrol kararı kaldırıldı. Sonra Mustafa İlbak, temmuzda yurtdışından gelip ifade verdi, serbest bırakıldı. Şirketleri de kendilerine iade edildi."