Birgün'den Sibel Bahçetepe'nin haberine göre; Bursa'daki İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'ne taşınmak istenmesi tepki çekti. Hastanenin yatak kapasitesinin 150'den 68'e, günlük ayaktan tedavi kapasitesinin ise binden 144'e düşürüleceği öne sürüldü.
Bursa'nın sağlık tarihinde önemli bir yere sahip olan 104 yıllık İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'ne taşınmak istenmesi tartışma yarattı. Özellikle nörolojik rehabilitasyon alanında Güney Marmara'ya hizmet veren hastanenin yatak ve ayaktan tedavi kapasitesinin de düşürülmesi gündemde. Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin, taşınma kararının ciddi bir sağlık hakkı kaybına yol açacağını belirterek uzmanlaşmış dal hastanelerinin korunması gerektiğini söyledi. Firdin "Dal hastaneleri ortadan kaldırılıyor, halkın sağlık hizmetine erişimi kısıtlanıyor" dedi.
Çekirge semtinde bulunan ve yaklaşık 700 yıllık şifahane geleneğine sahip olan hastanenin geçmişine dikkat çeken Bursa Tabip Odası Başkanı, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Firdin, kurumun 1922 yılında Kurtuluş Savaşı'nda yaralanan askerlerin tedavisi için hastaneye dönüştürüldüğünü, 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün de burada tedavi gördüğünü söyledi. 1950-60'lı yıllarda fizik tedavi alanında uzmanlaşan hastanenin uzun yıllar askeri hastane olarak hizmet verdiğini belirten Firdin, 2016'daki darbe girişiminin ardından askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesiyle kurumun da Bakanlığa bağlandığını anlattı.
10 YILDIR ÇÖZÜM BEKLİYOR
Hastanenin ikinci basamak dal hastanesi olduğunu anımsatan Firdin, çalışanların yaklaşık yüzde 80’inin fizik tedavi uzmanlarından oluştuğunu söyledi. Kurumun en önemli özelliğinin nörolojik rehabilitasyon hizmeti verdiğini vurgulayan Firdin, şöyle devam etti:
"Bir yakınınız kaza geçirip kafa travması yaşadığında, ameliyatı ve ilk tedavisi yapıldıktan sonra yeniden oturabilmesi, yürüyebilmesi için rehabilitasyona ihtiyaç duyar. Bu hastaların aylarca yatarak tedavi görmesi gerekebilir. İnme geçiren, MS hastası olan kişiler de bu hizmete ihtiyaç duyuyor. Hastanenin 150 yatağının 110'u nörolojik rehabilitasyon için kullanılıyor. Bu yatakların tamamı dolu, hastalar sıra beklemek zorunda kalıyor."
Hastanenin yalnızca Bursa'ya değil Balıkesir, Bandırma, Bilecik ve Yalova başta olmak üzere Güney Marmara’ya hizmet verdiğine dikkat çeken Firdin, hastanenin deprem güvenliği sorununun 2017 yılında gündeme geldiğini ancak aradan geçen yaklaşık 10 yılda kalıcı bir çözüm üretilmediğini söyledi. Firdin, başlangıçta kurumun geçici olarak başka bir binaya taşınması, güçlendirme çalışmalarının ardından yeniden Çekirge’ye dönmesi planının bulunduğunu, Osmangazi Belediyesi'nin BAREM olarak bilinen ve huzurevi amacıyla yapılan binasının SGK'ya devredilerek hastaneye dönüştürülmesinin gündeme geldiğini, bu planın hayata geçirilmediğini kaydetti. Bunun yerine yeni yapılan Ali Osman Sönmez Hastanesi bünyesine alınma kararı verildiğini belirten Firdin, şöyle devam etti:
"Amaç hastaneyi oraya taşıyıp deprem güçlendirmesi bittikten sonra geriye taşımaktı. Çünkü şehirde, merkezi konumda olan, birçok insanın yürüyerek ulaşabildiği, 700 yıllık geçmişi olan bir kaplıcanın üzerinde olan değerli bir hastane burası. 10 yıldır taşınmasıyla ilgili bir adım atılmadı ve en son vazgeçildi. Bursa'da Ali Osman Sönmez diye bir hastane yapıldı ve oraya dahil etmeye karar verdiler. 150 yatak 68'e düşürüldü. Günlük 1000 seans fizik tedavi hizmeti veren hastanenin kapasitesi de 144’e düşürdüler. Bu çok ciddi bir halk sağlığı ve sağlık hakkı kaybı. Kapasite düşüşü özellikle dar gelirli yurttaşları etkileyecek. Çok zenginseniz, çocuğunuz araba kazası geçirip kafa travması yaşarsa onu özel bir hastaneye yatırıp tedavi ettirebilirsiniz. Peki dar gelirli ne yapacak? Halkın sağlık hakkını korumakla görevli olan Sağlık Bakanlığı’nın hizmet kapasitesini düşürmesi kabul edilemez. Hastane binasının olduğu arazi de çok kıymetli, burayla da ilgili endişelerimiz var."
