Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin oğlu olan Uganda Savunma Kuvvetleri Komutanı Muhoozi Kainerugaba, Ankara yönetiminin Uganda'ya 1 milyar dolar ödememesi halinde diplomatik ilişkileri kesmekle tehdit etti.

Bu tehdidin ardından ilk resmi açıklamayı Uganda’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Adonia Ayebare’den geldi.

Ayebare sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye hakkındaki tweet'leri, Uganda'nın ciddi endişelerinin ele alınış biçimine duyulan hoşnutsuzluğun bir yansımasıdır. Uganda, Türk dostlarımızla olan ortaklıklarını önemsiyor ancak bu, egemenliğimizi feda ederek değil. Uganda, endişelerimizi çözmeye yönelik iyi niyetli görüşmelerin yapılmasını dört gözle bekliyor ve eminim ki Muhoozi Kainerugaba da bunu destekliyor. Alarm verilecek bir neden yok” ifadelerini kullandı.

Uganda, Türkiye'yi tehdit etti! 30 gün süre verdiler
Uganda, Türkiye'yi tehdit etti! 30 gün süre verdiler
İçeriği Görüntüle

UGANDA HANGİ KITADA YER ALIYOR?

Uganda, Afrika kıtasının doğu bölümünde, Büyük Rift Vadisi'nin göllerle bezediği bir plato üzerinde konumlanmıştır. Tamamen bir kara ülkesi olmasına rağmen "göller bölgesi" olarak anılan bir coğrafyanın merkezindedir. Topraklarının yaklaşık %25'i göller ve nehirlerle kaplıdır. Ekvator çizgisinin ülkenin güneyinden geçmesi, ona tropikal bir iklim kazandırsa da bu durum yanıltıcı olmamalıdır. Ülkenin büyük bir bölümünün ortalama 1.100 metre rakıma sahip bir plato üzerinde yer alması, Ekvator sıcağını törpüleyerek yıl boyunca ılıman ve yaşanabilir bir iklim yaratır. Bu durum, ülkede iki yağmurlu ve iki kurak dönem yaşanmasını sağlar ve tarım için elverişli koşulları beraberinde getirir.

Ülkenin coğrafi yapısı çeşitlilik gösterir. Batıda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırı boyunca uzanan ve "Ay Dağları" olarak da bilinen efsanevi Rwenzori Dağları, 5.000 metreyi aşan zirvelerindeki kalıcı buzullarla Ekvator kuşağında nadir görülen bir manzara sunar. Doğuda ise sönmüş bir yanardağ olan Elgon Dağı, Kenya sınırını belirler. Ülkenin güneyi, yüzölçümüyle dünyanın en büyük ikinci tatlı su gölü olan Victoria Gölü'nün kuzey kıyılarına ev sahipliği yapar. Bu devasa göl, sadece bir su kaynağı değil, aynı zamanda ulaşım, balıkçılık ve iklim üzerinde belirleyici bir role sahip olan hayati bir ekosistemdir.

Denize çıkışı olmaması, Uganda komşu ülkeleri ile olan ilişkilerini hem bir zorunluluk hem de bir fırsat haline getirir. Beş farklı ülkeyle çevrili olan Uganda'nın dış politikası ve ekonomisi, bu komşuluk bağlarına doğrudan bağımlıdır.

Kuzeyde Güney Sudan: Uzun yıllar süren iç savaşın ardından 2011'de bağımsızlığını kazanan Güney Sudan, Uganda için önemli bir pazardır. Ancak aynı zamanda bölgesel istikrarsızlıklar, sınır güvenliği ve mülteci akınları gibi konularda da sürekli bir diyalog ve iş birliğini zorunlu kılar.
Doğuda Kenya: Uganda'nın dünyaya açılan en önemli kapısı Kenya'dır. Kenya'nın Mombasa Limanı, Uganda'nın ithalat ve ihracatının can damarıdır. "Kuzey Koridoru" olarak bilinen bu rota, iki ülke arasındaki ekonomik bağımlılığın en somut göstergesidir. Doğu Afrika Topluluğu (EAC) içindeki ortaklıkları da bu ilişkiyi pekiştirir.
Güneyde Tanzanya ve Ruanda: Tanzanya, Uganda için Kenya'ya alternatif bir ticaret yolu olan "Merkez Koridoru"nu sunar. Victoria Gölü üzerinden kurulan feribot hatları, iki ülke arasındaki ticareti destekler. Küçük ama yoğun nüfuslu Ruanda ile olan ilişkiler ise hem ortak kültürel miras hem de zaman zaman gerginleşen politik dinamikler nedeniyle daha karmaşıktır.

Batıda Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC): Ülkenin en uzun kara sınırını paylaştığı DKC, yer altı kaynakları açısından zengin ancak siyasi olarak istikrarsız bir komşudur. Bu sınır, hem yasa dışı ticaret ve güvenlik sorunlarına hem de Albertine Rift bölgesi olarak bilinen eşsiz biyolojik çeşitlilik koridorlarının ortak yönetimi gibi konulara sahne olur.

Uganda başkenti ve tartışmasız en büyük şehri olan Kampala, ülkenin atan kalbidir. Victoria Gölü'nün serinletici etkisinin hissedildiği bir bölgede, ülkenin güney merkezinde yer alır. Şehrin en bilinen özelliği, Roma gibi yedi tepe üzerine kurulmuş olmasıdır. Bu tepeler sadece coğrafi birer yükselti değil, aynı zamanda şehrin tarihini ve gücünü simgeleyen merkezlerdir. Örneğin, Mengo Tepesi Buganda Krallığı'nın sarayına, Makerere Tepesi ülkenin en prestijli üniversitesine, Kololo Tepesi ise diplomatik ve zengin yerleşim alanlarına ev sahipliği yapar.

İslamabad’daki kritik görüşmelerde Hürmüz Boğazı krizi
İslamabad’daki kritik görüşmelerde Hürmüz Boğazı krizi
İçeriği Görüntüle

Şehrin ismi, yerel Luganda dilinde "antilopların tepesi" anlamına gelen "Kasozi K'Empala" ifadesinden gelir. Bağımsızlık öncesi İngiliz sömürge yönetiminin merkezi, bugün başkanlık sarayının da bulunduğu Entebbe şehriyken, 1962'de kazanılan bağımsızlıkla birlikte başkent, daha merkezi ve ticari bir potansiyele sahip olan Kampala'ya taşınmıştır. Bugün Kampala, boda-boda adı verilen motosiklet taksilerin oluşturduğu kaosla, Owino gibi devasa ikinci el pazarlarının canlılığıyla ve modern iş kulelerinin geleneksel mahallelerle iç içe geçtiği manzarasıyla tam bir Afrika metropolü kimliği sergiler.

Uganda2411421421