DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış Derneği, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yılı nedeniyle Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda katliamda hayatını kaybeden 104 kişinin anıldığı ve anma programının detayları paylaşıldı.
Ortak açıklamayı okuyan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, katliamın üzerinden 11 yıl geçtiğini belirterek, hayatını kaybedenlerin barış ve demokrasi taleplerinin halen önemini koruduğunu söyledi.
Koçak, 10 Ekim 2015’te düzenlenen mitingin barış talebini yükseltmek, savaşa karşı barışı savunmak ve eşit ve özgür bir ülkede birlikte yaşama iradesini büyütmek amacı taşıdığını belirtti. Katliamın bu taleplerin karşısında yer alan kesimlerin çıkarlarına engel olduğunu savundu.
“10 EKİM’İN HESABI VERİLMEDEN ADALET SAĞLANMAYACAK”
Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın yalnızca saldırıyı gerçekleştiren IŞİD mensuplarından oluşan bir dosya olarak ele alınamayacağını ifade etti.
Aradan geçen 11 yıla rağmen katliamın nasıl hazırlandığı, faillerin Ankara’nın merkezine kadar nasıl gelebildiği, haklarında istihbarat bulunan kişilerin neden durdurulmadığı ve kamu görevlilerinin sorumluluklarının neden etkin biçimde soruşturulmadığı sorularının yanıtlanmadığını belirten Koçak, devletin katliamın ardından sorumluluk üstlenmek yerine inkâr ve cezasızlık politikası izlediğini savundu.
Koçak, “10 Ekim’in hesabı verilmeden, bütün siyasi ve kamusal sorumlular açığa çıkarılmadan ve devlet bu katliamla gerçek anlamda yüzleşmeden adalet sağlanmış olmayacaktır” dedi.
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi’nin 2025 sonunda bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmesinin önünü açan kararını önemli bir eşik olarak değerlendiren Koçak, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17 Haziran 2026’da zamanaşımı gerekçesiyle “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verdiğini belirtti.
Koçak, uluslararası mevzuat ve hukuk normlarına göre katliamın “insanlığa karşı suç” niteliğinin araştırılması gerektiğini ve bu suçlarda zamanaşımının söz konusu olamayacağını ifade etti.
“10 EKİM’İN BÜTÜN SORUMLULARI NE ZAMAN YARGILANACAK”
Koçak, 2026 yılında Anayasa Mahkemesi’nin 239 kişinin başvurusunu kabul edilemez bularak devletin yaşam hakkına ilişkin yükümlülüklerinin ihlal edilmediğine hükmettiğini, avukatların ise kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdığını belirtti. AYM’nin söz konusu kararıyla ilgili güncel kayıtlar da bulunuyor.
Firari sanıklardan Ömer Deniz Dündar’ın Suriye’den Türkiye’ye getirildikten sonra bu yıl ilk kez hakim karşısına çıktığını aktaran Koçak, diğer firari sanık Savaş Yıldız’ın da Türkiye’ye getirildiğine ilişkin bilgilerin ardından mahkemenin durumunu MİT ve Emniyet’e sormasına karar verildiğini söyledi. Firari sanıklar yönünden yargılamanın sürdüğü de güncel dava kayıtlarına yansıdı.
Koçak, 11 yılın sonunda “10 Ekim’in bütün sorumluları ne zaman yargılanacak” diye sorarak, katliamın yalnızca birkaç IŞİD mensubunun cezalandırılmasıyla kapatılmasını kabul etmeyeceklerini belirtti.
Katliamın örgütlenmesinde rol alanların yanı sıra ihmali, kusuru ve sorumluluğu bulunduğunu savunduğu kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiğini ifade eden Koçak, adaletin katliamın neden önlenmediğinin ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesiyle sağlanacağını söyledi.
ANMA PROGRAMININ TARİH VE SAATLERİ AÇIKLANDI
Ayfer Koçak, 10 Ekim Cumartesi günü saat 09.00’da Ulus Metro önünde toplanılacağını ve buradan Ankara Gar Meydanı’na sessiz yürüyüş gerçekleştirileceğini açıkladı. Anma etkinliğinin saat 10.04’te yapılacağı belirtildi.
11 Ekim Pazar günü ise Karşıyaka Mezarlığı’nda mezar ziyareti gerçekleştirilecek.
Koçak, tüm kesimleri anma etkinliklerine katılmaya davet ederek, 10 Ekim’de hayatını kaybedenleri saygı ve özlemle anacaklarını ve sorumluların cezalandırılması için mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.
“KAYBEDİLEN 10 YILIN HESABINI KİM VERECEK?”
10 Ekim Barış Derneği Eş Sözcüsü İshak Kocabıyık da 11 yıl önce başlayan barış sürecinin ardından masanın devrildiğini belirterek, yeniden bir süreç başlatıldığına dikkat çekti.
Kocabıyık, “Eğer hakikaten barışa ihtiyacımız vardıysa ki var, 10 sene önce niye devrildi bu masa? 10 sene önce devrildi ise bunun hesabını kim verecek?” diye sordu.
Kocabıyık, kaybedilen 10 yılın ve 10 Ekim’de hayatını kaybeden 104 kişinin hesabının sorulması gerektiğini belirterek, bu sorunun 11 yıldır verdikleri mücadelenin temelini oluşturduğunu ifade etti.