ÖZELLEŞTİRME KAYGISI
Hastanenin geleceğine ilişkin bir diğer kaygının Esenlik Merkezi'ne dönüştürülmesi olduğunu belirten Firdin, Temmuz 2026’da çıkarılan yönetmeliğe dikkat çekti. Yönetmelikle tanımlanan Esenlik Merkezlerinde sağlıklı bireylere egzersiz, beslenme ve yaşam tarzı danışmanlığı gibi hizmetler verilmesinin öngörüldüğünü, GETAT (geleneksel ve tamamlayıcı tıp) uygulamalarına da yer verildiğini kaydeden Firdin, bu merkezlerde hasta kabul edilmeyeceğini söyledi. Bir rehabilitasyon hastanesinin Esenlik Merkezi'ne dönüştürülmesinin sağlık hizmetinin niteliğiyle bağdaşmadığını belirten Firdin, böyle bir dönüşümün ardından alanın özel teşebbüse devredilmesi riskinin de bulunduğunu ifade etti. Firdin, hastanenin taşınmasına karşı bugün Bursa İl Sağlık Müdürlüğü önünde saat 12.30'da bir basın açıklaması yapacaklarını da kaydetti. Basın açıklaması yapacaklarını duyurmalarının ardından yönetimin cuma günü apar topar taşıma kararı aldığını söyleyen Firdin, kapasitenin düşürülmesinin personel açısından da belirsizlik yaratabileceğini belirtti.
DAL HASTANELERİ TEK ÇATI ALTINDA TOPLANMAMALI
Bursa’da uzmanlaşmış hastanelerin tek çatı altında toplanmasına da tepki gösteren Firdin, Ali Osman Onkoloji Hastanesi ve Dörtçelik Çocuk Hastanesinin de yeni hastane bünyesine dahil edildiğini anımsattı. Bu hastanelerin belirli alanlarda uzmanlaşmış sağlık hizmeti sunduğunu belirten Firdin şöyle devam etti: "Dal hastaneleri spesifiktir. Hekimleri ve sağlık çalışanları o alanda profesyonelleşir. Hastalar daha hızlı ve nitelikli hizmet alır. Bütün bu hastaneleri genel bir hastanenin içine topladığınızda aynı özen ve profesyonellik sağlanamıyor. Yeterli alan ayrılmıyor, personel ve hekimler değişebiliyor. Onkoloji hastasıyla başka branşlardan hastalar aynı alanlarda beklemek zorunda kalabiliyor. Toplam kapasitede bir artış olmadan uzmanlaşmış hastanelerin tek çatı altında toplanmasına karşıyız. Dal hastaneleri kalmalı, spesifiktirler, personelleri bu konuda profesyonelleşir ve kapasiteleri daha büyüktür. Bunun küçültülmesine ve bir merkezde toplanmasına karşıyız."




